Bir Aşk Sayfası

7,3/10  (47 Oy) · 
153 okunma  · 
34 beğeni  · 
1.706 gösterim
Zola, bu yapıtında naturalizmin kılı kırk yaran betimleyiciliğinden çok romantizmin enginliğini insan duyarlığının en derinlerine sokularak kuruyor romanını. Yeri sarsılmaz bir klasik. Okurların ellerinden bırakamayacağına inanıyoruz. Roman dizimizde Zola'nın önemli yapıtları yer aldı. Kalanların arasında Bir Aşk Sayfası sıralamamızın başlarında geliyordu.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    1996
  • Sayfa Sayısı:
    319
  • ISBN:
    9789753852364
  • Çeviri:
    Celal Öner
  • Yayınevi:
    Oda Yayınları
  • Kitabın Türü:
Yonca 
20 Ağu 13:11 · Puan vermedi

Helene 11 yaşındaki kızının hastalığı ile imtihandadır,kızına oldukça bağlı gözünden sakınan bir annedir.Kızının hastalığıyla tanıdığı doktora derin bir aşk duyar,ama ne yazık ki doktor evli ve mutlu bir evliliği var.Bu durumu pek onaylamasam da bazen kalbe söz geçemiyor saniyorum.Kızının yaşaması için canla başla mücadele eden bir anne Helene...Klasik kitap sevmem ve okumayı tercih etmezdim ama bu kitap fikrimi değiştirdi açıkçası...

ayhan özköroğlu 
03 Haz 12:16 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Adı "Bir aşk hikayesi" olan oldukça eski bir basımını okudum. Belki Zola kadar eskiydi. Ama bence bu isim kesinlikle "Bir aşk sayfasın"dan çok daha uygundu. Daha önce de söylediğim gibi birinci dünya savaşı sonrası burjuva ahlakının ne kadar düştüğünü kadının nasıl iktisadi bir meta , nasıl bir mülkiyet mevzuu olduğunu Zola'nın hemen tüm eserlerinde görmek mümkündü. Zola'nın gerek dönemin şartları gerekse bastırılmış duygularının tesiri ile olsa gerek bacakları birbirine kavuşmayan kadınlar, aç, sefil ve şarhoş erkeklerle cinselliğin en iğrenç boyutuna şahit olduğumuz kitaplarından sonra bu kitap iyi geldi. Dünyaya kapılarını kapamış ve kendini küçük kızına adamış dul bir kadındır kahraman. Birkaç dost dışında herkese kapalıdır kapısı ve tek derdi hasta olan kızının iyileşmesi. Ve tabi ki hayatlarına sırf bu yüzden giren doktor ve onun her şeyi konuşan ama hiç bir şey söylemeyen geveze karısı. Hemen hemen tüm klasiklerde olduğu gibi başlangıcı zorluyor insanı özellikle uzun betimlemeler. Ancak aşk, ihanet, ihtiras, kıskançlık, hayal kırıklığı ve dramı bir romanın içine bu denli güzel yerleştirmek her zaman mümkün olmuyor. Burada olmuş. Beğenip beğenmemek göreceli elbet ama ben beğendim. Okunur yani...

