Hayatımın kitabı diyebilirim. 2 kere okudum. Ana karakter Martin Eden’e hayran kalmamak elde değil. Ama bir taraftanda çok sorguladığım noktalar oldu. Amacına ulaşmıştı. Savaşçı ve azimliydi. Kendini kanıtladığı noktadaydı. Peki kendini toplumun hiç bir yerine ait görmemesi hangi duygusundan kaynaklanıyordu? Kendini fazla kutsallaştırmak gibi bir tarafıda vardı bence karakterin. Uğruna savaşacağı aşkı ya da hayat amacı kalmadığı için miydi ya da sonunun böyle olması?
İyi ki karşılaşmışım bu kitapla. Beni çok derin yerlere götürdü.