Adı:
Meyhane
Baskı tarihi:
1974
Sayfa sayısı:
441
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar Yayınevi
304 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Emile Zola'nın yazdığı Rougon- Macquart serisinin 7 no'lu kitabı. İnsan kitabı bitirdiğinde ''insaf artık Zola, bir okuyucuya bu kadar da darbe indirilmez ki ? ''diye isyan ediyor. Ama böyle bir soruya, Zola'nın vereceği cevabın da ''ben ne yapayım, hayatın gerçekleri böyle, ben sadece olabilecek gerçekleri yazıyorum,'' şeklinde olacağını biliyor.

Yazar maalesef serinin bu kitabında da okuyucunun yüreğini dağlamasını muhteşem bir şekilde başarıyor. Kitabı bitirdiğinizde titremekten kendinizi alamıyorsunuz. Kitabın konusu ise alkol yüzünden mahvolan hayatlar.

Kitapta yazar bu defa bize, Antoine Macquart'ın kızı Gervaise (Jervez) Macquart'ın hayatını anlatıyor. Jervez aynı zamanda, serinin 9 ve 13 no'lu kitapları ''NANA'' ve ''GERMİNAL'' in baş karakterleri olan Nana ve Etienne'nin anneleri olduğundan dolayı, Nana ve Etienne'nin çocukluk ve ilk gençlik dönemleri hakkında da bilgi sahibi oluyoruz.

Kitapta, harika bir akıcılık ve sürükleyicilik olduğundan dolayı, çok kolay ve büyük merak içerisinde okunuyor. Hele sonlara doğru artan dramın dozu, acıyla birlikte bu sürükleyiciliği daha da artırıyor.

Gervaise(Jervez), henüz 14 yaşındayken, Plassans'da baba dayağından bıktığından dolayı, önüne çıkan Lantier isimli gençle birlikte yaşamaya başlayarak Paris'e gelir. Çiftin Claude ve Etienne isminde iki çocuğu vardır. Ama bir gün Lantier, ansızın evi terkeder ve gider. İki çocuğuyla birlikte, çok güç şartlar altında ortada kalan Jervez'i çamaşır yıkayıcılığı yaparak sürdüreceği müthiş bir yaşam mücadelesi beklemektedir. İşte, bize kitapta anlatılan esas konu Jervez'in verdiği bu mücadeledir.

Artık alkolün bir aileyi nasıl darmadağın ettiğinin ibretlik muhteşem bir öyküsü bizi içine almaya hazırdır. Sadece bu aile değil, çevrelerindeki insanların da alkol ve yoksulluk nedeniyle içine düştükleri yürek burkan öyküleri kitapta yer almaktadır. Maalesef bütün bunlar, Paris'in o dönemdeki yaşamından kesitlerdir.

Yazar bu kitabıyla ,özellikle alkol konusunda bize gerçekten büyük bir ders, bir ibret ve büyük bir öğüt vermektedir. Ben, alkolün, ne kadar kötü ve zararlı bir alışkanlık olduğunu bundan daha güzel anlatan bir kitap olabileceğini sanmıyorum.