Halil Yavuz KAYA 
 13 Tem 14:06 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Bu kitap elimde çok uzadı. kitabı üçe ayırmak gerek İlk 150 sayfası, insanda kitabı her an bırakma isteği doğuruyor. 150nci sayfadan sonrada ikiye ayırın, toplam üçte ikilik zamanda biraz beklentiler uyandırıyor. Geri kalan 1/3 de bilhassa Helen ile Henry nin bedensel kavuşmaları aşaması, Jeanne'nin hastalığının en son aşamaları, Küçük kızın ölüm anları, Defin hallerinin anlatıldığı final öncesi ve final kitabı kurtarıyor. Bu bölüm olmasa beğenmedim diyeceğim, Biraz bizim Muazzez Tahsin Berkant vari bir aşk kitabı. Güzel filim senaryosu olur.
Genele gelince; Çok uzun tutulan tasvirler, zorlamanın, abartının sıkıcılığında buldum kitabı. Bazı yerleri anlayamadığımı belirtmeliyim. Fransa bilhassa Paris yaşamını şehrin betimlemeleri belki Fransız ya da Fransa'yı iyi bilen okurlar için bir anlam taşısa da benim gibi bilmeyenler için anlamsız gelebilir. Bu betimlemeleri alta farklı bir gözle de yorumlamam gerekecek. Zira Şekli bir anlamsızlıktan bahsediyorum, ama derinlemesine irdelendiğinde başka bir pencere açılıyor.
Hasta bir kız çocuğu ve aşık bir annenin draması olarak kaleme alınıp hikayeleştirilmiş...
E. Zola, Bu kitapta dolaylı Bir Paris anlatımı var. Benzetmeleri, tasvirleri ile insanların o andaki ruhsal durumları ile davranış ve düşünsel yapılarını canlı bir meta gibi ele aldığı Paris'i eşleştirip benzeştirerek bir can vermeye çalışıyor şehre. İnsanları ne ise şehirleri de odur. Mantığı ile yola çıkıyor, Zaman zaman bu mantığın içine doğa olaylarını da bir çeşni olarak katarak, onların benzetimlerine, Psikolojik davranışlarına ortak ediyor.
Bir aşk, bir sevgi bencilliği sergiliyor hikayesinde Zola. Çocuk da olsa, annesine olan tutkusunu, vazgeçilmez bağlılığını esaret zinciri ile kendi yokluğunu hazırlayan bir kız Jeanne.
Hastalıklı, ihtiraslı, annesinin sevgisini paylamayan psikolojik sorunları olan bunun neticesinde daima hasta olan bir çocuk Leanne.
Ama öbür yandan tüm hayatını kızına adayan anne Helen. Ya o...İşte E. Zola, bu Helen ile, aşk mı, ihtiras mı, gönül bağı mı, sevgiye üstün gelecek savaşını başlatarak bu soruların cevabını bulmaya çalışıyor.
Bir nevi, sonucu bir hayata mal olabilecek tutku ya da cinsel istek karşısında verilecek kararın tam da yol ayrımında kalan bir insanın, hangi yoldan yürüneceğini ve sonuçlarına katlanıla bilinir mi ? Çıkan sonuca ya "kader" ya da "seçki" diyeceksiniz. Ama yolların birinin sonu mutlaka uçurum olacağının farkında da olmalısınız. Felsefesine yatırmış bu hikaye ile Emile Zola...

Döngüsel 
07 Eki 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

emile zola bir aşk sayfası
Emile Zola - Bir Aşk Sayfası

Günün birinde Emile Zola okuyacak olsam hangi kitabından başlardım diye sorsam kendime, bu elbetteki en çok duyduğum eseri olan Nana kitabı olurdu. Ok yolunu şaşırdı ve evdeki kitaplığın orta rafına saplandı. Orta raf.. Aşk kitapları ile dolu. En başında da Bir Aşk Sayfası duruyor. Çok ilgimi çekmediği halde aldım elime. Klasiklerin ruhu sardı beni. Ne kadar ilgisiz de olsam konuya, ne kadar çok sevmesem de uzun betimlemeleri, klasiklerde hiç de abes durmuyor bunlar. Aksine süslüyor, tat veriyor. Neyse, biraz da kitaba geçelim.:)

İsminden de anlaşılacağı üzere bir aşk kitabı. Çocuğu hasta olan güzeller güzeli bir genç kadın, yasak aşkı evli doktor, ona tapan bir dostu ve tüm bunların arasında geçen olayları anlatıyor. Hastalığı nedeniyle hırçın olan miniğin annesine olan tutkusu, onu hiç bir erkekle paylaşmak istememesi, buna karşın annesinin de kızı için yaptığı fedakarlıklar, bir yerde patlayan tutkular, önüne geçilemeyen arzular. Hepsi, hepsi büyüleyici bir dille anlatılmış. Herkes gibi olmak isteyip de hiç kimse olma kişiliksizliğine bürünen doktorun karısı Juliette'nin bitmeyen gevezelikleri, kitabın son kısımlarında ortaya çıkan gizli aşkı ve bu gizli aşkın bambaşka bir buluşmaya dönüşmesi, kitabı heyecanlı kılan kısımlardı. Cicim kelimesinin çokça kullanılması ise anne ve kız arasındaki diyaloglara ayrı bir hava katmış.

Sürükleyici bir anlatım, sıkmayan betimlemeler, akıp giden olaylar dizisi..

