" BU MİLLETE, BU VATANA BİR DAMAR DOLUSU KANIMIZ FEDA OLSUN! "
Sözüme vatan toprağı uğruna tüm hayallerini, her şeyini bırakıp cepheye koşmuş olan aziz şehitlerimizi anarak başlamak istiyorum; hepsinin ruhu şâd olsun, Rabbim bu dünyada yarım kalmış hayatlarını cennetiyle ödüllendirsin. Yarım kalan aşklar, evlatsız kalan ana babacıklar, yetim öksüz kalan yavrucaklar, yıkılan hayaller hayatlar... Yaptıkları büsbüyük fedakârlık için hepsinden Allah bin kere razı olsun!
Kitaba gelirsek eğer bu kadar güzel olan konuyu bu kadar samimiyetsiz, basit, edebiyattan uzak bir şekilde kaleme aldığı için Sinan Akyüz'e hem çok öfkeliyim hem de çok şaşkınım. Kalemini bildiğim ve sevdiğim yazarın, çok güzel anlatabileceği eserini ilkokul seviyesinde yazması ve gereksiz uzatmalar yapması, kendi içinde birçok kez tekrara düşmesi beni gerçekten çok yordu. Diyaloglar hiç doğal değildi ve kelimeler, cümleler sürekli tekrar halindeydi. Kitabın son 30 40 sayfasında Sinan Akyüz'ü hissedebildim sadece. Kitabın sonlarına doğru gözyaşlarıma hakim olamadım. Özellikle Geometri öğretmeni Bedros Efendi'nin yoklama aldığı son sayfalar yüreğimi dağladı.
Kitabın okunmasını tabii ki tavsiye ederim ama edebiyar anlamında beklentinizi yüksek tutmayın. Konu hepimizin bildiği ve unutmaması gereken bir konu olduğu için de okumamız gerekiyor bilhassa.