·360 syf.····Okunma: 14 Eylül 2024 09:15 Latin Amerika’nın çalkantılı, gizli kapaklı siyasi tarihi Mario Vargas Llosa’nın kalemiyle “Zor Zamanlar” romanında bir kez daha tekrar yazılıyor. “Teke Şenliği” romanıyla Dominik Cumhuriyeti’ndeki diktatörlükten sonra şimdi sıra Guatemala’ya geliyor. Haliyle tarihi ve siyasi bir romanla karşı karşıyayız. Llosa romanını tarihi gerçeklere, olaylara ve karakterlere sadık kalarak yazıyor. Romanda tarihi karakterler olduğu kadar hayali kurgu karakterler de var ve yazar aynı zamanda bu karakterlerin dünyasını bize açıyor.
Bu roman 1950 ile 1959 yılları arasında Soğuk Savaş yıllarında Guatemala’da gerçekleşen olayları ele alıyor. İlginçtir ki bu olayların arkasında tarihi bir yalan yatmaktadır. Bu tarihi yalan başta Guatemala olmak üzere Latin Amerika’nın kaderini nasıl değiştirdiğini bize gösteriyor. Kitapta ‘önce’ ve ‘sonra’ adında iki bölüm yer alıyor. ‘Önce’ kısmında United Fruit Company’nin kurucusu Sam Zemmuray’ın Latin Amerika hükümetlerindeki çıkarlarını korumak için onları nasıl sömürdüğünü, nasıl her türlü dalavereye başvurduğunu görüyoruz. Guatemala’da başlayan demokratik açılımlar en çok bu şirketin çıkarlarına balta vurmaktadır. Şirket’in kurucusu da bu durumu kendi lehine çevirmek için biriyle anlaşılıyor. Guatemala siyasi tarihine şekil verecek yangının ilk kıvılcımı bu şekilde çıkmış oluyor. Bundan sonra tarihin belki en büyük algı operasyonunu düğmesine basılıyor.
Kitap genel olarak ABD’nin ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla CIA destekli Jacoba Arbenz hükümetinin Carlos Castillo Armas tarafından 1954 askeri darbesiyle devrilmesini, bu darbenin tüm içyüzünü, üç yıl sonra Armas’ın suikastını ve akabindeki uluslararası komploları ve çıkar çatışmalarını konu alıyor. Başkan Truman ve Eisenhower’ın Guatemala’nın bir komünist yuvası olma yolunda ilerlediğine dair kandırılmalarından yola çıkan yazar bu kanıtlanmamış iddianın daha doğrusu bu tarihi yalanın izlerini sürüyor. Guatemala tarihinin çeşitli dönemlerinde vuku bulmuş tarihi olayları bir yapbozun parçaları gibi toplamaya çalışıyor. Bunu yaparken de haliyle biz okurların kafası iyice karışıyor. Zamanda sürekli ileri gidiş gelişlerle olayları takip etmede, büyük resmi birleştirmede oldukça zorlanıyoruz. Kitapta şahit olduğumuz en önemli şey algı yönetiminin ve manipülasyonun halk nezdinde ve devletler düzeyindeki etkilerinin ne kadar güçlü olduğu gerçeğidir.
“Zor Zamanlar” tarihi olaylara dokunmuş, gerçek ve kurgunun iç içe geçtiği bir kitap. Baskıcı rejimlerde yaşamın nasıl olduğundan tutun da diktatörlüğün doğasını kadar sahip olduğunu alt temalarla siyasi etkisi son derece geniş olan bir roman.