Martin Eden

Jack London
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2021 21:11
Hiçliğe Tırmanan Adam Martin Eden... İncelememe başlarken; Jack London'ın yarı otobiyografik kitabı olarak bilinen bu efsane kitabı çok beğendiğimi belitmek isterim. Kitap günümüzden bir asırdan uzun bir zaman önce yazılmış olmasına rağmen, zihniyet ve değerler açısından statü ve servetin Amerikan toplumunun özellikle söz gelimi üst sınıflar için o zamanlar da bile ne kadar hayati önem taşıdığını gözlerimizin önüne tam anlamıyla sermektedir. Aslında romanın ana temalarından biri bu olmasına rağmen kitapta finale gidiş yoluna girildiğinde insan Martin'e istemsizce hak vererek kaçınılmaz sonun gelmesini beklemeye başladığını fark ediyor. Bu da ana temanın sosyal ve ideolojik meselelerin karmaşıklığına bağlanmasına neden oluyor. Hedefine ulaşmak için çok çabalayan, sefalet ve açlık içinde çırpınan Martin romanın başlangıcından sonuna kadar yalnız, ki başta çalışmıyor olarak yorumladığı için dışlanan hor görülen bir avare olarak bakılan iyi kalpli ama saf temiz Martin, aslında insanlar onu o sefalet içinde çıkardığı eserleri şimdi çalışıyor gibi yorumladığı için ve yavaş yavaş gözü açıldığı, o temiz saflıktan biraz olsun kurtulduğu için şimdi o kendini dışlama gereği duyduğu için yalnız... Başlangıçta Amerikan rüyası idealinde olup onu gerçekleştirmek isteyen, Sevdiği için çalışıp çabalayan bir garip deniz adamlığından (bu arada büyük bir şevkle onu destekliyordum), okuyarak ve gozlemleyerek git gide büyük bir yazar ve düşünür olan Martin'in üzerinde yarattığı o müthiş hayal kırıklığına eşlik etmek beni de benden almayı başarmıştır...
Edebiyat
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
Puan vermedi·520 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2024 17:26
Martin Eden, Amerikalı yazar Jack London tarafından yayımlanan ve toplumsal sınıf mücadelesini konu alan bir romandır. Romanın baş kahramanı Martin, bir denizci olarak hayatını kazanan yoksul bir gençtir. Ancak, kendisini geliştirmek ve zengin olmak isteyen Martin, okumaya ve yazmaya başlar. Bu süreçte kendisini geliştirir ve bir yazar olarak başarılı olur. Ancak, zenginliğe ve başarıya ulaşmak onun için bir çıkmaz haline gelir. Martin, toplumsal sınıf farklılıkları ve ayrımcılıkla mücadele ederken, hayatın anlamını ve mutluluğu bulma çabasına girer. Roman, toplumsal sınıf mücadelesini ele alırken, aynı zamanda bireysel başarı ve mutluluğun anlamını da sorgular. Martin, zenginliğin ve başarının insana mutluluk getirmediğini anlatır. Aksine, başarılı ve zengin olmak kahramanımızı yalnızlaştırır ve mutsuz eder. Bu nedenle, roman bireysel mutluluğun sadece maddi varlıklarla değil, içsel bir tatminle de sağlanabileceği mesajını vermektedir. Bir kadına duyduğu tutkulu aşkla, kendini geliştirme arzusu kıyasıya yarışırken, yaşadığı ikilemleri de görebiliriz. Güzel kesinlikle okumaya değer bir eser.
