Puan vermedi·110 syf.····Okunma: 03 Ekim 2024 16:05 Herkesin bir sınır çizgisi vardır, o çizgi aşıldı mı davranışlar da değişir. Peki ama biri sizin tüm sınırlarınızı ortadan kaldırıp, bunu kendinde hak olarak görürse? İşte o zaman ancak güçlü olanlar karşı durabilir. Ayşegül Ayan Çizgi eseri de, işte bu güçlü duruş…
Evliliği oğlu sayesinde güzel bir kadının başına akıl almaz olaylar geliyor. Eşi boşanma davası açıyor, hayatı altüst oluyor. Ama Alaca yine de oğluyla hayata tutunuyor. Çünkü güçlü olmak ve devam etmek zorunda. Ama kötü olaylar onun peşini bırakmıyor ve acımasız bir tuzağa düşüyor. İşte o zaman insanların maskesi düşüyor ve kâbus başlıyor…
Kısa ama çarpıcı ve bir o kadar da etkileyici bi romandı. Kadın olmanın başlı başına zor olduğu bu yaşamda, bir de kötü insanlara denk gelmek en kötülerinden biridir. Ayşegül Hanım da bunu odağına alarak Çizgi romanını yazmış. Kötülerin birlik olduğu, kadının hürriyetinden yoksun kılındığı ve tüm yaşam hakkının yok sayıldığını bu eserde, yaşam haklarının ve kişisel sınırların önemi çarpıcı bir şekilde aktarılmış.
Güçlü kadın profilini emek emek işlemiş olan yazar, tüm zorluklara rağmen umudu kaybetmememiz gerektiğini hatırlatıyor. Bazen hayatımız için, bazen ise canımızdan çok sevdiklerimiz için. Hayat hem zorlukla hem de kolaylıkla iç içedir…
Realist olan Çizgi eserinde hayatın sadece acı gerçekleri var, bir kadının gözünden. Bu yüzden fazla empati mi yaptım yoksa eser mi duyguları iyi aktarmış bilmiyorum ama her olayda çok etkilendim. Yer yer cam kırıkları bana battı da, hissedilen bir umuda bel bağladım sayfaların başında. Öyle acı dolu bi’ okuma oldu ki, en sonunda bile buruk kaldı gülümsemem…
Kadının dostu her zaman kadın değildir. Çevremizdeki herkes iyi değildir. Sınırlar tüm insanlar için mühimdir… Okunması ve okutulması dileğiyle. Yazarın kalemi daim, okuyucusu bol olsun.