Paris sokaklarında fakir bir mahalleye konuk ediyor bizi yazar bu eserinde . O mahalle farklı kisiliklerde birçok insanı barındırıyor. Öyle bir aile var ki açlığın, sefaletin ve fakirliğin ortasında bir de eğitimsizlik kamciliyor onları .
Gervaise isimli çamaşırcı kadın iki çocuğuyla hayatta kalmaya çalışıyor . Nikahsız yaşadığı çocuklarının babası Lantier'de onları yüzüstü bırakıp kayıplara karışır .
İki çocuk annesi olsa da Gervaise genç, güzel ve çalışkan bir kadındır. Henüz yirmili yaşlarının başında olan bu kadını pek çok erkek içten içe istemektedir ama içlerinden hiç birisi çinko işçisi Coupeau kadar ısrarcı değildir. Evlenmek istememesine, artık tüm zamanını, emeğini ve hatta hayatını çocuklarına adamak istemesine rağmen Gervaise Coupeau’nun ısrarlarına dayanamaz çünkü onun da bu adama karşı içinde bir sevgi uyanmıştır.
Evlenirler ve bir kızları olur Nana . Ama ilerleyen zamanlarda aile bir sürü olumsuzluklarla ve yikimla karsiladir . Coupeau içkiye esir olur zaten halk su gibi şarap ve türevlerini tüketmektedir.
Bu kadar olumsuzluğun üstüne sarhoşluk içkili hayat da eklenince tam bir yıkım baş gosterir.
Roman, on dokuzuncu yüzyılın başlarındaki Paris’in işçi sınıfını oldukça çarpıcı bir biçimde anlatmaktadır. Soyluların yaşadığı hayattan tamamen farklı bir hayat yaşayan bu insanların dertleri, sorunları, yemekleri, birbiriyle ilişkileri, boş zaman aktiviteleri, düşünceleri, inançları, hayattan beklentileri ve daha pek çok husus, yazar tarafından oldukça iyi bir psikolojik ve sosyolojik analize tabi tutulmuştur.
Zola' nın bu eseri Paris'in kenar mahallelerini yoksulluk ve yaşam kavgası, alkolizm ve sefalet üzerinden mercek altına alan natüralist bir başyapıt.Yayinlandigi dönemde çok elestirilmis ama yazar kendini yinede savunup
MeyhaneEmile Zola · Sosyal Yayınları · 20034,695 okunma
Meyhane , Paris'in kenar mahallelerini ,yoksulluk ve yaşam kavgası ,alkolizm ve safalet üzerinden mercek altına alan natüralist bir başyapıt.
Zola'nın olgunluk dönemi , yapıtlarından olan meyhane , sevgilisi Lantier ile birlikte Paris'in kenar mahallelerinden birine yerleşen ve bir çamaşırhanede çalışmaya başlayan Gervaise Macguartın hikayesini anlatır. Zola bir işçi ailesinin kaçınılmaz düşüşünü , içkinin ve aylaklığın sonu, aile bağlarının çözülüşü , dürüstlük duygusunun yitirilişi gibi temalarla tasvir ederken 19 . yüzyıl Parisi 'nin natüralist bir tablosunu sunar. Otantik atmosferi ve ödünsüz gerçekliği ile Fransız romanının köşetaşlarından biri olan Meyhaneyi okumanızı tavsiye ediyorum sevgili okurlar. Keyifli okumalar dilerim.
MeyhaneEmile Zola · Sosyal Yayınları · 20034,695 okunma
Zola’nın 1877’de yayımlanan meyhane kitabı aslında pek bilinmesede 20 ciltlik Rougon -Macquart kitaplarının yedincisidir
Kitaptaki esas kahramanımız Gervaise’nin çocukları Etienne ve Nana’nın hikayesi de serinin 9. Ve 13. Kitapları olan Germinal ve Nana’ da anlatılıyor.
Meyhane kitabı basıldığı yıl olumsuz eleştirilerin büyük tartışmaların hedefi haline gelmişti fakat Zola’nın da dediği gibi yapıt kendini savunacak güçteydi ve bugünlere geldi
Emile zola naturalist akımın önderlerinden biri olarak bu kitapta da karakterlerin kaba yanlarını olayların acımasızlığını kenar mahalle yaşantılarını olduğu gibi aktarmıştır.
Kitapta Antoine Macquart’ın kızı Gervaise iki çocuğunun babası Lantier tarafından terkedilip zorlu bir yaşam mücadelesine başlıyor. Bu süreçte kendini kurtarma şansını elde etmişken içkinin ve bilgisizliğin de vermiş olduğu boşvermişlikle tekrar nasıl dibe indiğine şahit oluyoruz.
Sefalet içinde yaşayıp eline geçen tek kuruşu içki ve eğlenceye yatıran insanlar, dürüstlüğün namusun yok oluşu, fakirlik , boşvermişlik, sonralara doğru artan dram ve acı ile insana kendini sorgulatan , bir insan bunları nasıl bir ruh haliyle yazmış olabilir dedirten vurucu bir eser.
