Kitabı ilk okumaya başladığımda bana ağır gelmişti, okuma hevesim yoktu lakin kitabın sayfalarını geçtikçe dostoyevskinin kalemine hayran kaldım.
Ana karakter prens myshkinin saflığı ve masumluğuna rağmen yaşadıkları insanı kitabı okumaya sürüklüyor.
Kitap prens myshkinin iki kadın arasında kalmasından dolayı aşk romanı olarak geçiyor olabilir lakin bana pekte öyle gelmedi. Kitap aşktan çok çürümüş bir toplumda dürüst bir insan olarak dünyada yaşamanın ne kadar zor olduğunu ve insan psikolojisini derinlemesine anlatıyor.
Kitapta ise prens mhyskinin dürüst olduğu için budala adını alması söz konusudur.
Ben bu kitapta dünyada saf ve masum olmanın çürümüş bir toplumda budalalık olduğunu birçok kez fark ettim.
Prens myhskin ise bu çürümüş toplumda iyi yürekli saf birisi olarak kalmaktadır
Kitabı okumanızı öneririm benim için etkileyiciydi.
okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
Budala