Adı:
Meyhane
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
648
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757384526
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sosyal Yayınları
Meyhane bi gazetede yayınlandığı zaman, görülmemiş bir insafsızlıkla saldırıya uğradı, mimlendi, kendisine yakıştırılmayan suç kalmadı. Yazar olarak benimsediğim amaçları burada iki satır içinde açıklamam gerekli mi, bilmem. Kenar semtlerimizin kokuşmuş ortamında bir işçi ailesinin kaçınılmaz düşüşünü tasvir etmek istedim. İçkinin ve aylaklığın sonu, aile bağlarının çözülümüne, fuhuşun pisliklerine, dürüstlük duygusunun giderek yitirilmesine, sonuç olarak da yüz karası bîr rezillik ve ölüme varıyor. Sadece eylemsel bir ahlak dersidir bu kitap."
304 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Emile Zola'nın yazdığı Rougon- Macquart serisinin 7 no'lu kitabı. İnsan kitabı bitirdiğinde ''insaf artık Zola, bir okuyucuya bu kadar da darbe indirilmez ki ? ''diye isyan ediyor. Ama böyle bir soruya, Zola'nın vereceği cevabın da ''ben ne yapayım, hayatın gerçekleri böyle, ben sadece olabilecek gerçekleri yazıyorum,'' şeklinde olacağını biliyor.

Yazar maalesef serinin bu kitabında da okuyucunun yüreğini dağlamasını muhteşem bir şekilde başarıyor. Kitabı bitirdiğinizde titremekten kendinizi alamıyorsunuz. Kitabın konusu ise alkol yüzünden mahvolan hayatlar.

Kitapta yazar bu defa bize, Antoine Macquart'ın kızı Gervaise (Jervez) Macquart'ın hayatını anlatıyor. Jervez aynı zamanda, serinin 9 ve 13 no'lu kitapları ''NANA'' ve ''GERMİNAL'' in baş karakterleri olan Nana ve Etienne'nin anneleri olduğundan dolayı, Nana ve Etienne'nin çocukluk ve ilk gençlik dönemleri hakkında da bilgi sahibi oluyoruz.

Kitapta, harika bir akıcılık ve sürükleyicilik olduğundan dolayı, çok kolay ve büyük merak içerisinde okunuyor. Hele sonlara doğru artan dramın dozu, acıyla birlikte bu sürükleyiciliği daha da artırıyor.

Gervaise(Jervez), henüz 14 yaşındayken, Plassans'da baba dayağından bıktığından dolayı, önüne çıkan Lantier isimli gençle birlikte yaşamaya başlayarak Paris'e gelir. Çiftin Claude ve Etienne isminde iki çocuğu vardır. Ama bir gün Lantier, ansızın evi terkeder ve gider. İki çocuğuyla birlikte, çok güç şartlar altında ortada kalan Jervez'i çamaşır yıkayıcılığı yaparak sürdüreceği müthiş bir yaşam mücadelesi beklemektedir. İşte, bize kitapta anlatılan esas konu Jervez'in verdiği bu mücadeledir.

Artık alkolün bir aileyi nasıl darmadağın ettiğinin ibretlik muhteşem bir öyküsü bizi içine almaya hazırdır. Sadece bu aile değil, çevrelerindeki insanların da alkol ve yoksulluk nedeniyle içine düştükleri yürek burkan öyküleri kitapta yer almaktadır. Maalesef bütün bunlar, Paris'in o dönemdeki yaşamından kesitlerdir.

Yazar bu kitabıyla ,özellikle alkol konusunda bize gerçekten büyük bir ders, bir ibret ve büyük bir öğüt vermektedir. Ben, alkolün, ne kadar kötü ve zararlı bir alışkanlık olduğunu bundan daha güzel anlatan bir kitap olabileceğini sanmıyorum.

