·156 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Eylül 2024 21:01 ARAFAT’TA BİR ÇOCUK-ZÜLFÜ LİVANELİ,160 sayfa
Livaneli’nin 8 hikayeden oluşan, kitabına da adını veren “Arafat’ta Bir Çocuk”içlerinden en güzeli ve Avrupa’ya ailesi ile birlikte mülteci olarak giden Yılmaz’ın yaşadıklarını ve akran zorbalıklarını anlatıyor.Tüm dünyada çocuk olmak çok zorken bir de dilini bilmediği akranlarından zorbalık görmek en kötüsü sanırım.Bir sahne var ki beni benden aldı.
Geldikleri ülkenin örf adetlerini bilmeden yaşamak , domuz eti yerim korkusuyla aylarca ağzına et sürmemek ve sürekli tavuk yiyerek ete hasret kalmak.Yılmaz’ın gittiği okulda yemekhanede tabağına konan köfteyi domuz eti yerim korkusuyla yememesi ama öğretmeninin çizdiği resimlerle ona dana etinin olduğunu anlatmasıyla yediği ,daha sonra akran zorbalığıyla onunla dalga geçerek domuz yediğini ima edip dalga geçmeleri ve Yılmaz’ın hem öğretmenine olan güveninin sarsılması hem de eve gittiğinde cehenneme gideceğim,babamdan dayak yiyecegim korkusu…
Hele ki karakafalı olarak yaftalanması ve ötekileştirilmesi…
Kitaptaki hikayelerde siyasi mülteci ya da işçi olarak Avrupa ülkelerine savrulan Türklerin özellikle kültür çatışmaları konusunda yaşadıkları anlatılırken “Üniforma” ve “Sıkıntılı Günler” ise daha farklı konuları işliyor.İki hikayenin de konusu Türkiye’de geçiyor ve karakterlerin kendileri,aileleri ve başkaları ile yaşadıkları çatışmalar ele alınıyor.
Ünü sınırları aşan Zülfü Livaneli‘nin yayımlandığı 1978 yılından beri hem Türkiye’de hem de dünyada olağanüstü bir ilgi gören “Arafat’ta Bir Çocuk”kitabı Türkiye’de defalarca basıldığı gibi Almanca ve Farsçaya da çevrilmiş . Kitaba adını veren öykü İsveç ve Alman televizyonlarında film yapılmış.