Keyifli okumalar.:)

İlay Yüksel 
19 Eki 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 7/10 puan

Dul bir kadın olan Helene on bir yaşındaki sinir hastası olan kızının tedavisi sırasında tanıştığı Doktor Deberle'ye aşık olur. Deberle'nin evli bir erkek olması ve Helene'nin kızı Jeanne'nin annesini kimseyle paylaşamaması nedeniyle uzun zaman kendileriyle mücadele etseler de, birbirlerine olan aşkı itiraf etmeleri kaçınılmaz olur. Gözleri kör vaziyette tüm vakitlerini bir arada geçirirken, Jeanne onları istemeden de olsa sonsuza dek cezalandırır... Anne kızın birbirine olan bağı oldukça etkileyiciydi ama yine de "bir aşk sayfası

Mêrxwas 
03 Haz 07:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Hasta çocuklu bir ebeveyn bir anne ve bu anne poligamik bir ilişki arayışında daha doğrusu yaşıyor. Çocuğun annesine olan sevgisinden doğan kıskançlık paylaşamama duygusu, (benim aklıma anne ve çocukları arasındaki o sıcak hayat bağına özellikle değiniyor) bu süreçte aralarında geçen olaylar ve gelişmeler... Olay örgülerini güzel bir şekilde birbirinin peşine sürüp ve başarılı bir akıcı dil kullanması da kitabı okunur hale getiriyor. okunmayı da hak ediyor.

Ayşen BÜLBÜL 
06 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu kitabı okuduğumda 7. sınıftım. Kütüphaneden almıştım ve kesinlikle klasiklerden olduğunu bilmiyordum. Okurken bunalsam da kitabı yarım bırakınca hafızanın gerileyeceğini düşündüğümden sonuna kadar okudum. Evin bahçenin tasviri hala aklımda. Küçük kızın hastalığına ise çok üzülmüştüm. Annesine ise o küçücük aklımla nefret duydum. Belki tekrar okumalı şu an ki zihniyetimle tekrar karşılaştırmalıyım bilemiyorum.

Neslihan 
 05 May 2016 · Kitabı okudu · 5/10 puan

İskele yanınından okudum. Şöyle ki zor okudum sıkıldım yani. Sonunda neye varacak diyerek okudum. Klasikleri zor okuyorum biraz. Bu yüzden araya sıkıştırıyorum. Ardı ardına okursam kitap okumama ara vermeme sebep olacaklar.

mikail dal 
22 Şub 22:27 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Hikaye çocuklu bekar bir kadının komşusuyla olan yasak aşkını anlatıyor . Yalnız kitap daha çok Paris ve Paris gecelerinin betimlemelerinden oluşuyor.

Songül Sezer 
26 Eyl 2014 · Kitabı okudu · 1/10 puan

'0' puan verme şansım olsa hiç düşünmem...

Kitaptan 41 Alıntı

Gözleriyle anlaşıyorlar, yavaş yavaş kalpleri arasında bir gönül köprüsü kuruluyordu.

Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 40)Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 40)
Halil Yavuz KAYA 
13 Tem 13:08 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Aman Tanrım ! insan artık sevmeyince ne kadar öksürüyordu, ne kadar üşüyordu.

Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 304)Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 304)
Halil Yavuz KAYA 
13 Tem 13:03 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Bugün, belki bana kızacaksınız, fakat yarın bana karşı az çok dostluk duyacaksınız; hem inanın bana, bu bir geçici tutkudan daha iyidir.

Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 269)Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 269)
Halil Yavuz KAYA 
13 Tem 13:19 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Bu ıssız köşede, yalnız Helen ile Mösyö Rambaud'un ayak izleri, bir patika açmıştı. Burası, içinde ölülerin uyuduğu sakin bir dinlenme yeriydi. Yollar, ağaçların silik, korku veren hayalleri ile, içerilere doğru gömülüyordu.

Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 371)Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 371)
Halil Yavuz KAYA 
13 Tem 12:57 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Ben nice itiraflar dinledim, nice gözyaşlarını dindiremedim.

Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 224)Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 224)
Esra'nın Dünyası 
18 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

İşte o sabah, aşk uyanıyordu, ne isim vereceğini bilemediği, karşısında, kendini çok metin sandığı, bir ürpertiden ibaret aşk uyanıyordu.

Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 118)Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 118)
Halil Yavuz KAYA 
03 Tem 22:53 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Sevdalarında o kadar sakin eminlik var ki.... İştahları açık, kalpleri tok, ocaklarından yükselen güzel kokuların içinde gelişiyorlardı.

Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 82)Bir Aşk Sayfası, Emile Zola (Sayfa 82)
5 /