·648 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Eylül 2024 08:09 Paris sokaklarında fakir bir mahalleye konuk ediyor bizi yazar bu eserinde . O mahalle farklı kisiliklerde birçok insanı barındırıyor. Öyle bir aile var ki açlığın, sefaletin ve fakirliğin ortasında bir de eğitimsizlik kamciliyor onları .
Gervaise isimli çamaşırcı kadın iki çocuğuyla hayatta kalmaya çalışıyor . Nikahsız yaşadığı çocuklarının babası Lantier'de onları yüzüstü bırakıp kayıplara karışır .
İki çocuk annesi olsa da Gervaise genç, güzel ve çalışkan bir kadındır. Henüz yirmili yaşlarının başında olan bu kadını pek çok erkek içten içe istemektedir ama içlerinden hiç birisi çinko işçisi Coupeau kadar ısrarcı değildir. Evlenmek istememesine, artık tüm zamanını, emeğini ve hatta hayatını çocuklarına adamak istemesine rağmen Gervaise Coupeau’nun ısrarlarına dayanamaz çünkü onun da bu adama karşı içinde bir sevgi uyanmıştır.
Evlenirler ve bir kızları olur Nana . Ama ilerleyen zamanlarda aile bir sürü olumsuzluklarla ve yikimla karsiladir . Coupeau içkiye esir olur zaten halk su gibi şarap ve türevlerini tüketmektedir.
Bu kadar olumsuzluğun üstüne sarhoşluk içkili hayat da eklenince tam bir yıkım baş gosterir.
Roman, on dokuzuncu yüzyılın başlarındaki Paris’in işçi sınıfını oldukça çarpıcı bir biçimde anlatmaktadır. Soyluların yaşadığı hayattan tamamen farklı bir hayat yaşayan bu insanların dertleri, sorunları, yemekleri, birbiriyle ilişkileri, boş zaman aktiviteleri, düşünceleri, inançları, hayattan beklentileri ve daha pek çok husus, yazar tarafından oldukça iyi bir psikolojik ve sosyolojik analize tabi tutulmuştur.
Zola' nın bu eseri Paris'in kenar mahallelerini yoksulluk ve yaşam kavgası, alkolizm ve sefalet üzerinden mercek altına alan natüralist bir başyapıt.Yayinlandigi dönemde çok elestirilmis ama yazar kendini yinede savunup eserinin arkasında durmuştur ve günümüze kadar varlığını sürdürüp bir çok kişi tarafından okunan klasik eser halini almistir.