Bazen alıp başını gitmek ister insan.
Cumhuriyet kurulduktan sonra 1950'lerde Güneydoğu'da bir köye konuk oluyoruz.Cumhuriyet kurulmuş ama buralarda hala töreler işlenmektedir.
Geçim kaynakları sınır kaçakçılığı, yaşamlar pamuk ipliğine, yasalar ise töreler tarafından kanla yazılmıştır.
Delal ve Şiyar'ın aşkı ile başlayıp umut etmenin insanı ayakta tutan ruhuna tanıklık ediyoruz.
Aşk, kayıp ve kader temalarını melodramatik bir tonla işlemiş, duygular oldukça yoğun verilmiş bu da özellikle duygusal roman seven okurlar için etkileyici olabilir. Ancak bana yer yer fazla dramatik geldi.
Dil aşırı sade ve akıcı sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamayacaksınız o yüzden okumasını istediğim yaş grubu 16 yaş ve üzeri her okur okuyabilir.
Karakterler çok duygusal anlatılmış psikolojik analizler yok denecek kadar azdı.Baran katakterinin iç dünyasına bir yolculuk fena olmazdı keza Zeyno karakteri de derinlikli olabilirdi ama yazar daha üsten ve duygusal taraftan anlatmayı tercih etmiş.Yazarla ilk kez tanıştım kitabı yeni bitirdim ve yazarı araştırmaya gideceğim.
Eserde en güçlü karakter Delal olarak karşımıza çıkıyor ama yazar bu karakteri parlatamadı yeterince ya da bölge sosyolojisine göre anlatmayı tercih etti Delal ise başına gelen her şeye rağmen pes etmemeyi ve umut etmeyi bırakmadı.
Büyük bir beklenti ile almıştım ama beklentileri mi karşılamadı maalesef.
Öncelikle 56 sayfadan zaten sosyalizm ile ilgili bütün merak edilenleri anlatmasını beklemedim ama bu kadar da dayanaksız sadece yaftalamalarla savunulan fikirlerin argümansız bırakılması hayret verici.Hayret verici diyorum çünkü yazarın başka eserlerini de okudum ve bu eserine de büyük bir beklenti ile başlamıştım.
Bir günde okuyup bitirdim çünkü merak ediyordum savunduğu fikirleri nasıl destekleyecek, farklı bakış açıları sunacak mı günün sonunda da beni ikna edebilecek mi diye tam tersine şöyle söyleyeyim sosyalizm hakkında daha önce araştırma yapmamış biri için başlangıç kitabı olarak tavsiye etmem. Önyargı oluşturabilir.
Düşünceye ket vurma, sorgulamadan etiketleme,topluma cahil demesi, aile kavramına bakış açısı...Evet böyle düşünebilirsiniz ama daha açıklayıcı daha temeli sağlam fikirlerle anlatılması taraftarıyım.
Toplumu yeniden kurarak yoksulluğu bir daha ortaya çıkmamak üzere tamamen engellemekten bahsediliyor.Çok güzel harika peki bu nasıl yapılacak, yeterli altyapı var mı hangi toplumlarda geçerli keşke daha detaylı anlatılsaydı.
Eserin bir kısmında sosyalizm bir kenara bırakılıp sanatçı övüldü ve bana göre gereksiz bir yüceltme yapıldı evet sanat ve sanatçıya değer verilmeli ama sosyalist bir toplumda hele ki eşitlik ilkesi göz önüne alınacaksa oportünist söylemler fikre zarar verir diye düşünüyorum.
Kitap için bazı fikirlerin tohumları bu eserde atılmış deniliyor ki haklı dönemi için çok cesurca yazılmış ve dile getirilmiş bu konuda katılıyorum ama keşke daha fazla yazsaydı da biz de anlayabilseydik.
Genel olarak okumaya değer mi evet farklı fikirler okumak istiyor,dünyaya başka bir pencereden bakmak istiyorsanız sosyalizmin penceresi her birey için mutlaka açık ve