·190 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Eylül 2024 23:06 Yine katmanlı kurgusu, iç içe geçmiş trajedi ve komedisi, çarpıcı anlatımıyla Shakespeare’leyiz…
!spoi uyarısı!
Kral Lear oldukça değişken bir karakter. Oyunun başında kendisini öve öve bitiremeyen iki kızına tüm krallığı miras bırakıp, dilbazlık yapmayan küçük kızını mirastan yoksun bırakıyor. Gelin görün ki bu “sevgi dolu” iki kız babalarının kolay çelinen aklını görünce krallık toptan bizim olsun diyorlar vee kralı kapı dışarı ediyorlar. Aklını kaybeden bu itibarsız krala kim sahip çıkıyor dersiniz, tabi ki en küçük kızı. Aklı başından gidince doğruyu anlayan karakterimiz: Kral Lear
Bir de Gloucester karakterimiz var, o da Kral Lear’la paralel bir karakter ve iki oğlundan gayri meşru olanı ezince bu oğlan babasını meşru kardeşine karşı kışkırtıyor. Bu sırada Gloucester, kızları tarafından dışarı atılan Kral’a acıyıp onu himayesine alıyor. Bu davranışı sebebiyle Kral’ın hain kızının kocası tarafından gözleri oyuluyor vee ona sahip çıkan kişi de tahmin edeceğiniz üzere gayri meşru oğlu oluyor. Gözlerini kaybedince gerçekleri görmeye başlayan karakterimiz ise: Gloucester.
Bu iki karakterin trajikomedisi ise oyunun başından beri soytarı tarafından sezdiriliyor. Ki, en can alıcı diyaloglar soytarınınkiler. Soytarı yoluyla asıl körün gördüğünü sanan olduğunu ve asıl delinin aklettiğini sanan olduğunu görüyoruz.
“Ve zamanımızın laneti: deliler gösteriyor körlere yolu*”