Merhaba sevgili okurdaş. Nasılsın?
İncelemenin fırından taze çıkmış maya taşıyla harmanlanmış vakti geldi. Bir geleneğin vücut bulmuş hali olarak ellerimize aldık maya taşını. Yazarının karşı mahalleye bir koşu gidip gelmesiyle yorulduk zaman zaman.
Bütün yorgunluğumuz bir çiğdem usulünce geçti küçürek öykülerde. Sen gidince ne oldu biliyor musun diye sordu yazar okuruna. Ve okur sen gittin ya, sensizlikten gayrı daha ne olsun diyerek cevap verdi yazara. Aklı selimlik içinde yer yer deliliği yudumladık, yer yerse kana kana suyunu içtik çeşmelerden. Arabalar aldık, 50 kuruşluk vakitler bıraktık ardımızda. Bazı yanlış anlamalar yerini tebessüme bıraktı nazarımızda.
Velhasıl kelam, yazarımızın eteğinden döktüğü taşları topladık göz ve el yordamıyla. Bazımız durdu, baktı kaldı. Bazımız da anlamlandırdık her dem. Birçoğumuz ise tebessümle gelen katkıları karşıladık kapıda.
Günümüz öykü sever ve kalemi kuvvetli yazarlarımızdan Mutlu Özçelik bu güzel kitabı için teşekkür ediyorum. Değerli dünyasından ve düşünceleri benimle, bizlerle paylaşmış olduğu için minnettarım. Bundan sonraki kitaplarını dört gözle bekliyor olacağım. Artık bu savaş bilginin, kalemin ve kağıdın savaşı olsun.
Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.