·476 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Ekim 2024 13:49 Okuduğum en güzel romanlardan birisiydi desem, abartmış olur muyum? Hayır! Hans Fallada gönlümde ebediyyen bir tahta sahip oldu. Mest oldum okurken, hem güldüm hem ağladım. Babasının ölümünden sonra kasabadan Berlin'e, onu fethetmeye giden azimli delikanlıyı sevmemek ve bazen ona kızmamak mümkün müydü? Adaletsizlikler karşısında takındığı asil tavir, bir yerlere gelme konusundaki azmi, edindiği ve sürdürdüğü güzel dostluklar kesinlikle iç ısıtıcıydı. Öte yandan gönül işleri... Ah, o gönül işleri... Allah iyi insanlara denk getirsin derler ya hani. Karl Siebrecht sadece iyi insanlara denk gelmiyor, birbirinden güzel ve her biri kendince değerli olan üç kadınla tanışıyor. Bir iş tutturma, ekonomik ve sosyal alanda yükselme, dostluk ve aşk... Hiçbiri kolay kolay elde edilmeyen, elde edildiğinde bile tutması her zaman mümkün olmayan, ulaşmak ve sahip olmak kadar tutmasının da zor olduğu şeyler. Bu kitapta Karl'ın bunlarla uğraşış ve baş etmeye çalışışını okuyacaksınız, umarım benim kadar sürüklenerek ve zevk alarak. Hayata dair, insana dair o kadar çok şey var ki kitapta. Şapka çıkarıyorum gerçekten Fallada, büyük ama pek bilinmeyen bir yazarsın...