Bazen alıp başını gitmek ister insan.
Cumhuriyet kurulduktan sonra 1950'lerde Güneydoğu'da bir köye konuk oluyoruz.Cumhuriyet kurulmuş ama buralarda hala töreler işlenmektedir.
Geçim kaynakları sınır kaçakçılığı, yaşamlar pamuk ipliğine, yasalar ise töreler tarafından kanla yazılmıştır.
Delal ve Şiyar'ın aşkı ile başlayıp umut etmenin insanı ayakta tutan ruhuna tanıklık ediyoruz.
Aşk, kayıp ve kader temalarını melodramatik bir tonla işlemiş, duygular oldukça yoğun verilmiş bu da özellikle duygusal roman seven okurlar için etkileyici olabilir. Ancak bana yer yer fazla dramatik geldi.
Dil aşırı sade ve akıcı sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamayacaksınız o yüzden okumasını istediğim yaş grubu 16 yaş ve üzeri her okur okuyabilir.
Karakterler çok duygusal anlatılmış psikolojik analizler yok denecek kadar azdı.Baran katakterinin iç dünyasına bir yolculuk fena olmazdı keza Zeyno karakteri de derinlikli olabilirdi ama yazar daha üsten ve duygusal taraftan anlatmayı tercih etmiş.Yazarla ilk kez tanıştım kitabı yeni bitirdim ve yazarı araştırmaya gideceğim.
Eserde en güçlü karakter Delal olarak karşımıza çıkıyor ama yazar bu karakteri parlatamadı yeterince ya da bölge sosyolojisine göre anlatmayı tercih etti Delal ise başına gelen her şeye rağmen pes etmemeyi ve umut etmeyi bırakmadı.