Bizlere alkol konusunda yaklaşık 150 yıl öncesinden, bu derece müthiş uyarılar gönderen bu kitabın, herkes tarafından mutlaka okunması gereken bir eser olduğu inancındayım. Ve kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum.
304 syf.
Meyhane, Emile Zola' nın ŞİMDİLİK okuduğum tek kitabı malesef. Natüralizm akımının Fransa' daki ilk öncülerinden olarak görülen Zola, bu kitabı yüzünden çok fazla eleştiriye maruz kalmış. Çünkü kitapta kendisininde 22 yaşına kadar yaşadığı yoksulluk ve yoksulluk yüzünden batağa batmış, rezil hayatları anlatmış. Yoksulluk yüzünden kopmuş aile bağlarını, yapılan ahlaksızlıkları, bu yoksul şehirlerde, mahallerde yaşayan ayyaşları, sarhoş ve düşkünleri yazması onu okların hedefi haline getirmiş. Bu sebepten dolayı Zola bu kitabı için: "Gerçekleri yazdım, romanın kahramanları kötü insanlar değiller, sadece eğitimsiz ve yaşadıkları ortamın yıprattığı insanlar..." diye savunma yapmış. Ama gösterilen onca tepkiye rağmen kitap fazlasıyla ilgi görüp, hatırı sayılan klasikler arasına girmiş. Gervaise Macquart' ın küçük bir taşradan, Paris banliyösüne gelişini, sıkıntılı durumlardan çıkıp, yükselişini ve tekrar çöküşünü anlatan acıklı bir hikaye. Alkolin bitirdiği hayatları anlatan en iyi romanlardan biri sanırım. Beğenerek okudum.
  • Nana
    7.3/10 (491 Oy)444 beğeni2.283 okunma1.062 alıntı23,7bin gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (3.270 Oy)3.238 beğeni12,9bin okunma14,2bin alıntı91,3bin gösterim
  • Germinal
    9.0/10 (1.623 Oy)1.604 beğeni4.738 okunma7,5bin alıntı41,8bin gösterim
  • Kırmızı ve Siyah
    8.1/10 (1.229 Oy)1.178 beğeni4.875 okunma9bin alıntı50,2bin gösterim
  • Goriot Baba
    8.1/10 (1.774 Oy)1.594 beğeni6,9bin okunma11,1bin alıntı47,9bin gösterim
  • Dörtlükler
    8.6/10 (3.058 Oy)3.072 beğeni11bin okunma32,9bin alıntı61,3bin gösterim
  • Benim Üniversitelerim
    8.1/10 (1.042 Oy)1.006 beğeni4.399 okunma7,9bin alıntı22,6bin gösterim
  • Yüzbaşının Kızı
    8.0/10 (3.160 Oy)2.867 beğeni12,8bin okunma5,5bin alıntı67,1bin gösterim
  • Kazaklar
    8.0/10 (563 Oy)515 beğeni2.051 okunma2.199 alıntı16,2bin gösterim
  • Delikanlı
    7.9/10 (381 Oy)419 beğeni1.688 okunma6,3bin alıntı22,2bin gösterim
371 syf.
·6/10 puan
Bu kitap beni hem kızdırıp hem de düşündürdü. İnsanların gözünün önünde olup bitenlere duyarsız kalıp aynı olay başkasının hayatında olunca böylesine önemsemesi.. Türlü kötülüklerin sineye çekilip iyi niyetin böylesine göz ardı edilmesi.. Ön yargının sefilliği.. Annesinin kötü kaderini kızı da yaşar mantığı.. Dayaktan öldürülen kadınlar ve nicesi. Tuhaf ama mesajı anlayınca kıymetli ve akıcı bir kitaptı. Duygu karmaşasını göze alıyorsanız okuyun derim :)
304 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10 puan
Şu an kendime o kadar kızıyorum ki emile zola ile bu kadar çok çok geç tanıştığıma :( bir kitap bu kadar mı doğal, akıcı ve yaşamın içinden yazılır.Bir yazar yaşadığı bir dönemi nasıl birebir okurun gözünde canlandırır ya bilemiyorum gerçekten.
Sanki bende o karakterlerin arasında yaşadım o sokaklarda bende onlarda yürüdüm gezdim.Yazım tarzına, dilinin akıcılığına ve karakterlerin tasvir edilmesine hayran kaldım diyebilirim.Sanki zaman makinesine bindim ve 1800 lerin paris yaşantısına adım attım. Sonu da öyle hüzünlü bitti ki son sayfalara doğru onu bile tahmin edebiliyorsun.
Sevgili jervez senin namusluluğuna, sevgine ve sadakatine hayran kaldım.Her hali gördün ve yaşadın ama yine de dimdiktin sana tek kelimeyle hayran kaldım.
Sanırım hemen diğer kitaplarını da alıp okumayı düşünüyorum zolanin
İyi okumalar.....
480 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Bir zamanlar hakkında çıkan dedikodulara kulak asmamak ve kitabı okumak gerekiyor. Alkol kullanan biri olarak, kitabı okurken alkol aradığım olmadı. Yani alkole özendirmek yerine bence insanların yaşadığı sefaleti, dedikoduyu, fesatlığı, açlığı ve yok oluşun sebebinin alkolden kaynaklandığını anlatmış yazar. Okuyunca ne demek istediğimi daha net anlayacaksınız.

