Puan vermedi·35 syf.····Okunma: 29 Eylül 2024 02:25 Dilbilim hastası olduğum için keyifle okudum. Yalnız; 1940’da yayımlanan bu kitap, belki de tarihi dolayısıyla, günümüzde artık kabul görmeyen veya muallak olan çeşitli teorileri doğru kabul etmekte. 20. yüzyıl ortalarında terk edilmiş olan Ural-Altay dil ailesi teorisinin bu kitapta doğru kabul edilmesi; bugün, etnik olarak karma olduğu kabul edilen Hun devletinin kitapta “Türk” kavmine indirgenmesi; aynı şekilde çok ırklı olduğu kabul edilen Eftalitler’in kitapta “Türk” sayılması bu bahsettiğim hususta dikkatimi çeken örneklerden. Kesin bir cevap bulması zor olan “Türk sözünün aslı” sorusuna net yanıt bulamıyor, nihayetinde kitapta sadece teorileri okumuş oluyoruz. Ancak emek verilmiş araştırmaların sonucunda ortaya konulan güçlü-güçsüz kayda değer birçok teoriyi okumuş olmak da bize çok şey katıyor. Bu teorilerden “Türk isminin ‘türemek’ten gelmiş olduğu”nu savunan teori ise fikrimce en mantığa yatkın, en gözler önünde, en inkâr edilemez olanı.