·450 syf.····Okunma: 06 Ekim 2024 09:13 Kitap, yaratıcıya küskün Avrupa insanının dine alternatif olarak geliştirdiği psikoloji biliminin Freud, Jung vb. babaların söylemleri bağlamında günümüze değin gelişim ve değişim sürecini ele alarak başlıyor.
Mustafa Merter, Batı dünyasına yön veren psikoloji binasının ve yeni oluşan kendini aşırı önemseyen enaniyet odaklı insan modelinin temelinde Aydınlanmayla birlikte ortaya çıkan ruhsal sorunları ruhu dışlayıp akılla çözmeye çalışan, maneviyatı dışlayıp bilinç dışıyla çözmeye çalışan sorunsalın yattığını gözler önüne seriyor.
Kitabın ana düşüncesi olarak; manevi iç alemlerden habersiz modern psikoterapi ekollerinin ortak yanının nefsin alt katmanlarına ışık tutarak insanoğlunun narsistik gelişimine zemin hazırladıklarını savunurken, kurtuluşun İslam ve tasavvuftan ilham alan psikolojinin maneviyatla uzlaşması neticesinde yaşanabileceği belirtiliyor.
Yazar, yaşanacak bu değişim sonucunda psikolojinin, kendisine inanmayan, potansiyelini ve gelişim sırrını bilmeyen insana kendi muazzamlığını ve ahseni takvim olarak yaratıldığını bir ayna gibi gösterip hayat yolcusu insana nefsin çok katmanlı yapısında ki yukarıya doğru çıkış serüveninde kendi kendini bulması ve nefsini bilmesi için destek olacağını söylüyor.
Yazarı kitapta üstünde durduğu konular ve düşünce yapısı bağlamında taktir etsem de okuyucunun daha fazla fayda sağlaması adına tasavvuf ve psikoloji alanlarında bilgi sahibi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle ilgili konulardaki terim yoğunluğundan kaynaklı bazı bölümlerde okuyucu konudan kopabiliyor.
Genel okuyucu kitlesi için bilgi sahibi olmak adına okunabilecek bir kitap olarak görsem de özellikle psikoterapi alanına merakı olan ve bunu meslek olarak yapanlara kesinlikle tavsiye ederken bu kitabı mutlaka okumaları gerektiğine inanıyorum.