Gönderi

8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2024 32. kitabı
Napolyoncu, kralcı ve cumhuriyetçilerin birlikte yaşadığı yerleşim yerinde annelerinin(dide) eski kocasından miras kalan evi ve arsaları boşverip gönlünü berdüşt gibi adamlara kaptırmasıyla başlıyor. Bu ortamda büyüyen üç çocuk annelerinin her yerde aşağılanıp konuşulmasını işiterek içlerinde ona karşı hemde topluma karşı yıkılması imkansız bir kin ve nefrete dönüştürüyor. Ve akabinde para hırsıda takip ediyor. Bu kitapta cumhuriyetçilerin ne kadar düzensiz ve tedbirsiz bir şekilde toplaşılıp burjuvazi karşısında güçsüz olduğu gösterilmiş. Burjuvazi tüccarlarının ise korkaklığın dile gelmiş hali gibi yaprak kımıldasa bir yerlere saklanıyorlar ama hiçbir şey yapmadan idare sahibi olmasının bu başıboşluğun sebep olduğunu biliyorlar. Onlar sadece hayalini kurdukları para, şan şöhret için kahramanlık taslıyorlar. Birde burada dide halasıyla yaşayan, amcasının telkinlerini dinleyip asilere katılan Silvere, onun sahip olduğu çocukluk aşkı belkide kitabın en yoğun anlatıma sahip olduğu yer. Yazar birebir yaşamış yada gözlemlemiş gibi anlatıyor. Etkileyici bir okadar da hüzünlü esere farklı bir duygu katmış.
Rougon'ların YükselişiEmile Zola · Yordam Edebiyyat · 2020294 okunma
·
140 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Leylim
Gönderi Sahibi
1848 ihtilali, Rougon ailesinin tüm üyelerini işte böyle tetikte, talihsizlikleri yüzünden çileden çıkmış bir halde, servete bir yol ağ­zında rast gelirlerse ırzına geçmeye hazır vaziyette buldu.