Klasik eserlerden beklenilen özelliklerin tersine; sade bir dil ve derin bir anlam dünyasından ziyade, mizahi bir anlatım okuyucuyu karşılıyor.
Hayatın, ayrılık gibi hüzünlü bir kısmının yansıtılmasından sonra, beraberinde gelişen olaylar silsilesinde yaşananlar; kolay kolay akla gelmeyecek bir senaryo olduğu gibi yazıldığı dönemden taşıdığı izlerle de bir bütünlük oluşturmuştu.
III.Perde’nin birinci sahnesinde meydana gelen konukseverlik ve ikram tartışması Shakespeare’in, net bir şekilde ‘‘Maddiyat mı, maneviyat mı?’’ sorusundaki fikrini yansıtıyor. Yine III.Perde’nin ikinci sahnesinde: Dünyanın siyasi durumunu, devletler arasındaki çekişmeleri ve refah durumlarını şişman bir kadın vücudunu kullanarak tasvir etmesi hem komik hem de ilgi çekiciydi. Henüz 16.yy’da yazılan bu eserde sanatın topluma hizmet etmesi hoş bir durum.
Genel manada arı bir dile sahip, satırları mizahi imgelerle doldurulmuş bu eser, sıradan edebî eserlerden üstün nitelikler taşıyor. Bu yönüne rağmen çok geniş bir kitleye hitap ediyor. Günümüz sinema ve film sektörünün içine düştüğü bataklığı göz önüne getirdiğimizde, daha kaliteli ve tercih edilebilir durumda bir senaryo gözüyle de bakılabilir. Yapımcılara duyurulur (:
‘‘Kızkuşu yuvasından uzaklaştıkça feryat edermiş. Dilim onu lanetlerken, kalbim onu davet ediyor.’’ (s.49)
Yanlışlıklar KomedyasıWilliam Shakespeare