Bizlere alkol konusunda yaklaşık 150 yıl öncesinden, bu derece müthiş uyarılar gönderen bu kitabın, herkes tarafından mutlaka okunması gereken bir eser olduğu inancındayım. Ve kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum.
304 syf.
Meyhane, Emile Zola' nın ŞİMDİLİK okuduğum tek kitabı malesef. Natüralizm akımının Fransa' daki ilk öncülerinden olarak görülen Zola, bu kitabı yüzünden çok fazla eleştiriye maruz kalmış. Çünkü kitapta kendisininde 22 yaşına kadar yaşadığı yoksulluk ve yoksulluk yüzünden batağa batmış, rezil hayatları anlatmış. Yoksulluk yüzünden kopmuş aile bağlarını, yapılan ahlaksızlıkları, bu yoksul şehirlerde, mahallerde yaşayan ayyaşları, sarhoş ve düşkünleri yazması onu okların hedefi haline getirmiş. Bu sebepten dolayı Zola bu kitabı için: "Gerçekleri yazdım, romanın kahramanları kötü insanlar değiller, sadece eğitimsiz ve yaşadıkları ortamın yıprattığı insanlar..." diye savunma yapmış. Ama gösterilen onca tepkiye rağmen kitap fazlasıyla ilgi görüp, hatırı sayılan klasikler arasına girmiş. Gervaise Macquart' ın küçük bir taşradan, Paris banliyösüne gelişini, sıkıntılı durumlardan çıkıp, yükselişini ve tekrar çöküşünü anlatan acıklı bir hikaye. Alkolin bitirdiği hayatları anlatan en iyi romanlardan biri sanırım. Beğenerek okudum.
  • Nana
    7.3/10 (415 Oy)384 beğeni1.976 okunma912 alıntı20,7bin gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (2.751 Oy)2.756 beğeni11,1bin okunma11,3bin alıntı76,6bin gösterim
  • Germinal
    9.0/10 (1.365 Oy)1.357 beğeni3.995 okunma5,7bin alıntı34,7bin gösterim
  • Kırmızı ve Siyah
    8.1/10 (1.084 Oy)1.039 beğeni4.298 okunma7,6bin alıntı42,9bin gösterim
  • Goriot Baba
    8.1/10 (1.544 Oy)1.382 beğeni6bin okunma8,9bin alıntı40,6bin gösterim
  • Dörtlükler
    8.6/10 (2.617 Oy)2.666 beğeni9,4bin okunma26,2bin alıntı52,2bin gösterim
  • Benim Üniversitelerim
    8.1/10 (875 Oy)868 beğeni3.760 okunma6,3bin alıntı19,6bin gösterim
  • Yüzbaşının Kızı
    8.0/10 (2.746 Oy)2.486 beğeni11,1bin okunma4.774 alıntı57,7bin gösterim
  • Kazaklar
    8.0/10 (503 Oy)429 beğeni1.784 okunma1.793 alıntı14,2bin gösterim
  • Delikanlı
    8.0/10 (333 Oy)363 beğeni1.478 okunma5,1bin alıntı19,5bin gösterim
304 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Şu an kendime o kadar kızıyorum ki emile zola ile bu kadar çok çok geç tanıştığıma :( bir kitap bu kadar mı doğal, akıcı ve yaşamın içinden yazılır.Bir yazar yaşadığı bir dönemi nasıl birebir okurun gözünde canlandırır ya bilemiyorum gerçekten.
Sanki bende o karakterlerin arasında yaşadım o sokaklarda bende onlarda yürüdüm gezdim.Yazım tarzına, dilinin akıcılığına ve karakterlerin tasvir edilmesine hayran kaldım diyebilirim.Sanki zaman makinesine bindim ve 1800 lerin paris yaşantısına adım attım. Sonu da öyle hüzünlü bitti ki son sayfalara doğru onu bile tahmin edebiliyorsun.
Sevgili jervez senin namusluluğuna, sevgine ve sadakatine hayran kaldım.Her hali gördün ve yaşadın ama yine de dimdiktin sana tek kelimeyle hayran kaldım.
Sanırım hemen diğer kitaplarını da alıp okumayı düşünüyorum zolanin
İyi okumalar.....
480 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Bir zamanlar hakkında çıkan dedikodulara kulak asmamak ve kitabı okumak gerekiyor. Alkol kullanan biri olarak, kitabı okurken alkol aradığım olmadı. Yani alkole özendirmek yerine bence insanların yaşadığı sefaleti, dedikoduyu, fesatlığı, açlığı ve yok oluşun sebebinin alkolden kaynaklandığını anlatmış yazar. Okuyunca ne demek istediğimi daha net anlayacaksınız.

