Puan vermedi·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Eylül 2024 02:42 <
Yetmişdokuz, seksenli yıllarda çocuk olmak, genç olmak hele ki talebe olmak olağanüstü bir durumdu. Sağından solundan çekiştirilerek zorla bir yerlere sürüklenmekten kendini kurtarabilenlere “aşk olsun.” Biraz daha derinlemesine işlenilebilecek konuyu, asgari seviyeye indirgemiş sevgili yazar.
“ne sağda ne solda
çocuğu vurdular
yolun tam ortasında”
Derin duygular ve içsel çatışmalar etrafında dönen, karamsarlığı kendine yoldaş edinen bir karakterin hikâyesi. Karmaşık duygularla, ara ara değişkenlik gösteren ruh halleri ve sürekli yoksulluktan kurtulma hayalleri kuran, tüm bunların yanında düştüğü aşk kuyusunda aklını bırakıyor kitabın kahramanı. Kendi iç sesi ve kalbiyle verdiği kavganın yan etkilerine yeniliyor. Doğal olarak da sağlıklı olmayan bir düşünceye terk ediyor yerini.
“Hâlbuki sevmek hata değildir.” (128.s)
derken, haklıydı üstat.
Sevmek, hata ve günah değildir!
Ama gel gör ki
“Şeytanın ikiz çocukları: aşk ve para!..”(118.s)
kimi insana feleğini şaşırtır bu güzide ikili
Tutkular ve hayal kırıklıkları arasındaki dengeyi ele alırken, aynı zamanda insanın varoluşunu sorgulayan bakış açısını kısaca özet geçiyor. Şiirsel anlatımı ve güçlü bir dile hakim olduğunu fazlasıyla hissettiriyor. Yalın anlatımı, akıcı üslubu ve kendine has tarzıyla tutkular nasıl kederleniyor, okuyun derim.
Saygıyla
>