Puan vermedi·448 syf.··
2024 2. kitabı
Ahmet Ümit Roman Başkomiser Nevzat serisinin ilk romanı olsa, çok başarılı bulunurdu. Akıcı dili, üslubu, insanı içine çeken aksiyonu ile okunası bir romandır. Lakin daha önce birçok romanda yer alan, geçmişi okurca bilinen bir başkarakterdir. Severim başkomiserimi. Hassas adamdır Nevzat amirim. Akıllı, görgülü, nazik, eğitimli, bilinçli ve ahlaklıdır. Doğruyu ve yanlışı en iyi ben bilirim havasındadır. Gurur sahibi adamdır, dediğim dedik, başına buyruktur. Kendine olan sonsuz özgüveni ile hareket eder, pek bir korkusu da yoktur. Sıradan bir karakter gibi gözükür okurun gözünde. İyi adam, babacan, güzel bir abimizdir. Aslında görünenin dışındadır. Pek bir emindir kendinden, her şeyin doğrusunu bilen, hep mantıkla hareket eden, nostalji seven biridir. Kibirlidir Nevzat başkomiserim. Devamlı toplumu, sitemi eleştirir durur. Çarkların içinde bir değişken, sistemin içinde bir radikaldir. --- Romanın içeriği hakkında bilgi içerir--- Romana gelince, Başkomiser Nevzat'ın eşi ve kızı zaten yıllar önce suikast kurban gitmişti. Çok eski eserlerinde bile bu ifade edilmişken yedi yıl önce öldüklerine, DEAŞ kurulduktan sonra bu olayların yaşandığını söylemek mümkün değil. Paralel evren diyerek açıklanmaya çalışıldığında ise durum iyice komik oluyor. Bu yönüyle anlamsızlaşıyor roman. Zaman karmaşasını aştıktan sonra, olayların gelişimi açısından bakıldığında, tam anlamıyla akıl almaz bir durum ortaya çıkıyor. DEAŞ (IŞİD) ile savaşan gizli görevdeki polisler 5 milyon dolara parayı iç ediyorlar. Üç milyon doları şehit arkadaşlarının ailelerine verip, kalanını paylaşıyorlar. İçlerinden biri bunları kandırıyor ve onu temizliyorlar. İntihar süsü veriyorlar, işe nevzat başkomiserim dâhil oluyor, yanlışlıkla kirli polisler ailesini öldürüyor ve olaylar gelişiyor. Her şeyi örtmek için yazılan şok tedavisi ve bunun sonucu her şeyi unutması da bir çelişki. EKT yani şok tedavisi sonrası izlenen hafıza kusurları genellikle geçicidir ve birkaç gün içerisinde normale döner, çok nadiren uzun sürebilir ve bu durumda bile bir yıl içinde tamamen ortadan kalkar. Yani yedi yıl sürmesi mümkün değildir. Romanı okurken, ben şok geçirdim aslında. Tamam, zamanlama yanlışı, olay döngüsünün kötülüğü, parçaların oturmayışı anlaşılabiliyor da, meşhur ceza avukatı olan profesörü dengini alıp, gönderme yapmakta pek anlaşılır değil. Roman, kızını ve eşini kaybetmiş bir adamın ruh halini anlatmaktan, sonradan sahip olduğu kadını ve evlatlığını koruyan bir polisin psikolojisinden çok sosyal mesaj verilmeye çalışılan bir eser halini almış. Yazar tarafından iyi kurgulanmamış, psikolojik değil de güncel kişi ve olaylara gönderme yapan bir eser ortaya çıkmış. --- Romanın içeriği hakkında bilgi içerir--- Peki, iyi kurgulama yapan, tarih, arkeoloji ve diğer sosyal bilimleri iyi kullanarak eserler veren, Agatha Christie tarzı polisiye yazan Ahmet Ümit, en iyi yaptığı şeyi bırakıp, toplumsal mesaj veren, sosyal konulara değinen ve bu amaçları için Yunan ahlakçıları gibi ince ince hikmetler düzmek isteyen bir yazara mı doğru gidiyor, Lev Tolstoy olmaya mı çalışmaktadır? Kendinden uzaklaşmaya başlayan yazar, artık kendi yaptığı en iyi anlatımı bırakarak, tarz değiştirip, nasıl olsa bir kitlem var, ne yazsam gider diyor ve çağımızın hastalığı olan popülizme mi kapılıyor? Konu dışı dışından apayrı bir örnek vermek istiyorum. NBA’nin gördüğü en büyük yıldızlardandı. Vince Carter, olimpiyat oyunlarında yaptığı efsane smaçla bilinir. Kariyerinin başında güçlü ileri uç oyuncusu oynarken ve bu mevkiinin gereklerini en iyi şekilde yaparken, aniden kendi tarzını değiştirerek, mezun olduğu okulun efsanesi M. Jordan gibi olmaya çalışmaya başladı. Üçlük atmaya çalışıyor, dış şut deniyordu. Sonunda yaptığı en iyi işleri yapmamaya başladı. Maalesef Jordan olamadı, kendisi de olamadı. Bütün kitaplarını okumuş ve imzalı kitabı olan bir okuru olarak, romanı beğenmedim, yazarın yol almak istediği yeri uygun bulmadım. Sosyal içerileri olan, mesaj verme kaygısı taşıyan, olayları toplumsal bakış açısıyla değerlendirip, insanların psikolojik yapılarına bakmayan polisiye roman olmaz. Bu tarz bir eser verilecekse, polisiye tarzda olmamalıdır. Başarısız ama verdiği emeklerden dolayı okunabilir bir roman. Hiç olmazsa Ahmet Ümit için okunur. Yırtıcı Kuşlar Zamanı
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
·
90 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.