Emile Zola çok iyi bir yazar, kitaplarını okurken yaşıyorsunuz, çünkü çok fazla detay veriyor. Bazen detaylar insanı sıkabiliyor tabiki ama derinlere girmenin en güzel yoluda bu detaylardan geçiyor.
530 syf.
·29 günde·Beğendi·9/10 puan
Klasik kitaplardan hoşlanıyorsanız tam size göre Emile Zola'nın yormayan betimlemeleri, akıcı anlatımı...yaşadığı dönemin yemeklerini, sokak yaşantısını hatta cenaze törenlerini bile sıkmadan geri planda anlatması çok hoş ama bu hoşlukları mükemmel şekilde çeviren Cemal Süreya'nında hakkını vermek gerek....Okumak isterseniz Cemal Süreya çevirisinden şaşmayın derim...
352 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10 puan
#meyhane #emilezola
****Aşırı dram içerir. 14 yaşında babasının dayaklarından kurtulmak için evden ayrılan Jervez'in acı dolu hikayesi.Dedikodu, aldatma, alkolizm, fakirlik, aşk, nefret, şiddet kısaca her şeyi bulabileceğiniz bir kitaptır. Yazarın anlatımı sıkıcı değil ve gayet akıcı olarak okunmaktadır. Eşyaya ve insana hayatın adanamayacağı gerçeğini yüzümüze vura vura öğretiyor. Hayatımızdaki herkes bizimle yolun sonuna kadar gitmek için yanımızda yer almıyor, sadece varacakları yere kadar eşlik ediyorlar. Çıkarlar doğrultusunda sevgi, aile ve iş ilişkileri oluşmaktadır.Kitap isminden de anlaşılacağı gibi çoğunlukla mekân olarak meyhanelerde geçiyor.
Kitabın sonlarında acı daha da şiddetini arttırıyor.
Kitaptan bazı alıntılar;
##Çalışmak, aç kalmamak, başını sokacak bir yuvaya sahip olmak ;çocuklarını büyütmek ve yatağında ölmek. İnsana, mutlu olması için bunlar yeterlidir.
##Yorgun ve halsiz görünmek, zengin kadınlara özgüdür. Fakir insanların yatakta geçirecek zamanları yoktur.
##Çalışan ve kazanan insan, esir olmaz. Çalışmayan ve kazanmayan bir insan ise başkalarının sırtından geçinen ve onların haklarını çalan bir hırsızdır.
##Bir erkeğin dostluğu, bir kadının aşkından daha sağlamdır.
##İnsanlar, biraz da kendi kendisinin doktoru olmalıdır.
##Kurtlu bir tek meyvenin, bir sepette olanların hepsini çürüttüğü gibi bu kızların ;içindeki ahlaksız birinin, diğerlerini, aynı şekilde bozacağından kuşkulanılamazdı.
##İnsanların ölümü seve seve aradıkları zamanlar da oluyormuş.
##Günün birinde herkes ölecek. Hiç kimse ne önde, ne de arkada kalır. Toprağın altı, herkese yetecek kadar geniştir.
##Ey geçici dünya, kimisi bir an önce gitmek ister;kimisi senden ayrılmak istemez.
****Şiddetle Okunması gereken kitaplardan dır, tavsiye edilir.
365 syf.
Kitap 1877 yılında yazılmış naturalizmin öncülüğünü yapan bir kitap parıs jervez ve ailesinden yola çıkarak işçilerin, insan yaşantısını bütün acı gerçekliğiyle aktarmıştır.
304 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Emile Zola bu romanda kenar semtlerin rezil ortamında yaşayan bir işçi ailesi üzerinden alkolün bir aileyi nasıl darmadağın ettiğini, insanları nasıl fakirleştirip onların hayatlarını nasıl bitirdiğini ibretlik bir şekilde anlatmaktadır.
İnsanların düştüğü en rezil durumları, değer olarak alçalabildiği en uç noktaları muhteşem bir şekilde öyküleştirmiştir.
Doğal, akıcı, direk hayatın kendisinden… Ama bir o kadar da ürkütücü ve üzücü…
Romanın ana karakteri Jervez isimli kadının üzerinden bütün aile ve komşular arasındaki ilişkiler anlatılmaktadır. Jervez’in yaptıklarını belki onaylamayacak, kabullenmeyeceksiniz ama bazı yerlerde ona hak vereceksiniz. Jervez’in kızı ise serinin başka romanının ana karakteri Nana’dır.
Ben Cemal Süreya’nın çevirisini okumuştum. Size de tavsiye ederim.
352 syf.
#meyhane Paris’in kenar mahallelerini yoksulluk ve yaşam kavgası, alkolizm ve sefalet üzerinden mercek altına alan natüralist bir başyapıttır.#emilezola'nın işçi ve emekçilerin güçlüklerle dolu yaşamını yalın bir şekilde ele alması o dönem çok eleştiri almıştır fakat
yazar eleştirenlere karşı kendini şu sözlerle savunmuştur.
"Gerçekleri yazdım; romanın kahramanları kötü insanlar değil, sadece eğitimsiz ve yaşadıkları ortamın yıprattığı insanlardı."