Hele bir de cemal süreya çevirisi ile okursanız kitabın içine girip olaylara müdahale etmeye başlayabilirsiniz.
Meyhane Emile Zola’nın romanı, 21 romanlık Rougon Macguart dizisinin yedinci cildidir. 1871-76 arasında bu seriden yayınladığı ilk kitabıdır.
Bu romanın yazıldığı 1877 yılında Emile Zola otuz yedi yaşındadır.
Meyhane yayımlandığı yıllarda Fransa’da büyük bir tartışma başlatır. Fransız yazarları birbirine düşüren roman, ülkenin edebiyat dünyasını da ikiye böler. Ama yazarını ne kadar olumsuz eleştirenler olursa olsun halk, romanı sahiplenir ve takip eden bir yıl içinde roman tam otuz sekiz baskı yapar.
Emile Zola eleştirilere karşı kendisini savunurken “Gerçekleri yazdım; romanın kahramanları kötü insanlar değil, sadece eğitimsiz ve yaşadıkları ortamın yıprattığı insanlardı,” demiştir. Ayrıca yazdığı romanın kendi kendisini savunacak güçte olduğunu belirtmiştir.
Roman karakterleri
Madam Jervez: Çalışkan ve güçlü bir kadındır. Yaşamış olduğu ilk evliliğinde aldatılır. İkinci evliliğinde ise yaşadığı sıkıntılarla mücadele etmekten yorulup meyhanelerde alkol almaya başlar ve yoksulluktan kendi bedenini bile satmayı düşünmüştür.
Kupo: Madam Jervez ile aynı binada oturan iyi bir adamdır, ve daha sonraları evlendiği kişidir. Geçirmiş olduğu bir kaza sonrası sakat kalır ve alkolik bir adam olmaya başlar ve bir hastanede ölür.
Nana: Jervez ve Kupo’nun kızları. Aile sorunlarının içinde kalmış ve kötü yollara düşmüştür. Ancak daha sonraları düzgün bir ilişki kurmuş ve bir dük ile evlenmiştir.
Çok severek okuduğum romanlardan oldu mutlaka okumalısınız iyi okumalar herkese…
İşçi, fakir, 3. Sınıf insanlar vs diye farklı kategorilere yerleştirilen insanların günlük hayatı, hayata tutunma çabaları, kavgaları, neşeleri kısacası dışarıya göre rutin ama kendi içinde hareketli yaşamlarının ayrıntılı olarak anlatıldığı güzel bir kitaptı. Uzun zaman önce okumuştum, bende bıraktığı etkiyi hala hissedebiliyorum. Tavsiye ederim.
MEYHANE
EMİLE ZOLA
(Mazide okuduğum eserlerden)
Roman, Paris’in yoksul bir mahallesinde yaşayan Gervaise Macquart’ın terk edilişiyle başlar. Lantier, Gervaise’i iki küçük çocuğuyla birlikte, hiçbir açıklama yapmadan terk eder, ortadan kaybolur. Bu terk ediliş, Gervaise’in hayatındaki ilk önemli olaydır, kırılma noktasıdır; hem maddi hem de duygusal olarak savunmasız, çaresiz, acı içinde kalır.Peki iyi kalpli, çalışkan bu kadın şimdi ne yapacak?
Gervaise, bir süre sonra tanıştığı dürüst, iyi niyetli Coupeau ile evlenerek düzenli, namuslu bir hayat kurmayı başarır. Kendi çamaşırhanesini açar; temizliğe, ölçülülüğe ve çalışmaya tutunur. Sessiz sakin mutlu giden bu düzenli hayat Coupeau’nun geçirdiği iş kazasıyla bozulur. Hayatının ikinci ve en önemli kırılma anı gerçekleşmiştir. Çalışamaz hale gelen Coupeau, meyhanelerin müdavimi olur ve içki bağımlılığı giderek şiddetlenir.
Bu küçük aile bebeklerinin doğumu ile kısa bir mutluluk yaşar. Nana, doğduğu andan itibaren yoksulluğun, düzensizliğin ve gürültülü bir evin içine düşer. Nana, şefkatten çok kargaşanın içinde büyür.
Coupeau’nun hezimeti, Gervaise’i de sürükler. Borçlar artar, çamaşırhane elden gider, ev dağılır. Bir zamanlar onurla ayakta duran Gervaise, alkolün ve yoksulluğun içine çekilir. Gervaise ahlaksızlığa sürüklenirken Lantier geri döner. Bu geri dönüş, çöküşü daha da hızlandırır ve evlilik bağını zedeler. Zola, alkolizmin ve sefaletin bir aileyi nasıl darmadağın ettiğini anlatırken dönemin Paris'ine ışık tutar.
