Gönderi

Puan vermedi·80 syf.··
2024 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2024 01:16
Hiçlik bir makâm. İstiğnâ makamı... Herhangi bir şeye ihtiyaç hissetme acziyetinden âzade olabilme mertebesidir istiğnâ hâli. Şüphesiz biz Allah'a aidiz. Allah ise her şeyin sahibi. Allah'a tam mânasıyla aidiyet Allah'ın verdiklerinden başka bir şeye ihtiyaç duymamayı gerektirir. Çünkü Allah ihtiyaçlarımızın da sahibi. Allah'a aitsen her şeyin vardır. Çünkü Allah her şeydir. İçi yokluk ve değersizlikle doldurulan bir hiç tanımı, Allah'a aidiyetten uzak bir zihniyetin neticesidir. Abimden öğrendiğim güzel bir hiç tanımı var... "Hiç, ruhun en ağır dakikalarında terennüm ettiği nakarat!" Bu tanım ile istiğnâ hâli birbiriyle çelişiyor gibi görünse de öyle değil... Kişinin benliğinden sıyrılarak istiğna makamına ulaşabilmesi için ruhun bu ağırlık merhalelerinden tekrar ve takrar geçmesi gerekiyor. Kitap iki kısımdan oluşuyor. İlk bölüm bir hattatın 'hiç' yazabilme sürecinden bahsediyor. Dağınık, pejmürde, içe kapanık bir profil... Bir hattatın hayatı ve iç dünyası bu kadar kasvetli olmamalıydı bence... İkinci bölüm ise hiç'e dair. Okuması zor. Her bir cümle, üzerinde düşünülmek istiyor. Okunsun, düşünülsün... "Bu öyküyü yazdıktan sonra Hiç'e ilişkin zihin karışıklığımın bir nebze olsun dineceğini sanmıştım. Sandığım gibi olmadı. Kafam yazdıkça daha çok karıştı." Kitabın bu son cümlesini okuduğumda hissettiğim şey tam olarak buydu.
HiçSadık Yalsızuçanlar · Profil Yayınları · 201598 okunma
·
159 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.