Emile Zola çok iyi bir yazar, kitaplarını okurken yaşıyorsunuz, çünkü çok fazla detay veriyor. Bazen detaylar insanı sıkabiliyor tabiki ama derinlere girmenin en güzel yoluda bu detaylardan geçiyor.
530 syf.
·29 günde·Beğendi·9/10
Klasik kitaplardan hoşlanıyorsanız tam size göre Emile Zola'nın yormayan betimlemeleri, akıcı anlatımı...yaşadığı dönemin yemeklerini, sokak yaşantısını hatta cenaze törenlerini bile sıkmadan geri planda anlatması çok hoş ama bu hoşlukları mükemmel şekilde çeviren Cemal Süreya'nında hakkını vermek gerek....Okumak isterseniz Cemal Süreya çevirisinden şaşmayın derim...
352 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
#meyhane #emilezola
****Aşırı dram içerir. 14 yaşında babasının dayaklarından kurtulmak için evden ayrılan Jervez'in acı dolu hikayesi.Dedikodu, aldatma, alkolizm, fakirlik, aşk, nefret, şiddet kısaca her şeyi bulabileceğiniz bir kitaptır. Yazarın anlatımı sıkıcı değil ve gayet akıcı olarak okunmaktadır. Eşyaya ve insana hayatın adanamayacağı gerçeğini yüzümüze vura vura öğretiyor. Hayatımızdaki herkes bizimle yolun sonuna kadar gitmek için yanımızda yer almıyor, sadece varacakları yere kadar eşlik ediyorlar. Çıkarlar doğrultusunda sevgi, aile ve iş ilişkileri oluşmaktadır.Kitap isminden de anlaşılacağı gibi çoğunlukla mekân olarak meyhanelerde geçiyor.
Kitabın sonlarında acı daha da şiddetini arttırıyor.
Kitaptan bazı alıntılar;
##Çalışmak, aç kalmamak, başını sokacak bir yuvaya sahip olmak ;çocuklarını büyütmek ve yatağında ölmek. İnsana, mutlu olması için bunlar yeterlidir.
##Yorgun ve halsiz görünmek, zengin kadınlara özgüdür. Fakir insanların yatakta geçirecek zamanları yoktur.
##Çalışan ve kazanan insan, esir olmaz. Çalışmayan ve kazanmayan bir insan ise başkalarının sırtından geçinen ve onların haklarını çalan bir hırsızdır.
##Bir erkeğin dostluğu, bir kadının aşkından daha sağlamdır.
##İnsanlar, biraz da kendi kendisinin doktoru olmalıdır.
##Kurtlu bir tek meyvenin, bir sepette olanların hepsini çürüttüğü gibi bu kızların ;içindeki ahlaksız birinin, diğerlerini, aynı şekilde bozacağından kuşkulanılamazdı.
##İnsanların ölümü seve seve aradıkları zamanlar da oluyormuş.
##Günün birinde herkes ölecek. Hiç kimse ne önde, ne de arkada kalır. Toprağın altı, herkese yetecek kadar geniştir.
##Ey geçici dünya, kimisi bir an önce gitmek ister;kimisi senden ayrılmak istemez.
****Şiddetle Okunması gereken kitaplardan dır, tavsiye edilir.
365 syf.
Kitap 1877 yılında yazılmış naturalizmin öncülüğünü yapan bir kitap parıs jervez ve ailesinden yola çıkarak işçilerin, insan yaşantısını bütün acı gerçekliğiyle aktarmıştır.
352 syf.
#meyhane Paris’in kenar mahallelerini yoksulluk ve yaşam kavgası, alkolizm ve sefalet üzerinden mercek altına alan natüralist bir başyapıttır.#emilezola'nın işçi ve emekçilerin güçlüklerle dolu yaşamını yalın bir şekilde ele alması o dönem çok eleştiri almıştır fakat
yazar eleştirenlere karşı kendini şu sözlerle savunmuştur.
"Gerçekleri yazdım; romanın kahramanları kötü insanlar değil, sadece eğitimsiz ve yaşadıkları ortamın yıprattığı insanlardı."

