Puan vermedi·128 syf.··
2022 1. kitabı
Anayurt oteli 1973te yayımlanmış olup edebiyatımızın modernist yazarlarından olan Yusuf Atılgan‘ın ikinci romanıdır. Yusuf Atılgan aslında az yazmış ama iz bırakmış bir yazar. İki romanı var aylak adam ve Anayurt oteli birde ölümüyle yarım kalan canistan, iki de öyküsü. Bu az yazmasının sebebini aslında yazdığı her şeyin çok planlı ve düşünülmüş olmasına bağlayabiliriz. Yazarın Bodur Minareden Öte adlı hikaye kitabı kentten, kasabadan ve köyden olmak üzere üç bölüme ayrılır. Bu bölümler Atılgan’ın romanlarında da göze çarpar. Yazarın ilk romanı Aylak Adam bir kentlinin romanıdır. İkinci romanı Anayurt Oteli’nde ise olaylar bir kasabada geçer. Son romanı olan Canistan bir köy romanıdır. Bu üç kesimin insanları ve hayatı romanlarında ustaca anlatılmıştır. Her kelimenin ve cümlenin üzerinde düşünüldüğü, bunların özenle seçildiği açıkça görülebilir. Romanının her cümlesini ‘Yeniden yeniden yazdığı’ söylenmiştir. Bu titizliği yüzünden, bir ömür boyu iki roman verebilmiştir. kendisi de ‘Bence roman, şiir gibi yazılır. Romanda deyişin çok büyük önemi var.’ der. Bu da onun üslupçuluğunun bir göstergesidir. Anayurt oteli Psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temasını işler kapalı ve oldukça da karamsardır. Roman tekdüze yaşamı, iletişimsizliği, kopuk ve yozlaşmış toplumu ve bu toplumun, yaşamın tükettiği insan tipini ele alır. Benim için anayurt oteli zor bir okumaydı çünkü anlatılanlar aslında ütopik değil, gözlerimizi çevirsek de yanıbaşımızda olan durumlar. Bu tekdüze yaşamlar, tüketilmiş hayatlar, anlamsızlık, umutsuzluk çok hayatın içinden ve belki türkiyede onlarca kasabada onlarca anayurt oteli var, Zebercet var. Zebercetin hayatına şahit olduğumuz her şeyin olağan, tekdüze ilerlediği otelde “gecikmeli Ankara treniyle gelen kadın” bir gün konaklar ve gider. Bu aslında romanın ve Zebercetin monoton hayatının kırılma noktasıdır. Zeberceti belki de hayatında ilk defa ümitlere, düşlere sürükler. Zebercet bu kadına âşık olur ve o günden sonra devamlı onun bir daha geleceği günü bekler fakat kadın hiç gelmeyecektir. Zebercet’in hayatında her şey değişmiştir. Mesela başlarda otelden pek seyrek çıktığından bahsedilirken hatta 6 ayda 1 gittiği hamamda bile çok huzursuz olduğundan bahsedilirken artık sık sık dışarı çıkar olmuştur. Alışık olduğu bıyığını bile kesmiştir. Gitmediği yerlere gitmeye başlamıştır. Fakat Zebercet bu toplumun istenmeyen ve dışlanan bireyidir, o tabiri caizse ana rahminden bile dışlanmıştır ve yedi aylıkken dünyaya gelmiştir. Zebercet sevginin kaynağı anneyi yitirince bu dünyada “yapayalnız” kalmıştır. Askerlikte de dışlanır ve kullanılır. Bu olumsuz hayat içinde Zebercet “tükenmiş bir bireydir.” Bu durumda kapıldığı umutsuz bir aşk bile onu bu tükenmişlikten kurtaramaz Önce katil olur sonra da kendini mahkum ettiği tekdüze hayattan intihar ederek kurtulur. Kendini asarak hayatını sonlandırır. Belki onun için kurtuluş bu olmuştur.
1000Kitap
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
·
107 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.