Bilal kamiloğlu

Bilal kamiloğlu
Güzel kitap
9/10
·847 syf.··
2026 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 09:41
Kitabın ikinci cildinde, Akdeniz devletleri ve ekonomileri, toplumları incelerken ve nihayet tarih kavrayışını daha iyi aydınlatmak için denizdeki bütün bu güçlerin karmaşık savaş alanında nasıl etki ettiklerini göstermeve calısırken, ele alınan demografi ve nüfus hareketleri, ticaret ve Amerika'nın keşfiyle altın ve gümüs hareketlerinin seyri ve bu durum yol açtığı ekonomik sıkıntılar, Afrika'nın batısından doğusuna Hindistan deniz yolunun kesfi ve etkileri, imparatorlukların yapısı, toplumlar, bürokrasi, uygarlık ve kültürel yapıları, alışverişler ve savaşları, kumpanyalar ve korsanlık bu cildin başlıca konuları... Osmanlı tarihi için de çok güzel bir kaynak. Ayrıca bir Türk profesörün araştırmalarına bolca yer verilmiş. Bizim için çok doğru değerlendirmeler var.. Türkler Avrupa’da nasıl bu kadar yayıldı, 15. yy sonlarındaki ispanyolların zulmüne uğrayan Moriskolar ve yahudiler meselesi var. Bizim tarihçiler buna değinmezler. Biz yahudileri kurtarıp müslümanları ölüme terk ediyoruz... sokullu Mehmet Paşa bizde çok övülür ama rüşvetçi olduğunu yazıyor.. Alıntılarda başka detaylar da var.
Akdeniz ve Akdeniz Dünyası IIFernand Braudel · Doğu Batı Yayınları · 201737 okunma
Reklam
7/10
·740 syf.··
2026 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 13:22
Kitap kolektif olarak akademisyenler tarafından yazılmış ve konuları okumadan önce her yazarı tek tek araştırırım. Bazılarının yazdıklarının bir anlamı yok gerçekten.. Liberal olduğu söylenen "fikir adamlarımıza" değinilmiş..Normalde Liberalizm, bireysel özgürlük üzerine kurulan bir siyasi felsefe veya dünya görüşüdür. Bireysel özgürlük ve bireysel haklar düşüncesiyle yola çıkan liberalizm, daha sonraki yıllarda farklı türlere bölünmüş... Liberal görüşü savunanlar genellikle ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü, basın özgürlüğü, sivil haklar ve sivil özgürlükler, seküler devlet, liberal demokrasi, ekonomik ve siyasi özgürlük, hukukun üstünlüğü, özel mülkiyet ve piyasa ekonomisi gibi fikirleri destekler... Az gelişmiş toplum olmayı becerememiş ahlaki yönden zayıf halklarda zaten liberalizm pek olmuyor... Burada bir hayal veya tokların açlığı değerlendirdiği bir yazım olmuş."Türkiye, “liberal" çağrılara açık bir topluma, buna karşılık bu çağrılara kapalı bir devlete sahip. Liberal eğilimlerin yarattığı heyecan, devletten kaynaklanan etkili bir söylemle yerini hızla korku ve tedirginliğe bırakabiliyor." demiş ama bizde liberallik rant özelleştirmelerinden ibaret... Üzerine çok konuşulur.. Bizim liberalimiz Besim Tibuk birde..."Bir millet için eksik olduğu yönleri bilmek erdemdir, aksi halde bu eksiklikleri gidermek mümkün olmaz.".
LiberalizmKolektif · İletişim Yayınları · 201316 okunma
6/10
·1112 syf.··
2025 103. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 10:45
Kitap, 2000'li yılların başında kolektif olarak Türklüğe, Atatürk'e ve Türkiye Cumhuriyeti'ne mesafeli (ne kadar kendine aydın diyen insan varsa) akademisyenler tarafından yazılmış.. Bolca fetö güzellemesi var, aralarında bu yüzden hapis yatanlar var... Bugün acaba yine bu düşüncelerle yazarlar mıydı diye düşünmeden edemedim. Bu insanlar düne kadar lozanın 100. yılında gizli maddeler açıklanacak şöyle olacak böyle olacak diyerek yıllarca bir kesim insanı kandırmıştı. Bir sürü vaat verip yerine daha iyisini yapamadığın/ koyamadığın sürece başarısız olursun. Dün eleştirdikleri ne varsa kat ve kat fazlasını kendileri yapmışlar.. Üzerine daha çok şey söylenir de..... "Devlet imkânlarını eline geçiren sağdan ya da soldan seküler kesimler yoğun biçimde yolsuzluklara bulaşırken; özellikle yerel yönetimlerde yönetime ortak olan İslâmî kesimler devlet imkânlarını halkın yoksul kesimleriyle paylaşarak onlarla aynı frekansı yakaladılar. Bu da toplumda bunların şahsında dine ve dinî yaşayış biçimine karşı bir güven havasının doğmasına yol açtı. Bununla birlikte dengesiz gelir dağılımı politikalarının sorumlusu olarak sistemin görüldüğünü unutmamalıyız." demiş..
İslâmcılıkKolektif · İletişim Yayınları · 202121 okunma
6/10
·256 syf.··
2025 89. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2025 10:39
Yavuz Sultan Selim'in 8 sene gibi kısa olan saltanatı yüzeysel anlatılmış.. Çaldıran, Mercidabık ve Ridaniye zaferlerini çok kısa geçmiş.Yılmaz Öztuna'nın içeriği en az olan kitaplarından biri. Safevi Türklerinin Akkoyunları topraklarından kovması ile devletleşmesiyle başlayan kitap; Şah ismail'in politikaları ile devam ederek bazı analizlere yer veriyor. Bir kaç yerde verdiği bilgi ile objektif olmadığını düşünüyorum. 2. Bayezid ve yaşayan kardeşler arasındaki taht savaşları yüzeysel geçilmiş. Nihayetinde savaşı kazanan hatırlanır ve yazılır. Kardeşlerden Korkut'un Osmanlı denziciliğine hizmetlerine kitapta imalar var ama Yavuz tahtın sahibi olduğu için ona yüklenmiş tüm başarı. Yaşayan tüm şehzadeler 40lı yaşlarında ve taht için ne tür oyunlar çevirdiklerine değinilmemiş... Yavuz tahtını; babası ve tüm şehzadelerle savaşarak ele geçirmiş. Kardeşlerini ve yeğenlerini boğdurmuş... Öte yandan başarılı büyük bir mareşaldir. Denizcilik kitapta övüldüğü kadar harika değildir. Nihayetinde Korkut sayesinde Osmanlıya kazandırılan Barbaros kardeşler Akdenizde başarılı fakat açık denizlerde esamesi okunmaz. Çünkü Osmanlı hiçbir zaman açık denizlere açılabilecek büyük gemiler yapamamıştır. Birde Yavuz bütün seferlerini İslam coğrafyasına yapmıştır. Bu seferlere katılmak istemeyen Anadolu beylerinin durumu kitapta anlatılmaz. Yavuz daha çok Rumelindeki Hristiyanları kullanmıştır. Bu seferlerin dönemin ticaret yollarından alınan vergilerle alakalı olduğuna dair yazılan kitaplar var..
Yavuz Sultan SelimYılmaz Öztuna · Ötüken Neşriyat · 2019193 okunma
9/10
·112 syf.··
2025 79. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 11:51
İkinci Meşrutiyet, tarihimizin en fazla dikkati çeken devrelerinden biri olmakla beraber, bu bahtsız demokrasi denemesi, ulaştığı sonuçlar bakımından tarihi olmaktan çıkar, bugüne bağlanabilir. Biz de bu tarihi tablo karşısında ibretle düşünmeye mecbur bir kuşağın çocuklarıyız. Söylemeye dilim varmıyor herşeyi de yazamıyorum ama İngiltere gibi yapsaydık ne olurdu diye düşünmeden edemiyorum. Gerçi bizde hiçbir zaman öyle kültürel birikim olmamış... Nihayetinde cehalet hala en büyük yaramız. Hürriyet, cehaletin bulunduğu yerde gelişemez. Hür millete cehalet yakışmaz. Bilgisizliğin hüküm sürdüğü bir toplumda insan şahsiyetine ve haklarına saygının pek zayıf olacağı ortada... Aydın yok, var olan sorumsuz, ya da yaptıkları yeterli değil.. "Meşrutiyet yaşamak için düşünen, kendine hayat prensibi arayan, sosyal bunaltı içinde bir toplumdur. İkinci Meşrutiyet siyasi bakımdan kısmi ve başarısız hareketlere sahne olmuştur. Fakat, bilhassa siyasi düşünce alanındaki denemeleri tamamen başarılıdır. Zaten büyük değeri de buradadır."
Hürriyetin İlanıTarık Zafer Tunaya · Kronik Kitap · 2023124 okunma
Reklam