Her sayfasında alıntı bulduğum, çoğu zaman gözyaşlarıyla okuduğum bir kitap oldu. Ve bunlar gerçek ve bunları bu insanlar yaşamış dedim. 1915-1916 yılları arasında gönüllü birliklerinden oluşturulan Kafkas İslam Ordusunun Azerbaycan'da kalan askerlerin orada yuva kurmaları, Sovyet dönemin de Türk ayrıca Türkiye Türk'ü oldukları için sürgüne yollanmalari, ağır işlerde çalışmaları, Milli benliklerini unutturmaya çalışmaları, evlerinin topraklarının el koyulması bu yaşam mücadelesi içinde öz topraklarını unutmamaları. Bir vasiyet gibi zihinlerde kalan tekerlemeleri evlerini köylerini vasiyet gibi torunlarına aktarmalari. Kendileri olmasa da Sovyetler dağıldıktan sonra evlatları, torunları Türkiye'de yaşayan akrabalarıyla yıllar sonra kavuşmalarını ya kendi ağızlarından ya da tanıkların ağzından dinliyoruz. Kitap röportajlar silsilesi yazar hayatta kalan bulabildiği Kafkas islam ordusu asker aileleriyle görüşmüş, tabi kitap Azerbaycan Türkçesi diliyle yazılmış tek zorlayıcı yani o. Büyük bir hasretlik ve vatanseverlik hikayesi var... Biz iki devlet tek milletiz.. Gidenlere rahmet olsun.. Ayrıca beni etkileyen en önemli konuda askerlerin çoğu gönüllü yazılması. Sırf bu yüzden evden kaçmaları, yaşlarını Büyük ya da küçük söylemeleri bizim klavye vatanseverliği yaptığımız zamanda onlar cesaret ve imanlariyla ordu da ve savaştaydılar. Hepsine Allah rahmet etsin. Tanrı Türk'ü korusun ve Yüceltsin. Amin.