·330 syf.····Okunma: 29 Eylül 2024 12:52 Hayat Apartmanı, izlediğim bir YouTube videosunun yorumlarında "ölüm korkusu yaşayan arkadaşlarıma öneriyorum" yorumunu gördüğümde merak edip aldığım bir kitaptı. Okudukça, hayatımdan pek çok kesit bulmuş gibi hissettim. Bir yandan da düşüncelerime cevap verir gibiydi. Bunun bir tesadüf olduğunu düşünmüyorum.
Başta apartmanda yaşayan insanların hikayelerini okuyacağımı sanmıştım. Ancak ana karakterimiz, matematik öğretmeni Mualla Hanım’ın çevresindeki insanları—peynircisi, doktoru, öğrencisi, eski evinin şimdiki kiracısı—yani hayatta dolaylı ya da doğrudan temas kurduğumuz kişileri anlattığını gördüm. Hayat Apartmanı da aslında tam olarak bu: hepimizin bir şekilde birbirimizle bağlantılı olduğumuz bir yer. Yaptıklarımız peşimizi bırakmıyor, yanımıza kâr kalmıyor. Sayfalar ilerledikçe bunu daha iyi anladım; hem iyi hem de kötü anlamda. Yaptığımız bir iyiliğin bize hangi vesilelerle döneceğini asla bilemeyiz.
Kitapta beni en çok etkileyen bakış açılarından biri, "hususi isimlerimizi bulmak" düşüncesiydi. Allah’ın isimlerinin hayatımıza tecelli etmesi… Mualla Hanım, tüm hayatı matematikle geçmişti ve matematikle varoluşun sırrını keşfeti. Yaratanın isimlerini hayatında nasıl yansıdığını görmek ve bu isimlerin şahitliğini yapmak, hayatın anlamıydı. Bunun yanı sıra, yalnızca ilimle uğraşanlar değil, güzel yemekler yapan ve tertipli olan Necla Hanım gibi insanların da bu isimlerin yansımalarını hayatlarında nasıl taşıdığını görmek beni çok etkiledi.
Ayrıca kitap, hepimizin hayatına, bakış açılarımıza, kör noktalarımıza, egolarımıza, "benim sayemde"cilik tavrımıza ve yaşama biçimlerimizi karakterlerin hikayeleriyle göz önüne seriyor. Bize fark ettirmeden kendimizi sorgulatıyor. Nasıl yaşadığımızın, ölümle nasıl yüzleşeceğimizle doğrudan ilişkili olduğunu gösteren bir ayna tutuyor adeta.
Bu kitabı okumayı kesinlikle tavsiye ederim. Benimle benzer düşünceleri olanları mı daha çok etkiler, yoksa herkese hitap eder mi, bunu bilemiyorum. Ama yine de bir şans vermenizi öneririm.