Puan vermedi·218 syf.····Okunma: 30 Eylül 2024 21:07 Dostoyevski sevdiğim yazarlardan biri olduğu için kitaptan övgü ile bahsedicem. Çünkü ne yazsa okurum dediğim bir yazar.
Kitabın içeriğinde Beyaz Geceler’in yanı sıra hepsi 1848 yılına ait Başkasının Karısı ve Yatağın Altındaki Koca, Noel Ağacı ve Nikah, Haysiyetli Hırsız, Yufka Yürekli öyküleri de yer almaktadır. Beyaz Geceler aynı zamanda kendine has duygu dünyası ve bir şehri ele alış biçimiyle de öne çıkmayı başarıyor.
Beyaz Geceler de kahramanımızın adını asla öğrenemesek de, yazarımız bize onu tek kelime ile anlatıyor aslında; Hayalperest.
Dostoyevski St. Petersburg’un ilk gecesini “harika bir gece” olarak tanımlıyor. Hatta o kadar harika ki bu gece, ancak gençken yaşanabilecek gecelerden biri ona göre. Sekiz yıldır St. Petersburg’da olmasına rağmen Hayalperest, oldukça yalnızdır. Kelimenin tam anlamıyla yapayalnız. Ağlayan bir kadınla, Nastenka ile tanışır. Uzun bir süre sonra biriyle konuşma ve kendini anlatma imkânı bulmasına rağmen kendisinden “ben” kelimesiyle bahsetmez Hayalperest ve özne olarak “hayalperest” kelimesini seçerek kendini anlatmaya devam eder; “Benim bir hikâyem yok” demesine rağmen. Aslında en güzel hikâyelerin yalnızlar tarafından anlatıldığını kanıtlarcasına. İkinci gecede Nastenka hikayesini anlatmaya başlar. Kör nenesi ile küçük bir evde yaşıyordur. Nenesi gelir olması için üst kattaki odayı kiraya vermeye karar verir. Genç kiracıya karşı bir şeyler hissetmeye başlar. Bir gün karşısına geçip, onunla her yere gideceğini yeter ki bu hayattan kurtulmak istediğini söyler. Kiracı ise bunu kabul etmez ona beklemesini ve geri döneceğini söyler. Kız gerçekten bir sene boyunca onu bekler. Nastenka kahramanımız ile kiracıya bir mektup yazmaya karar verirler. Kahramanımız içten içe genç kıza aşık olmuştur ama bunu söyleyemiyordur. Yine de kız üzülmesin diye o mektubu yerine iletir. Bir başka gece kahramanımız artık dayanamaz ve aşkını itiraf eder, genç kız buna karşılık verir ama beklenmedik bir sürprizle karşılaşır. Devamında olacaklar kahramanımızın kalbini kırar.
Dostoyevski’nin diğer eserlerinden farklı olarak daha coşkun bir üslubu barındırmaktadır. Gözlemleri ile tanınan Dostoyevski bu eserinde de gözlemlerini dile getirmiştir. Aşka bakış, yalnızlık, gerçek hayat ve hayal dünyası, St. Petesburg/şehir hayatı… yansıttığı gözlemlerden bazılarıdır.
Okumaktan keyif aldığım bir eser daha.
Okumanızı tevsiye ederim.
Keyifli okumalar…