Fransız edebiyatının önemli temsilcilerinden biri olan Gustave Flaubert modern romanın kurucusu olarak bilinir. Edebiyatta realizmi savunan yazarın eserlerinde de bu akımın izleri görülür. “Saf Bir Yürek” kitabında da gerçeği olduğu gibi yansıtmış. Sıradan bir yaşamı ele alarak dindar ve sevgi dolu yoksul bir köylü kadının acıklı hikayesini anlatmış. Küçük dünyasında üzüntülerini kendi başına yaşayıp, sadakatle bağlandığı insanları seven, koruyup kollayan saf bir yüreğe tanıklık ediyoruz.
Belirsizliklerle dolu hayatının ortasındaki Felicite, etrafındakilere güçlü hisler besleyen ve onları sevmekten geri durmayan, karşılıksız sevgiye adanmış bir öykünün kahramanı. Herkese karşı hesapsız sevgi besleyen, elinden gelen her şeyi yapan, sevgiyi kimseden esirgemeyen iyi yürekli bir kadının yaşadıkları paylaşılmış. Çileli hayatı daha çocukken başlayan Felicite’nin sonrada herkes gibi başına bir sevda öyküsü gelir. İlk aşkın düş kırıklığı ruhunda derin yaralar açar. Fakat bir türlü hüzün peşini bırakmaz. Bir gel-git gibi yaşamında da dalgalanmalar başlar. Sevdiklerini kaybedişi kalbini paramparça eder ve adım adım kendi sonuna da yaklaştırır.
Hayatına giren herkese karşı derin sevgi besleyen, içten davranan, hayatla olan mücadelesinde kayıplarına, elinden kaçan mutluluklarına, çektiği ıstıraplara nasıl göğüs gerdiğine ve bunlara rağmen, temiz kalpliliğinden hiç vazgeçmeyen sadece insanlara değil, hayvanlara da aynı şekilde davranan bu kadının başına gelenler okurken sizi de derinden etkileyecek. Ruhsal bir yolculuğa çıkartacak.
Yazarın amacı okuyucu ağlatmak. Zaten kitapta ki şu sözleriyle bunu açıkça ifade ediyor:
“Bu öykü çok ciddi ve çok acıklı. Duyarlı ruhları acımaya yöneltmek, ağlatmak istiyorum, çünkü ben de onlardanım.”
Gustave Flaubert
Ve de başarılı olmuş baştan sona tam bir trajedi. Bu kitap Talihsiz serüvenler dizisi gibi. Yazar, bir insanın başına gelen kötü olayları ve olumsuzlukları sıralayıp yaşanılan heyecan, acı ve korku gibi duyguları aynı anda vermeye çalışmış. Mükemmel bir hayatı yoktu aksine dram doluydu ama güzel bir kalbi vardı. En önemlisi de buydu. Tavsiye ederim.