Bilal kamiloğlu

Bilal kamiloğlu
Lisansüstü
Samsun
Karabük
644 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Behice Boran açısından ise, mevcut düzeni ayakta tutan şey, hâkim sınıfların ekonomi ve ekonomi dışı sömürü, baskı ve zorundan çok, emekçi kitleleri, kendilerini sömüren düzene rızayla bağlayan ideolojiydi. "... bir sömürü düzenini ayakta tutan şey," diye yazıyordu Behice Boran, "sadece, sömürücü sınıfların ekonomik ve politik güçlülüğü, ceza kanunları ve polis aracılığıyla sömürülen sınıfları baskı ve kontrol altında tutuşları değildir. Sömürüye dayanan düzeni haklı, hiç değilse tabiî ve normal bir düzen gibi gösteren fikir ve inançların -egemen sınıflar ideolojisinin- sömürülen sınıflarca kabul edilişidir asıl düzeni ayakta tutan"
Sayfa 468·Kitabı okuyor
Düşünce
Askerî, siyasî, ekonomik, mali, ticarî ilişkiler bir bütün teşkil eder ve bütün bu ilişkilerle Türkiye Amerikaya ve Batılı kapitalist dünyaya bağlanmış, bağımlı hale gelmiştir. Bu bağımlılık, askerî, iktisadi vb. zorunlulukların tabiî sonucu olarak değil, eğemen sınıfların politik tercihi, içte kendi çıkarlarına işleyen düzenin ve kendi sınıfsal üstünlüklerinin devamını sağlamak amacıyla meydana getirilmiştir... dış ve iç sömürü birbirine bağlıdır, ikisi birden çözülebilir ancak. Bu nedenle de millî, bağımsızlık için mücadele aynı zamanda sosyalizm için mücadeleyi gerektirir (Boran, 1970a: 300).
Sayfa 462·Kitabı okuyor
Düşünce
Batılı kapitalist toplumların iktisadi ve siyasî nüfuzu altına girmiş olan OsmanlI toplumunda tüccar ve sanayici sermayesi sınıfları gelişmemişti. Bu, Osmanlı toplumunun birinci büyük çelişkisiydi (Boran, ). Osmanlı toplumunun bir diğer büyük çelişkisi, asker ve sivil aydınlar tarafından getirilen yeniliklerin sınırlı kapitalist gelişmelere imkân vermesi, ama hem hızlı kapitalistleşememe hem de Batı kapitalizminin Osmanlı'yı bir tarım ekonomisi olarak tutma isteği nedeniyle esas olarak tarımdaki üst sınıfları güçlendirmesiydi. 1840'ta tımar ve zeamet sisteminin kaldırılışı, 1858 Kanunu ile toprakta özel mülkiyetin tesisi, fiilen toprağa sahip olan sınıfları toplumun en güçlü sınıfı haline getiriyordu (Boran, 1968a: 13-14). Osmanlı toplumunun kapitalistleşme sürecinin üçüncü çelişkisi, bir pazar olarak Batı'ya açılışın ve Avrupa ürünlerinin içeriye sokuluşunun eski düzene Özgü mahallî ticaret ve el sanatları sınıfının işlerini ve statüsünü bozması nedeniyle, yeni dertlerin eski düzenin bozulmasından kaynaklandığı İnancı doğrultusunda gelen değişim direnciydi.
Sayfa 450·Kitabı okuyor
Düşünce
1960'ların sonunda önüne, ilişkileri Türkiye'nin sınırlarını çok aşan Komünizmle Mücadele ve İlim Yayma Dernekleri çıkartılan TİP, 1970’lerde yalnızca taşra illerinde değil, aynı zamanda Ankara ve İstanbul'da silahlı çetelerin başlıca hedeflerinden biri yapıldı. Parti, üye ve destekçilerinin art arda cinayetlere kurban edilmesine ve daha önce partiden kopmuş bazı sol militanların da içine çekildiği silahlı çatışmaların ülke çapında yarattığı koşullara göğüs germeye, bir dar savunma konumuna zorlandı. Kısaca, alabildiğine gerginleşen politik ortam, adım adım bu sürüklenişe direnip esneklik ve kucaklayıcılıkla gerekli politik ortaklıkları ve işbirliklerini kuramayan TİP’i sürükleyip etkisi, kumandası altına aldı.
Sayfa 434·Kitabı okuyor
Düşünce
Cumhuriyet Halk Partisi’ne muhalif bir siyasî yapı oluşturma çabalarının ilk aşamalarında TKP kökenli kimi isimlerin de dolaylı da olsa davet edildiği anlaşılmaktadır. Bundan çok rahatsız olan iktidar çok partili hayatın soldaki sınırını göstermek üzere kimi girişimlerde bulunmuştur. Birbiriyle ilgisiz gözüken kimi olaylar, mesela İçişleri Bakanı Şükrü Sökmensüer’in Meclis'te yaptığı çok gürültü koparan Türkiye’deki komünist faaliyetlere dair konuşma, Tan matbaasının yağmalanması ve Ankara Üniversitesinin basılması aynı düzlemde değerlendirilmelidir. Bunlar aynı operasyonun parçalarıdır, operasyonun hedefi açıktır; Çok partili hayatta komünizme yer olmayacaktır. Ankara’nın bu kararını hayata geçirmesinde yavaş yavaş yükselmekte olan Soğuk Savaş ortamı ziyadesiyle kolaylaştırıcı bir etki yapmaktadır.
Sayfa 314·Kitabı okuyor
Tarih