Sosyoloji kelimesi Comte tarafından beşeri toplumun halinden bahseden ilme isim olmak üzere ihdas olunmuştur. Sosyolojik analizler de öncelikle toplum dış görünüş itibarıyla araştırılmalı, halkın yerleşim yerleri itibariyle dağılımı; köy veya şehirlerde yoğunlaşmanın sebepleri; büyük şehirlerin oluşumuna yol açan ya da önleyen şartlar incelenmelidir. Toplumsal olaylar çok boyutlu olduğu için diğer ilimleri de içerir. Her şeyden evvel, toplumsal olgular olması dolayısıyla din ve mezhep araştırmaları sosyolojiye dahildir. Ahlak, âdetler, hukuki yapı ve nihayet toplumun gelişimini tayin eden İktisadî yapı da sosyoloji ile ilgilidir. Mesela üretim ve refah artışı (ve bununla ilgili olarak ortakçılık, yarıcılık, esnaf, gedik usulü, kooperatifçilik; fabrika, tezgâh veya evlerde üretim), mübadele (ticari kuruluşlar, çarşılar, borsalar) ve gelir dağılımı ile bölüşüme (gelir, faiz, ücret) ait konular iktisat sosyolojisinin alanını oluşturur. Sosyolojinin başlıca konuları bunlar olmakla beraber sınırları genişletmek mümkündür; güzel sanatlar ve dil konusunun da toplumsal unsurlar olması gibi, iktisat ise sanat ve ilim arasında bir yer alır. İktisat sınai hayatın mevcut durumunu, tarihçesini, kanunlarını incelemek yerine nasıl olması gerektiğini araştırmakla meşguldür.