Puan vermedi·517 syf.··
2024 22. kitabı
Kitap ile ilgili incelemeleri yeterince okuduğunuzu varsayarak "Martin Eden aslında Jack London'un yarı otobiyografisi..." gibi klasikleşmiş yorumlardan kaçınarak kendi iç muhasebemden bahsetmek istiyorum. Öncelikle iyilik yaptığın zaman bunun karşılığını öyle ya da böyle alacağımıza yürekten inanmışımdır. Eser de olay örgüsüne bu şekilde başlıyor. Kavga sırasında hayatını kurtardığı bir çocuğun ablası ile tanışarak. Martin Eden kızı çok beğeniyor,aşık oluyor.Aralarındaki sınıf farkını,kültürel değişikliği umursamadan onun seviyesine yükselmek uğruna uzun zaman çabalıyor. Çaba dediğim öyle böyle bir çaba değil. Sıfırdan başlıyor;konuşmayı,yemek yemeyi... öğrenmekle. İçindeki his aşk olarak tanımladığı bu his giderek bir mücadeleye bir yarışa dönüşüyor. Okudukça içindeki cevheri keşfediyor,kendi cevherini keşfetmiş olmak bu hayatta başarabileceğimiz en ulvi mertebedir bilirsiniz. Ve Martin Eden kendisi keşfetmenin yanında kendisine çok inanıyor,çok güveniyor. Defalarca editörlerden red yemesine,en yakını ablasının kendisine inanmamasına ve en önemlisi aşkından deli divane olduğu kızın başaramayacağını söylemesine rağmen. Hiç pes etmiyor,inanıyor, çabalıyor. Ekonomik ve psikolojik olarak verdiği savaşlar onu vazgeçirmiyor. En sonunda ise kendisini herkese ispatlıyor. Kendi adıma bunca olumszuluk yaşasam ve geleceğin kapkaranlık olduğunu çokça kişiden duysam sanıyorum ki bir değil bin defa pes ederdim. Bu kitap bana kendimize inanmamizin ve mücadele etmemizin sonucunda ulaşacağımız noktayı gösterdi. Teşekkürler Martin Eden.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.