·312 syf.····Okunma: 21 Eylül 2024 19:28 Böyle tatlı serilerin neden önüme kolayca düşmediği hakkında yakınırken aynı yazarın Caraval serisinin ilk kitabını 2018'de hediye olarak gönderen Dex geldi aklıma. Sağ olsun. İlk kez böyle bir şey yaşamıştım. Niye hediye gönderdiğini hiç anlayamadım. O dönem vize haftam olmasına rağmen kitabı bir çırpıda okumuş ve beğenmiştim. Seri olduğunu ya da olacağını bilmiyordum. Benim için bitmişti. Yazarı da unutmuşum açıkçası. 2024 yılında önüme bu seri düşünce "Aaa Caraval'ın yazarının farklı bir serisi mi varmış" diye bir aydınlanma yaşadım. Yani demek istiyorum ki " Neden benim önüme düşmüyor demeden önce iyice bir düşünün, belki önünüze hediye paketiyle sunulmuştur da siz farketmemişsinizdir.
Üç kitaplık bu serimize dönecek olursak. İlk kitap ortalamaydı bence. Yani konusu, evren hoş. Olaylar hızlı ilerliyor - ki bence biraz fazla hızlı ama yazarın tarzı bu gibi, her şey masalımsı bir havada hızlıca değişiveriyor- Ben daha yavaş yavaş ilerleyen, oturaklı kitapları genelde daha çok severim. Kitap 200 sayfa daha uzun olabilirdi bana kalsa ama kendi tarzında güzeldi. İkinci kitap bence herkesin seriyi sevmesinin nedeni zaten. Olayların içine girdiğimizden bence daha yavaş işlenmişti, karakterler ve hislerini çok daha iyi anladık bu sayede. Çok da heyecanlı bir yerde bitti. Aaa ne olacak derken iyice merakta bıraktı bizi. Üçüncü kitap belki en hızlı okuduğum kitap ama tam olmayan bir şeyler vardı. Bunda da çok hızlı gelişti her şey. Hafıza kaybı olaylarına Boy Over Flowers izlediğim günden beri gıcığımdır zaten. Bu seride o kadar rahatsız edici değildi tabii. O masalımsı hava devam ettiğinden rahatsız edici değildi, ben yine severek okudum ama bir ikinci kitap değildi yani. Pek çok kişi üstün körü açıklanan gizemlerden yakınmış. Haklılar ama beni orası çok rahatsız etmedi, bunu da masalımsı yanına yoruyorum. Jacks'i çok az gördük diyenler de haklı ama ana karakter Evangeline olduğundan ve ayrı düştüklerinden gizem havasını korumal adına çok da saçma gelmedi bana.
Neyse, ben genel olarak beğendim. Unutulmaz, efsane bir iş değil. Yağmurlu bir günde iç ısıtacak masal tadında bir iş. Kafa dağıtmalık, gülümsemelik. Anksiyeteden bir an için de olsa uzaklaşmalık.
Herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar.