“Türkiyemiz bugün emperyalist dünya sistemi içinde bir ülke, feodal kalıntıları halâ bağrında barındıran geri bir tarım ülkesidir. Böyle ülkelerde, ekonomiye ve dolayısıyla politikaya genellikle Emperyalizm-Komprador sermayesi-Feodal ağalık düzeni üçlü ittifakı hükmeder... Türk toplumunun önündeki ilk devrimci adım, bir avuç asalak dışında, proletaryasıyla, küçük burjuvazisi ve aydınıyla, giderek, şu anda değilse bile, güçlü bir devrim hareketi karşısında, kompradorun etkisinden kurtulup bir süre için Demokratik Devrim saflarında yer alması mümkün olan millî burjuvazisiyle, tüm Türk ulusunun, her içtenlikle Türküm!’ diyenin, elele, omuz omuza, güçbirliği halinde gerçekleştireceği Anti-emperyalist ve AntifeodaI Demokratik Devrimdir’. Bugün Türkiye’de devrimci savaş, emperyalizme ve yerli işbirlikçilere karşı, tam bağımsız bir Türkiye uğruna, tam demokratik bir Türkiye uğruna, ‘Demokratik Devrim’ uğruna savaştır”