Siz hiç kendinizi bir bakkal defteri gibi hissettiniz mi? Asla ödenmeyen ve kabaran borçlarin bulunduğu bir borç defteri. Hayattan her zaman alacaklı!
Baş karakterlerimiz Zeynep ve en küçük kızı Çiçek için de durum aynen böyleydi. Onlar hep kindilerinin seçmediği bir hayatın öyküsünü yaşadılar hep. İnsan ne kadar büyürse büyüsün çocukluk izleri hep derin bir köşede saklı kalır. Sessizlikler herzaman derin çığlıkların sesidir aslında.
Zeynep ve ailesi büyük zorluklara yaşayarak geçirdiler bu hayatı, çocuklarının okulu 80 li yılların can yakan tarafları, yokluk içinde verdikleri mücadele, zaferleri de vardı acılarıda, her karakter ayrı yer yaptı gönlümde, beni geçmişe götüren bir okuma oldu, Çiçek üniversiteyi bitirme arzusuyla herşeyden uzak durmaya çalıştı. Ama insanlar kötü , insanlar acımasız. Herkesin olan bu vatan ne den illa sadece birilerinin olmaya hak görülüyordu ki! Yıllar insanların insanca yaşaya bileceği bir vatan hasretiyle geçti ta bu güne kadar ama gel gör ki Zeynep ler Çiçek ler sizlerden sonrada hiçbirşey değişmedi aslında. Değişmeyen tek şey halla diri olan inanç... Cehennem acı çekilen yer değil, acı çektiğimizi kimsenin bilmediği yerdir...
Böylesine değerli böylesine güçlü bir kalemle tanıştığım için çok mutluyum. Tanışmanızı da çok isterim sevgili okurlar, nice Zeynep ler nice Çiçek ler ve bu vatanı gerçekten hakedenler için...
Yarım Kalanlar ın öyküsü, işte bu vatanın böyle güçlü kalemlere ihtiyacı var. Hep var olmaları umuduyla... Songül Karakoç Büyüktaş
Yarım KalanSongül Karakoç Büyüktaş · Perseus Yayınevi · 202415 okunma