Bu eserde; bir işçi ailesinin kaçınılmaz düşüşünü içkinin ve aylaklığın neticesinde aile bağlarının çözülüşü, fazla içli dışlı yaşamanın yol açtığı pislikler, dürüstlük duygusunun yitirilişi ,namus duygularının giderek unutulması sonucunda ortaya çıkan utanç ve ölüm gibi konular ele almıştır. Ders niteliğinde bir klasik olduğunu düşünüyorum ve kesinlikle okumalısınız diyorum
Huzurlu pazarlar dilerim ☺
Yorgun ve halsiz görünmek zengin insanlara özgüdür. Fakir insanların yatakta geçirecek zamanları yoktur.
Emile Zola
Sayfa 95 - Kum Saati Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Meyhane
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
648
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757384526
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sosyal Yayınları
Meyhane bi gazetede yayınlandığı zaman, görülmemiş bir insafsızlıkla saldırıya uğradı, mimlendi, kendisine yakıştırılmayan suç kalmadı. Yazar olarak benimsediğim amaçları burada iki satır içinde açıklamam gerekli mi, bilmem. Kenar semtlerimizin kokuşmuş ortamında bir işçi ailesinin kaçınılmaz düşüşünü tasvir etmek istedim. İçkinin ve aylaklığın sonu, aile bağlarının çözülümüne, fuhuşun pisliklerine, dürüstlük duygusunun giderek yitirilmesine, sonuç olarak da yüz karası bîr rezillik ve ölüme varıyor. Sadece eylemsel bir ahlak dersidir bu kitap."

Kitabı okuyanlar 2.054 okur

  • Selçuk Tüzel
  • Pavka
  • nur özbek
  • Süha Demirel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (1)
9
%0
8
%0.4 (2)
7
%0.2 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları