Herkese Merhaba
Bugün sizlere Mücahit Şengül kaleminden Karketya-I kitabının yorumu ile geldim
Ekim ayının sıradaki kitabı 2024 yılı basımlı 277 sayfalık bir kitap.
"Bozkırın sonlarında sırtını uçuruma dayamış Karketya şehri tarihinin ve varlığının tüm haşmetiyle dimdik duruyordu. Oval bir şekilde imar edilen bu kale şehir, içindeki evleri ve insanları ebeveyn şefkatiyle sarıyor ve koruyordu. Bu şefkatli kollardan şehre girmeyi sağlayan beş kapı bulunuyordu ve en büyük kapı Salahad kapısıydı, diğer tüm kapılarla şehrin merkezine ilerleyerek sarayın önünde birleşiyordu, şehrin merkezindeki saray Karketyalılara aitti."
Uzun zaman önce Kral Tiglat'ın keşfettiği Heftrong adlı tılsımlı kitap, sayfaların okunmasıyla Karanlıklar Ülkesi Kralı Nergal ve iblislerini istemeden uyandırır. Bu uyanış Karketyalıları savaşa sürükler. Kral Tiglat savaşta öldürülünce yerine oğlu Neramsa geçer. İlk iş olarak Nergal ve iblisleri Kur denilen mezarlığa hapsetmek olur. Nergal'in tacı Karketyalılara kalsa da Heftrong ve Tigi'yi Bremaslara kaptırırlar. Karketya ne kadar güçlü olursa olsun, Bremaslar asanın vermiş olduğu güç ile hem kendi halkını hem de Karketyayı avuçlarının içinde tutmaya çalışır.. Karketya bu tılsımlı güç karşısında savaş açamadıkları için devleti içten fethetmeye hazırlanırlar. Ama bu savaş için Heftrong ve Tigi'ye ihtiyaçları vardır. Kral Neramsa bunun için oğulları Pileser, Sanherib ve Sargon'u görevlendirir.
⊹Pileser'in boyu iki metreye yakındı, esmer ve sakallıydı. Genelde başında miğferi olurdu ve miğferinde başkumandanlığının nişanesi olan bir parmak uzunluğunda üç çentik vardı. Gözleri kahverengi ve burnu sivriceydi. Elmacık kemikleri, çenesi ve burnu gibi yüzüne köşeli bir hat kazandırıyordu. Kılıcını bizzat ilgi duyduğu demircilik işinden dolayı kendisi yapmıştı. Sırtında beş oklu bir yay takımı ve göğsünün üzerinde babası Kral Neramsa tarafından başkumandanlığının ikinci nişanesi olarak armağan edilen türlü taşlarla süslü hançeri vardı. Pileser eşi ile pazarda tanışmıştı. Yani sokaktan gelen, bilinmeyen biriydi Bamal. Tiglat adında bir çocukları vardı. Çıkacakları bu zorlu görevde aklı eşi ve çocuğunda kalacaktı.
⊹Ailenin ortanca oğlu Sanherib, tüm aile bireyleri gibi uzundu ancak kardeşlerine göre kiloluydu. Uzun saçlıydı, gözleri siyah, bıyığı sakalıyla birleşik ve dolgundu. Az konuşur çok dinlerdi. Birileri onu sürekli izliyormuş gibi hareketlerinde ve konuşmalarında hep bir kontrol havası vardı. Pileser kadar olmasa da yönetim konusunda tecrübeleri vardı. Eydan ile severek evlenmişti. Soylu bir ailenin kızıydı. Babası verilen bu görevde onu sarayda kalıp yeni savaş aletleri yapması için görevlendirmişti.
⊹Sargon uzun boylu, geniş omuzlu, iri yarıydı, saçları çok kısaydı. Koyu kahverengi gözleri çukurda kalıyordu. Genelde kolsuz ve dizlerine kadar uzanan deri kıyafet giyerdi ve kıyafetinin ortası zincirlerle örülüydü. Sırtında elbisesi kadar uzun, kumaştan siyah kaftanı vardı. İki kılıç taşır, ok ve yay kullanımında çok iyi olmasına rağmen kullanmazdı ancak bıçak ve kılıç atımında kendini çok iyi yetiştirmişti. Boş zamanlarında ağaç oyar ve çeşitli süs eşyaları yapar, sevdiklerine hediye ederdi. Yola çıkma hazırlıkları onu hem heyecanlandırıyor hem de bu ağır görevin ağırlığı altında eziliyordu. Çünkü kalbi ve aklı düşman kralın kızı Arya'daydı.
"Bugün burada halkımızın özgürlüğünü verecek savaşın tohumlarını attık. Umulur ki attığımız tohumlar güzel yemişler versin ve bizleri refaha ve aydınlığa kavuştursun. Eğer tohumlar meyve vermek yerine çürüyüp yok olacaksada özgürlük yolunda verdiğimiz tüm canlar feda olsun!"
Heftrong ve Tigi'yi bulmak için çıkılan bu yolda Pileser ve Sargon'u zorlu mücadeleler bekliyordu. Ülkelerini kurtarmak çokta kolay olmayacaktı. Karşılarına birçok mitolojik varlıklar çıkacak, mistik yerlerde konaklamak zorunda kalacaklardı. Griffin, Kiklop ve Siris bunlardan bazılarıydı.
Pileser'in bu yolculukta sıkça gördüğü haberci rüyalar Sarayda bir hainin olduğuna işaret ediyordu. Saraydaki hain kimdi? Heftrong ve Tigi'ye ulaşabilecekler mi?
Kitabın sonu ise büyük bir merakla bitiyor. Dört kısımdan oluşan sade, akıcı bir dile sahip kitap, fantastik, macera, mitoloji türünde son sayfaya kadar heyecanın bitmediği Mezopotamya mitolojisiydi. Devam kitabının bir an önce gelmesini diliyorum
Yazarımızın kalemine sağlık
Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz
Okumayı ihmal etmeyin
im t u b i s ʚĭɞ
Karketya-IMücahit Şengül · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202456 okunma