Ortaokul seviyesinde bir öğrencinin yazabileceği bir tiyatro eseridir. Eserin öğretici yönü, vermeye çalıştığı mesajlar yok denecek kadar zayıftır. Karakterler zayıf, cansız, gerçek dışı hissettirir. Türk filmi derecesinde trajikomik tesadüfler ve ilginç diyaloglar göze çarpar. Sırf Namık Kemal yazmış diye bu kötü eseri övmeye gerek yok. Çok kötüydü. KESİNLİKLE OKUMANIZI TAVSİYE ETMEM! ZAMAN KAYBI!!! Yine de bilgilenmek isteyen için eserin özetini aşağıda veriyorum.
Akif Bey, bir kaptandır. Savaşa gitmeden önce yakın arkadaşı Şahin Bey’den bir ricada bulunur. Eğer savaşta şehit olursa babası Süleyman Kaptan’a vermesi için iki tane zarf bırakır. Akif Bey, eşi Dilrübâ’yı çok sevmektedir. Ama Dilrübâ, Akif Bey’i aynı karşılıkta sevmemektedir.
Akif Bey, gemisiyle savaşa gider. Akif Bey’in şehit olduğu haberi gelir. Akif Bey’in emanet ettiği zarflar Akif Bey’in babası Süleyman Kaptan’a ulaşır. Zarfın birinde Akif Bey, babasından eşi Dilrübâ’yı alıp İstanbul’a getirmesini ister. Ayrıca ona mirasından bırakmıştır. Süleyman Kaptan, oğlu Akif Bey’in vasiyetini gerçekleştirmek için Dilrübâ’yı bulur ve şok olur. Çünkü Dilrübâ, Esad Bey adlı bir kişi ile hemen evlilik yoluna girer.
Süleyman Kaptan, Dilrübâ’ya her ne kadar yazıklar olsun dese de zarfta ona ayrılmış parayı teslim eder. Akif Bey’in ise savaşta ölmediği ortaya çıkar. Evine geri gelir. Akif Bey, Dilrübâ’nın evlilik yoluna girdiğini görünce sarsılır. Dünyaları başına yıkılır. Ne babası ne de arkadaşları Akif Bey’i teselli edemez. Akif Bey, Dilrübâ’yı boşar.
Akif Bey, Dilrübâ’dan intikam almak ister. Dilrübâ ile Esad Bey, düğün gecesi evlerindeyken Akif Bey, silahla evlerini basar. Akif Bey, Dilrübâ’yı öldürmek ister. Ancak Esad Bey araya girer. Akif Bey yanlışlıkla Dilrübâ yerine Esad Bey’i vurur. Esad Bey, koynundan bir bıçak çıkarır Akif Bey’in üzerine doğru koşar ve onu yaralar. Akif Bey, kendisine saplanmış olan bıçağı vücudundan çıkartır Esad Bey’e saplar. Her ikisi de ölür. Dilrübâ, odadan çıkmak ister ama Süleyman Kaptan kapının önünde en başından beri beklemektedir. Kapıyı açar. Süleyman Kaptan, “Şurada yatan kim? Benim oğlum ki? Sözün özünü söyleyeyim: Seni geberteceğim!..” Dilrübâ korkudan Akif Bey’in cesedinden kendisini kurtarmasını ister. Akif Bey, son nefesiyle Dilrübâ’nın adını sayıklar sonra yeniden ölür. Süleyman Kaptan oğlunun bu hareketi karşısında çok duygulanır: “Köpek Dilrübâ, ölümüne neden olduğun adamı gördün mü? Sesini duyunca ahiretten imdadına gelmeye çalıştı. Al köpek!” Süleyman Köpek, Dilrübâ’yı vurur. Dilrübâ, ölürken son kez Akif Bey’in cesedinden yardım ister: “Bey, beni kurtar, öldüm, ölüyorum. Kurtar senin olduğumu istemez miydin? Süleyman Kaptan, Dilrübâ’nın bu son hareketine çok sinirlenir: “Ölüyor da hâlâ adamı kandırmaya çalışıyor!” der.