Demokrat Parti döneminde Halil Öz toprak ile Malatya Müftüsü arasındaki polemik, Alevilerin "cüretinin muhtemel sonuçlarını haber vermekteydi. "Alevinin selamı alınmaz", "alışveriş edilmez", "kestiği yenmez", "köyünden geçen suyla tarla sulanmaz" gibi yerel dinî otoritelerce tembih olunan, cumhuriyetin ilk yıllarında belki bir parça geriye atılmış önyargılar, Demokrat Parti'nin vaadeylediği inanç hürriyetini kullanmaya yeltenen ilk yazılı girişimlerin ardından olanca hışmıyla geri dönmüştü. 50'li yıllar boyunca bu gerilim sadece Maraş ve Malatya 'da değil, Erzurum, Erzincan, Sivas, Yozgat, Tokat, Çorum gibi Alevi ve Sünnilerin "birlikte" yaşadıkları bölgelerde yoğun bir şekilde hissedilmekteydi. Fikret Otyam'ın '60'lı yıllarda Maraş, Malatya yöresine dair tanıklıkları, Alevi-Sünni rekabetinin çokpartili siyaset denemeleriyle birlikte yükselen gerilimine dair uyarılarla doludur.