Uzun zaman olmuş bu kadar güzel bir kitap okumayalı...İnsanın içine işleyen zeka ürünü bir hikaye...Duygulandırıcı, hayatın içinden.
Bilmemek mi daha kötü yoksa bilmek mi daha kimseler bilememiş bunu.Zekanın azı mı yoksa çoğu mu, her şeyin bir dengede olması mı yoksa dozu mu önemli, gelin beraber okuyalım.
Kendinizi ait hissetmediğiniz ya da bir ortamdayken birden ben neden buradayım dediğiniz oldu mu...Zeka seviyesi normalin çok altında olan biri ile zeka seviyesi çok yüksek olan biri hangi ortama ayak uydurabilir.
Çok düşük bir IQ ile doğan Charlie bilim adamlarının çalışmaları ile müthiş bir zekaya kavuşur.Bu çalışma Algernon adında bir farede test edilmiş ve başarılı olmuşlardır.Bu deney son derece önemli bir buluş olarak görülmüş hatta bilim dünyasında infial yaratmış. Ta ki Algernonda ani bir gerileme görülene kadar.Acaba Charlie'de de aynı durum olacak mıydı?
Okumadan bilemeyiz.
Hayatını destek olmadan yürütemeyen özel gereksinimli bireylerle hayatımızın bir çok yerinde karşılaşmışızdır peki empati yapıyor muyuz ya da onların da bir birey olduklarını duyguları olduklarını gözardımı ediyoruz..
Bu kitabı okurken bilim kavramının bizlere umut ışığı olduğunu ve hayatla bağları koparılmış insanların tutunmaya çabasına umut ışığı diyorum, çünkü umut her zaman vardır...
Duygusal açıdan bir dram, konusu bakımından bilim- kurgu ama bana soracak olursanız toplumsal bir kitap. Herkesin okuması ve okuyan herkesin kendisine bir şeyler katacağı bir eser.
Bu arada kitabın sonunda ağlayabilirsiniz mendiliniz hazır olsun...Ah Charlie üzümlü kekim...
Zeka kazandıkça duygusal farkındalığı artan kahramanımızın akıl ve kalp çatışmasını okuyacaksınız.
Bütün bunları öğrendim ve artık geri dönüşü yok...Cahillik bir zamanlar sonsuz mutluluktu.Bilinç ise zarar verir.
Eser algıyı,olguya,olguyu da bilince dönüştürme çabasını ve yolculuğunu önüne gelen tüm duyguları empati ile birlikte bir sel gibi alıp götürür. Selde boğulmadan ama almamız gerekeni de almak ümidiyle.
Yazarın kalemine sağlık.
Keyifli okumalar dilerim.