Hüseyin Çelik

Hüseyin Çelik

YazarÇevirmen
9.0/10
2 Kişi
·
9
Okunma
·
1
Beğeni
·
562
Gösterim
Adı:
Hüseyin Çelik
Unvan:
Doçent Doktor
Doğum:
Van, 5 Mart 1959
1959 yılında Van'ın Gürpınar ilçesinde doğdu.1983 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden mezun olan Çelik,aynı yıl Yüzüncü Yıl Üniversitesi'ne asistan olarak girdi.

1987 yılında İstanbul Üniversitesi'ne geçen Çelik,1988-1991 yılları arasında doktarasıyla ilgili araştırmalarda bulunmak üzere İngiltere'ye gitti.Aynı zmanda Londra Üniversitesi School of Oriental and African Studies'te Turkish Politics bölümünde master programına devam etti.

Türkiye'de ilk siyaset hareket olan Yeni Osmanlılar Cemiyeti ile ilgili araştırmalar yapmak için Belçika,Almanya,Hollanda,İsviçre,Avusturalya,İtalya ve Fransa'da bulunan Çelik,1991 yılında Ali Suavi ve Dönemi konulu doktarısını tamamladı.1992 Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde yardımcı doçent,1997 yılında doçent olan Çelik,11 kitap yazdı
Komünizmin ölümü de varlığı gibi uğursuz oldu. Sovyet Cumhuriyetleri bağımsızlıklarına kavuştular ama otorite boşluğu ve kararsızlık bölgeyi tehdit etmeye başladı. Ermenilerin Karabağ’daki Azerilere karşı giriştiği katliâm, huylunun huyundan vazgeçmediğini bir kez daha gösterdi.
Dinimiz bize nefsi müdafaayı emretmiş. Yani Ermeni gözümüze silahını sokarken ellerini mi öpseydik?
- Efendim, siz muhaceretten döndükten sonra Van'ı nasıl buldunuz?

- Oğlum, nasıl buldunuz nedir, Van ortalıkta var mıydı, sen onu sor. Evlerimizden, bahçelerimizden eser yoktu. O güzelim kışlalar, konaklar yerle bir olmuştu. Gâvurlar Van'ı ateşe vermişlerdi. Yalnız Ermeni evleri ayakta kalmıştı.
Bugün Türkiye’de Müslüman olmadıkları halde Ermeniler her türlü haktan yararlanıyor. Yine kiliseleri var, okulları vardır. Türkiye Cumhuriyeti onlara tanıdığı hakları, Müslümanlara bile tanımamıştır.
Türkiye üzerinde emelleri olanlar bu dönemde sadece Ermenileri değil, bu memleketin kendi çocuklarını da silahlandırarak sokağa salmışlardır.
Ermeniler, Osmanlı döneminde, her milletler arası platformda Kürtlerden yüksek sesle şikayetçi olurken, Doğuda sel gibi Kürt kanı akıtmışken daha sonra Erivan radyosundan yaptıkları Kürtçe yayınlarda Kürtleri kardeş ilan etmeye başladılar. (s.7-8)
Kardeşim, ben size ne dedim, Ermeniler Van’da Paşa gibi yaşıyorlardı. Yine zavallı olanlar bizim Müslümanlardı. Van belediye reisi bile Ermeniydi. Bizim Müslümanlar da oyunu ona verdiler. O daha iyi becerir diye bizimkiler itimat ettiler.
Kendileri Rus’un parmağıyla isyan ettiler, kendileri başımıza olmadık felâketler getirdiler. Vallahi onların kadınlarımıza yaptıklarını edebim söylemeye mani oluyor. Şimdi bu gâvurlar kalkmışlar haklı olduklarını söylüyorlar.
Hemen bütün vicdanlı tarihçilerin birleştiği konu şudur ki, Türkiye Ermenileri gerek sosyal yaşantı ve gerek maddi refah olarak diğer yerlerdeki Ermenilerden çok daha iyiydiler.
69 syf.
·1 günde·9/10
Çok ilginç bir kitap. Johnstone tam bir Türk aşığı ve yazdığı bu kitabıyla kendi ülkesi İngiltere'nin şark meselesi siyasetini eleştiriyor. Kendisi de İngiliz Parlamentosu'nda uzun seneler bulunmuş biri. Johnstone eserini yazdığı sırada tahtta Sultan Abdülaziz bulunmaktaydı. Ne yazık ki onun kitabında bahsettiği Osmanlı'da bulunan sorunlar ve dış güçlerin ülke üzerindeki emelleri, bunlara dikkat edilmezse ülkenin dağılabileceğine dair çıkarımları gerçek olmuştur. Johnstone bu eserini İngiltere'de oluşan kötü Türk imajını silmek ve hükümetinin uyguladığı Türk karşıtı politikaya muhalefet etmek amacıyla yazmıştır. Eserinde Türkleri kültürleri ve ahlâkı ile İngilizlere anlatan Johnstone, daha sonra Türk adalet ve devlet anlayışının yüceliğinden bahseder ve bu yüceliği İslâmiyet'e bağlar. Ona göre Türkler batılılar ile işbirliği yapmayı bırakıp kökenlerine dönmelidir. İslâmiyet'i, Hz. Muhammed'i bol bol öven ve eserinde büyük İslam alimlerinin eserlerinden referanslarda bulunan Johnstone'un ben İslâmiyet'i seçip seçmediğini merak ettim. Çünkü kendisi İslamiyet'i sadece dıştan değil içine girerek incelemiş ve ona hayranlık duyan biri. Son olarak Osmanlı Devleti'nin yıkılış dönemine ait ilginç bir eser. O dönemleri bir yabancının gözü ile görmek yeni perspektif kazandırıyor. Tarihle iştigal edenlerin okumasında fayda var. Dili çok sade ve sadece 63 sayfa birkaç saatte okunabilecek bir eser.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hüseyin Çelik
Unvan:
Doçent Doktor
Doğum:
Van, 5 Mart 1959
1959 yılında Van'ın Gürpınar ilçesinde doğdu.1983 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden mezun olan Çelik,aynı yıl Yüzüncü Yıl Üniversitesi'ne asistan olarak girdi.

1987 yılında İstanbul Üniversitesi'ne geçen Çelik,1988-1991 yılları arasında doktarasıyla ilgili araştırmalarda bulunmak üzere İngiltere'ye gitti.Aynı zmanda Londra Üniversitesi School of Oriental and African Studies'te Turkish Politics bölümünde master programına devam etti.

Türkiye'de ilk siyaset hareket olan Yeni Osmanlılar Cemiyeti ile ilgili araştırmalar yapmak için Belçika,Almanya,Hollanda,İsviçre,Avusturalya,İtalya ve Fransa'da bulunan Çelik,1991 yılında Ali Suavi ve Dönemi konulu doktarısını tamamladı.1992 Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde yardımcı doçent,1997 yılında doçent olan Çelik,11 kitap yazdı

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 9 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 10 okur okuyacak.