Bu eserde; bir işçi ailesinin kaçınılmaz düşüşünü içkinin ve aylaklığın neticesinde aile bağlarının çözülüşü, fazla içli dışlı yaşamanın yol açtığı pislikler, dürüstlük duygusunun yitirilişi ,namus duygularının giderek unutulması sonucunda ortaya çıkan utanç ve ölüm gibi konular ele almıştır. Ders niteliğinde bir klasik olduğunu düşünüyorum ve kesinlikle okumalısınız diyorum
Huzurlu pazarlar dilerim ☺
304 syf.
Kitabı başladığım gibi bitirmemin iki nedeni var: Birincisi, yazar önsözünde belirttiği gibi, anlaşılmak istiyor. Yazarın bir derdi var; içinde yaşadığı toplumun kokuşmuşluğunu, berbat ahvalini herkes görsün, bilsin istiyor yazar, yalnız olmadığını bilmek...

Öyle bir toplum ki cehalette sınırı aşmış, ahlaksızlık diz boyu; bir sanatkar, bir edebiyatçı nasıl göz yumabilir ki buna? Elinden gelen tek şey yazmaksa, yazmalı tüm çıplaklığıyla.

Kitabı bitirmekteki ikinci nedenimse Cemal Süreya çevirisi olması; akıcı ve bir o kadar da edebi, yer yer Cemal nükteli. Okuduğum ilk Cemal Süreya çevirisiydi ve kendisine haksızlık etmek istemedim. Yer yer sıkıcılaştı kitap benim için; belki de o içki masalarında hissetmek bunalttı, o iğrenç muhabbetler sıktı ruhumu.

Eğer bozulmuş yaradılışlı insanların içindeyseniz siz de eninde sonunda bozuluyorsunuz; kurtulma şansınız yoksa bataklığa onlarla beraber gömülüyorsunuz, Gervaise bana bunu öğretti kitapta. Eğer paranız pulunuz yok ise, kendinizi kurtarmanız imkansıza yakın. Kitabın anafikirlerinden biri de para, para, para...

Tabii asıl anafikir içkinin "bir yudumdan zarar gelmez"le başlayıp bir şişeye, oradan da bir hayata evrilmesi. İş kazası geçiren bir koca, suçu hayata yükleyip kendini avareliğe, alkole vuruyor ve pislik içindeki hayatı onda öyle bir alışkanlık haline dönüşüyor ki ölümü de bir o kadar vahim oluyor. Bkz. Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz.
531 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yaşanan olayların, alkolizm, dedikodunun, yoksulluğun dibi ve yoksulluğun zirvesinde yaşandığın da kral gibi yaşadığını sanan bir kesimin günümüz de sadece perde örtülmüş bir halde yaşandığını düşünüyorum.O perdeyi kaldırdığımız da karşımıza çıkıfak manzaranın günümüze uyarlanmış hali ile karşılacağız.Birbirimize olan nefretimiz,dedikodularımız,paraya düşkünlüğümüz ve aldatmalarımız...Yazarın da belirttiği gibi olayları bütün çıplaklığı ile önümüze serilmiş harika bir roman.Aslında kitabı bitirdiğim de hayatın ne kadar gelişmiş olduğunu görüp insanlığın hala aynı halde kaldığını gördüğüm de çok üzülmüştüm.Bilmiyorum benim düşüncelerime katılan var mı?
Herkes elbet buradan geçer, itişip kakışmak fayda etmez, herkese yer vardır. Acele etmek de salaklık olur, zira acele ettikçe geç kalınır.
Emile Zola
Sayfa 270 - Cilt 2
Her insan bu yolun yolcusudur... itişip kakışmaya hiç gerek yok, herkese yetecek kadar yer var nasıl olsa... Hem acele etmek aptallık olur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Meyhane
Baskı tarihi:
1974
Sayfa sayısı:
441
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar Yayınevi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları