·456 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Ekim 2024 18:38 Dünyayı hatta sonrasını da çocuklar kurtaracak. Çocuklar anne babasını kurtaracak, yine bu çocuklar anne baba olup hayatları kurtaracak. Çocukluk denilen şey tohum gibi tohum da kaderin en belirgin filizi...
Kendi çocukluğunu kabul edip kurtar sonra kendini kurtar ki yaşam yük olmaktan çıkıp yaşanır hale gelsin.
Bir evi olamayanların öyküsü
...bir evden öbürüne gidişler. Toplanan bavullar, ve dalaşılan arkadaşlar, geride kalan şehirler, tren kompartımanları, otobüs koltukları, koridor boşlukları, pencere kenarları, camdaki buğuya yazılan isimler, süzülen yağmur damlaları, gece karanlığında parlayan uzun yol ışıkları, gidişler, gidişler, gidişler. Koparak, sancıyarak, her defasında bir parçayı daha geride bırakarak gidişler ve her varılan yeri yuva bellemek için ısrarlı direnişler. S:61
Değişik hayatları yalnız kalmamak için çekmek zorunda kalan bir can...
...kendini sevdirmek için yeni telaşlar, içinde tek fotoğrafın olmayan aile albümlerine metanetle bakmaya çalışmalar, s:61
Kitapta dostluklar ve dostların birbirini kabullenmeleri, kendilerini rahat hissettikleri öyle olaylara şahit olacaksınızki bir alıntı imdadıma yetişti...
Kontrolü kaybetmekten ödüm patladığından genellikle temkinli içerdim. Ama Ogo'yla birlikteyken o kadar kasılmam gerekmezdi; azıcık çakırkeyif , hatta bazen düpedüz sarhoş olmakta beis görmezdim. Bilirdim ki ne kadar içip sapıtırsam sapıtayım onunlayken kendimi sefil, saçma, yetersiz hissetmeyeceğim. Ogo'nun yanında rahatlıkla bazen bilhassa sarhoş olur; içimden abuk sabuk şeyler söyleyip yapmak geldiğinde, kendimi tutmak yerine biraz daha içip olacakları hatırlayamayacağımı garantilemenin yolunu bulurdum.
S:164
Önemli olanın yaşama gücü verecek olanlara ihtiyacımızın olduğundan bahsedilmiş. Herkesin artısı eksisiyle hesaplar yaptığı dünyada hesapsız kitapsız kabul eden ve edilen olmaya ihtiyacımızın olduğu bir kez daha çivi çivi çakılmış...
Merhamet etmeye ve edilmeye muhtaç olduğumuzdan ama bunu yaparken kendi vicdanımızın sadakasını verir gibi değil karşı tarafı acıtıp incitmeden gerçek bir merhamet ile mukabele etmemiz gerektiği hissine kapılıyor insan.
Kendini hiç çekinmeden, ve tüm çıplaklığıyla anlatan bir yolcu...
Bu yolculukta göreceklerinizin bazıları iç hesaplamalar, çekişmeler, terk edilişler, içsel konuşmalar, hasret kalışlar...
Kitapla birlikte kendinize ve kendi yolculuğunuza da çıkacaksınız, iyiki varlar ve hep ol diyebilieceğiniz gerçek dostunuzu da alın yanınıza, şimdiden iyi yolculuklar dilerim:)