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
10/10
·520 syf.··
2026 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 19:53
Martin Eden, bende çok güçlü etki bırakan bir roman oldu. Martin’in başta inanılmaz bir azimle, umutla ve çalışkanlıkla bir yerlere gelmeye çalışması çok etkileyiciydi. Aç kalması, reddedilmesi ama buna rağmen içindeki inancını kaybetmemesi insanda gerçekten büyük bir sempati oluşturuyor. Martin bir noktada kırılma yaşıyor. Ama asıl kırılması başarısızlıkla değil, başarıyla oluyor. Burjuva sınıfını ve o dünyanın insanlarını çok fazla idealize ettiği için, gerçeklerle yüzleştiğinde büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Özellikle Ruth’u bir ideal gibi görmesi ama onun da aslında kalıpların içinde sıkışmış biri olduğunu fark etmesi bu kırılmayı daha da derinleştiriyor. Roman ilerledikçe Martin’in ne kendi sınıfına ne de girmek istediği sınıfa ait olamadığını görüyoruz. Bu aidiyetsizlik hissi bence romanın en ağır tarafı. Bir yere ait olamamak ve iki dünya arasında sıkışmak onu içten içe boşluğa sürüklüyor. Hikayenin başından beri hayal ettiği başarıya ulaşmak bile artık Martin'i mutlu etmeye yetmiyor,çünkü başarı bile anlamını yitirmiş oluyor onun için. Hikâyenin başındaki iyi niyetli, umutlu ve çalışkan Martin’in zamanla nihilizmin içinde kaybolmasına şahit olmak, insanda derin bir üzüntü hissi bırakıyor.
1000Kitap
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
10/10
·520 syf.··
2020 68. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2020 01:30
Muhteşem bir eser! Bu okuduğum en güzel yabancı klasik. Martin Eden'in yaşam mücadelesi, idealleri uğruna çektiği sıkıntılar, o gözünde büyüttüğü burjuva sınıfının aslında bir hiç olduğu, yoksul Martin Eden ile ünlü Martin Eden arasındaki farklar ve hayata dair ders çıkarılması gereken olaylar...
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
10/10
·520 syf.··
2024 25. kitabı
Olay örgüsüne göre en baştan başlayayım hissettiklerimi anlatırken Martinin Ruth’a olan aşkı sayesinde yaşadığı dönüşüm çok tanıdık geldi. Herkesin hayatına belki böyle değiştirici ve dönüştürücü seni olman gereken kişiye doğru sürüklerken acı ve zevk veren çok tutkulu bir aşkı olmuştur belki de. Hüzünle bitti evet ancak keşke her şeyin sonunda bu aşka beni olmam gereken kişiye dönüştüren bir araçtı diye bakabilseydi. Alması gereken dersleri alıp yoluna devam edebilseydi. Hoş belki de öyle olsa çok satanlar listesine girmezdi bu kitap. Kütüphaneyle ilk tanıştığındaki şaşkınlığı, ne yapacağını bilemez halleri insanın içinde çok merhamet duygusu oluşturdu. Hüzünlendim okurken. Sonrasında yolunu bulması sanki evrenin sen bir şeyi çok istersen evren senin için çalışmaya başlar prensibi gibiydi. Bunu görmek çok heyecanlandırdı. Yazmaya karşı tutkusu, uyumanın zaman kaybı gibi gelmesi, günlerin yetmemesi işte o tutku o kadar güçlüydü ki insana keşke ben de bir şeyi bu kadar istesem ve bunları yaşasam dedirtti. Karşılaştığı zorluklara karşı kendini bildiği için içinde aslında ne oldugunu hissettiği için asla pes etmeyişi beni o kadar çok etkiledi ki… Vakti zamanında bir konuya çok takmıştım ve o konuyla ilgili sürekli bir şeyler araştırıyor okuyordum. Gerçekten uyumak istemiyor ve vakit kaybetmeden o bilgileri öğrenmek istiyordum. Bana çok tanıdık geldi. Ne var ki sonunda sıkılmasaydım ve Martin gibi inatçı olsaydım. Bununla yüzleşmek de bir yerde üzdü. Evrenin çalışma prensiplerinden biri de akışa bırakmak. Bir şeyi çok kafaya takarsın uğraşırsın didinirsin en sonunda boşverirsin. İşte o boşverdiğin anda sanki çorap söküğü gibi tüm uğraşlarının sonuçlarını görmeye başlarsın ya, sonrasında vaz geçtiği artık bıraktığı anda tüm dergilerden yayınevlerinden gelen mektuplar tam