Meyhane , sadece alkolün bir yuvayı yıkışını değil; Paris'in varoşlarında, acımasız çevre koşullarının insanı nasıl adım adım kaçınılmaz bir sona doğru sürüklediğini anlatır. Kitap bittiğinde, o karanlık sokakların kasveti ve insan ruhunun çöküşü yüreğimi sızlattı.
MeyhaneEmile Zola
Emile Zola'm
Ve Asummm
İnsan, mutlu günler geçirdiği yerleri yeniden görmekten haz duyardı.
Fakirlik, sefalet, umut ve umutsuzluk iç içe geçmiş. Her sayfada insanın içini burkan bir gerçeklik var. Zola, sanki karakterleri değil, hayatın ta kendisini yazmış. Kitap boyunca Gervaise’in yaşadığı her duyguyu hissettim düşüşünü, çabasını, kırılganlığını...
Kısacası Meyhane okuduktan sonra akıldan çıkmayacak bir eser.
Bu kitap insanın yüreğine dokunan hayat hikayesi gibi... Yazar Gervaise'nin düşüsünü anlatırken aslında insanın yoksullukla toplumla ve kaderle şavasını anlatıyor. Her sayfada yaşamın ağırlığını hissettim. Okurken içim sızladı kitabın gerçekçiliğine hayran kaldım beni çok etkiledi fakirliği yoksuluğu iliklerime kadar hissettim. Kitap biter ama acısı içimde kalır...
@Asununkitaplari beraber okuduk ve çok sevdik iyikimmmm
Meyhane, Paris’in kenar mahallelerini yoksulluk ve yaşam kavgası, alkolizm ve sefalet üzerinden mercek altına alan natüralist bir başyapıt.
Zola’nın olgunluk dönemi yapıtlarından olan Meyhane, sevgilisi Lantier ile birlikte Paris’in kenar mahallelerinden birine yerleşen ve bir çamaşırhanede çalışmaya başlayan Gervaise Macquart’ın hikâyesini anlatır. Zola, bir işçi ailesinin kaçınılmaz düşüşünü içkinin ve aylaklığın sonu, aile bağlarının çözülüşü, dürüstlük duygusunun yitirilişi gibi temalarla tasvir ederken 19. yüzyıl Parisi’nin natüralist bir tablosunu sunar. Meyhane, otantik atmosferi ve ödünsüz gerçekçiliğiyle Fransız romanının köşetaşlarından biri.
“Meyhane, tasvir ettiği iç karartıcı atmosfere rağmen, muazzam pasajlar ve epizodlarla dolu. Romanın gücü, sahip olduğu sıradışı ağırlıktan ileri geliyor.”
Emile Zola'nın yazdığı Rougon- Macquart serisinin 7 no'lu kitabı. İnsan kitabı bitirdiğinde ''insaf artık Zola, bir okuyucuya bu kadar da darbe indirilmez ki ? ''diye isyan ediyor. Ama böyle bir soruya, Zola'nın vereceği cevabın da ''ben ne yapayım, hayatın gerçekleri böyle, ben sadece olabilecek gerçekleri yazıyorum,'' şeklinde olacağını biliyor.
Yazar maalesef serinin bu kitabında da okuyucunun yüreğini dağlamasını muhteşem bir şekilde başarıyor. Kitabı bitirdiğinizde titremekten kendinizi alamıyorsunuz. Kitabın konusu ise alkol yüzünden mahvolan hayatlar.
Kitapta yazar bu defa bize, Antoine Macquart'ın kızı Gervaise (Jervez) Macquart'ın hayatını anlatıyor. Jervez aynı zamanda, serinin 9 ve 13 no'lu kitapları ''NANA'' ve ''GERMİNAL'' in baş karakterleri olan Nana ve Etienne'nin anneleri olduğundan dolayı, Nana ve Etienne'nin çocukluk ve ilk gençlik dönemleri hakkında da bilgi sahibi oluyoruz.
Kitapta, harika bir akıcılık ve sürükleyicilik olduğundan dolayı, çok kolay ve büyük merak içerisinde okunuyor. Hele sonlara doğru artan dramın dozu, acıyla birlikte bu sürükleyiciliği daha da artırıyor.
Gervaise(Jervez), henüz 14 yaşındayken, Plassans'da baba dayağından bıktığından dolayı, önüne çıkan Lantier isimli gençle birlikte yaşamaya başlayarak Paris'e gelir. Çiftin Claude ve Etienne isminde iki çocuğu vardır. Ama bir gün Lantier, ansızın evi terkeder ve gider. İki çocuğuyla birlikte, çok güç şartlar altında ortada kalan Jervez'i çamaşır yıkayıcılığı yaparak sürdüreceği müthiş bir yaşam mücadelesi beklemektedir. İşte, bize kitapta anlatılan esas konu Jervez'in verdiği bu mücadeledir.
Artık alkolün bir aileyi nasıl darmadağın ettiğinin ibretlik muhteşem bir öyküsü bizi içine almaya hazırdır. Sadece bu aile değil, çevrelerindeki insanların da alkol ve
Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.