·432 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ekim 2024 19:10 Kapitalizmin acımasız çarklarında hergün biraz daha fazla ezilen tüm işçilere selam olsun..!
Öncelikle şunu söylemek isterim ki Sinclair in bu eserinin yayınlanmasından sonraki altı ayda gıda kanunu değişmiş, burjuvazinin temsilcileri birbirine düşmüş ve et üretimini elinde tutan tröstlere karşı korkunç hücumlar başlamış, işçi sınıfının mücadelesine önemli katkılar sağlamış, halkın bilinçlenmesini engellemek isteyen kapitalistlerin iğrenç dolapları açık seçik ortaya dökülmüş, Amerikan kapitalizminin iç yüzü, işçi sınıfının mücadelesini bastırmak için burjuvazinin çevirdiği oyunlar bütün çıplaklığıyla gözler önüne serilmiştir. Bir kitabın yaptığına bakın, nasıl da rahatsız olmuş muhataplar...
Kitabın ilk bölümünde evlenen çiftimiz Ona ve Jurgis 12 kişilik bir akraba grubuyla Litvanya dan herkesin rüyalarını süsleyen Amerika ya Şikago eyaletine gitmek için yola çıkar. Şikago nun mezbahalarında, fabrikalarında çalışmak için kolları sıvayan göçmen işçilerimizin ilk sıkıntıları dildir, el kol işaretleri ile nereye kadar anlaşılabilir ki... Daha sonra karşılarına çıkacak her türlü sıkıntıyla mücadeleye girişen işçilerimizin günden güne duygusuzlaşarak çalışması, günlük 1,5-2 doları sevinç çığlıkları ile karşılamaları beni derinden üzdü. Mezbahalarda yaşanan gıda terörünü okurken âdeta bana yaşatan yazara bir alkış lütfen.
Domuzun çığlığından başka her şeyini kullanan, Kapitalizmin etten yapılmış ruhu sığır tröstünün içinde dönen işçi-ustabaşı ilişkileri, yalakalıklar, uzun çalışma saatleri, ast-üst ilişkileri, kendinden olmayanı ezme, işin siyaset ayağı, memura para yedirerek iş halletmeye çalışanlar midemi bulandırdı, pek fazla bir şeyin değişmemesi ile üzülürken, işçilerin birlik olması (işte en önemli şey bu) yumrukları sıkıp sevinç naraları attırdı...
Mutlaka okuyun efendim.