size @bgmfirat kaleminden çıkan ve aşık olduğum #BunuKonuşmuyorduk ile geldim. Kitabı okumama vesile olan @vegaabooks 'a teşekkür ederim.
Bir solukta okuduğum, bir insan ne kadar kötü olabilir ya diye sorguladığım, yer yer üzüldüğüm ve karakterlere sinirlendiğim bir eser oldu benim için. Kadın karakterin teslimiyetine ve vakarlı duruşuna hayran kaldım.
Büyük bir aşkla evlendiğiniz adamı aslında tanımadığınızı cenazesinde öğrenseniz nasıl hissederdiniz?
Ana karakterimiz bir kadın ve kitabımız kadının üniversite 2. sınıfta eşiyle tanışması ve okulu bırakarak onunla eklenmesiyle başlıyor. Evliliklerinin başında aşklarını yaşayıp, birçok yeri gezen çiftimiz adamın yurt dışından aldığı iş teklifi ile değişmeye başlıyor. Adam, bu işe girdikten sonra kadına ve oğluna vakit ayırmamaya ve onları küçük görmeye başlıyor. Adam uzun bir süre sonra işten eve döndüğü bir gece ansızın ölüyor. Ve kadın karakterimiz, adamın tek kötülüğünün onları umursamadı sanarken aslında cenazeye gelenler ile daha da kötü birisi olduğunu duyuyor. Burdan sonraki kısmı cenazede bulunan iki meleğin bakış acısı ile okuyoruz. Karakterlerin isimlerinin olmaması, ilişkilerdeki dinamikler, herkesin bir şeyleri bilirken iş işten geçtikten sonra dile dökmesi, sırf onun kötülüğüne maruz kalmamak icin sessiz kalışları veya kabullenişleri gercek hayattan birisini okuyormuşum gibi hissettirdi ve beni etkiledi.
Bazı yerlerde kitabın içine girip kadına sarılmak istedim. Bazı yerlerde ise cenazeye gelenlere fazlasıyla sinirlendim bunları neden daha önce anlatmadılar diye çok kızdım.
Özellikle ölen adama o kadar sinirliyim ki anlatamam, bir karakter ne kadar kötü olabilirse o derece kötü. Çiftçiye ve ailesine yaptıklarına çok üzüldüm ama sonra dedim ki kendi ailesine, çocuğuna acımayan başka ailelere acır mı hiç?
Fazlasıyla etkilendiğim ve beğendiğim bir eser oldu. Her bölümden önce ayetler olması, bölüm başlıklarıyla içeriklerin uyumlu olması kitabın hoşuma giden diğer yanları oldu.