·258 syf.····Okunma: 16 Eylül 2024 01:57 "İnsan ruhunu yitirdikten sonra dünyalar onun olsa neye yarar."
Çok yüksek beklentilerle başladığım bu kitaptan belki okuduğum zamanlardaki ruh halim belki de ihtiyacım olan konunun bu olmamasıyla istediğim verimi pek de alamadım diyebilirim.
İçimizdeki güzel ve genç olanı sevme hissinin önü alınmadığı sürece ve haz odaklı yaşadıkça içimizdeki o masum çocuğu nasıl kaybettiğimize dair güzel bir örnek olmuş kitap.
Genelde kişilerin felsefi konular hakkında karşılıklı konuşmalarıyla okuyucuyu düşündürmek hedeflenmiş bu yüzden çok da fazla olay barındırmıyor.
Kısaca konusundan bahsedecek olursam: Çok güzel, masum yüzlü diye bahsedilen Dorian'ın portresini arkadaşının çizmesiyle başlıyor karakterimizdeki farkındalık. Kendisinin yaşlanacağını, bir daha o resimdeki kadar genç ve güzel olamayacağını düşünen ve resmen bu düşünceler tarafından esir alınan Dorian'ın dileği üzerine güzelliği onda sürekli kalıyor fakat ruhu bir daha hiç eskisi kadar masum kalmıyor.
Doyumsuzluğumuzun veya 'sonsuz' güzele ulaşma arzumuzun yanlış şekillerde kullanılmasıyla başımıza ne büyük belalar açacağını net bir şekilde görüyoruz kitapta.
Konusunu merak edenlere tavsiye ederim.
İçimizdeki güzellikleri kirletmeden süreceğimiz bir ömür umuduyla..