·212 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Kasım 2017 17:51 Okuma ve yazmanın sırları üzerine hazırlanmış, eğer ilginiz varsa bu tür konulara ilgiyle okuyabileceğiniz bir kitap.Notos Kitap ve Semih Gümüş iyi bir eser koymuşlar ortaya.
Gelelim kitaba.Adından anlaşılacağı üzere iki bölümden oluşuyor:okumak-yazmak diye.Sanırım okuma kısmını yapabildiğim için kendi adıma daha çok beğendiğim bir bölüm oldu.Ama yazmak kısmı da kesinlikle okuyanına çok şeyler katar.Okumanın bir yaşam biçimi, ekmek yiyememek gibi bir şey olduğunu söyleyerek başlıyor kitap ancak bu ülkede ömrü boyunca bir tek kitap bile okumamış olanlar da unutulmuyor.Sadece yazarların değil okurların da kültürlerin taşıyıcısı, yazdıklarımızın bir damla ama okuduklarımızın denizleri keşfetme olduğu gibi güzel cümlelere yer veriyor.Neleri, nasıl okumalıyız mesela diye soruyor.Ardından edebiyat derslerinin asıl yanlışının bu sebeple kuralları öğretirken okumayı öğretememesinde buluyor haklı olarak.Okumak ile edebiyatı birbirinde tabii ki ayrı tutmayan yazar bizi uçan halının üzerine sadece edebiyatın çıkarabileceğini, sözcüklerin her devirde zalimleri korkuttuğunu çünkü okumanın ve edebiyatın güç verdiğini söylüyor.Hızlı ve yavaş okumayı karşılaştırıyor.Okuduklarımızı yorumlama farklılıklarımızdan bahsediyor.Bu arada popüler edebiyatı da unutmuyor.Bu konuda çok sevdiğim şu cümleler geçiyor: "Popüler edebiyat hayatın yanlış tercümesidir ve ün, edebiyatın bir katmanı değildir.Çünkü edebiyat orada yaşanmaz."Popüler dediğimiz yazarların başarılarını yere göğe sığdıramayanların Faulkner'ı, Vüséat O. Bener vb. yazarları nereye koyacaklarını soruyor.Kısacası edebiyat olanla olmayanı aratıyor okuyucuya.Kitap/E-kitap, kitap yakmanın vahşiliği,en çok satanlar listelerinin sığlığı bölümde değinilen diğer konular.Ayrıca bu bölümün sonunda okurlarına önerebileceği bir kitap listesi de hazırlamış Semih Gümüş.İyi etmiş.
Yazmak kısmında yazarlık tutumlarından, yazar ile sokaktaki insan arasındaki farktan,yazarken anlaşılır olup olamamaktan,yazarken kısa ve uzun cümlenin işlevlerinden, üçüncü kişili anlatımdan,vb.birçok konuya değiniyor.Ama noktalama işaretlerinden pek hoşlanmayan biri olarak sanırım en çok son kısında yer alan "Nokta ile Virgül" başlıklı yazıyı beğendim.Edebi metinler için nokta ile virgülün yeterli olduğu diğer noktalama işaretlerinin yazıda göze fazla battığı,anlamı böldüğü düşüncesi beni kendine çekti.Son bir öneri olaraksa yazarımız ödül kurumunun sahteciliğini, genç yazarların eğer bu ödül peşine düşme kaygısından kurtulabilirlerse asıl yazarlık yolunda yürüyebileceklerini söyleyip diyeceklerini bu kitap için bitiriyor.