1K
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
Martin Eden - Jack London
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2020 23:29
Of! Bu da neydi böyle... Çarpıldım. Tutuldum. Hayran kaldım. Bir kadının bir adamı dönüştürmek için Tanrısal bir gücü vardır. Bu kitap bunu kanıtlıyor. Fakat Tanrı bir yanılsamadan ibaretse ruh da boşluğa hapsoluyor... Bir şey yaparken bir amaç uğruna yaparız ve onu elde ettiğimizde ehemmiyetinin pek de olmadığı, o şey olmasa da yaşayabileceğimizi, bir değerimizin olduğunu fark ederiz... Özetle böyle, ama beni kitaptaki sözlerin, kitabın akıcılığının etkilemesi de yadsıyamayacağım bir gerçek. Okurken içimde bir şeylerin kıpırdadığını, küllenmeye yüz tutan yazma tutkumun alevlendiğini hissettim... Martin'in okuma ve uyku düzeni alışkanlıklarını kontrol altına alma eylemleri, çabası, inancı, ümidi, çalışkanlığı çok etkiledi ve "ben neden böyle yapmıyorum ki" dedim... Bu eser beni diriltti diyebilirim. Konu içeriğine gelecek olursak; burada biraz spoiler içerebilir; burjuvaların o lüks ve şaşalı hayatlarının, bilgilerinin, fikirlerinin göründüğü gibi derin değil yüzeysel ve körleme bir kurallar silsilesi olduğu, Martin'in farkındalığı ile gözümüze çarpıyor. Hayata Martin'in gözünden bakmak başlarda çok eğlenceli, ümit vaad eden, cesaret ve tabiri caizse kendi hayatımızı da düzene sokmak manasında gaz veren bir hâle bürüyor. Fakat sonlara doğru Martin ile birlikte hayatın ümitsiz bir gerçekten ve insanların sahte yüzlerinden kaçmaktan başka bir şeye dönüşmediğini görüyoruz. Ah Martin, sevgili Martin... Seninle en azından bir saat konuşmayı dilerdim, seni anladığımı ve yalnız başına boğuşmanın ne denli zor olduğunu bilmeye yakın olduğumu... Dilerim başka bir dünyada karşılaşırız... Bitirirken yüreğimin burkulduğu ve bitirmek istemediğim bir kitaptı. Alıntılarımdan gördüğünüz üzere tesirinden kurtulamıyorum. Kesinlikle okumalısınız... Keyifli okumalar diliyorum, her ne
Edebiyat
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2021 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 20:31
'Davulun sesi uzaktan hoş gelir.' atasözünün somutlaşmış bir örneği nispetinde, yarı otobiyografik bir roman. Uzaktan bakıldığında ihtişamlı görüntüsüyle hayranlık uyandıran,birçok yönden donanımlı,kültürlü,eğitimli ve entelektüel,alt sınıflarda erişilme arzusunu harekete geçiren burjuvazinin aslında ona yaklaştıkça ne kadar sığ,dogmatik ve zannedilenin aksine entelektüellikten uzak olduğunun farkındalığıyla açığa çıkan hayal kırıklığından bahsediyor. Eğitimsiz bir alt tabaka mensubu Martin önce aşkı uğruna kendini eğiterek aradaki sınıf farkını bir nebze olsun kapatacak,sonrasında aydınlandıkça ve bu sınıfa yaklaştıkça her şeyin gösterişten ibaret olduğu bir tiyatro oyunundan farksız olduğunun verdiği hayal kırıklığıyla bu saygın(!) tabakadan nefret edecekti. Burjuvazinin entelektüellikle uzaktan yakından alakası yoktu,belki birkaç gerçek entelektüel bulunabilirdi ancak neredeyse tamamı saygın ve değerli(!) görüntülerine hapsolmuş,içi boş beyinlerden ibaretti. Hepsinden nefret edecek ancak eski yaşamına da dönemeyecekti. Ne alt tabakanın bayağılığına katlanabilecek ne de burjuvazinin ikiyüzlü ve cahil oluşuna katlanabilecekti. Hiç kimseye tahammülü kalmayacak,onu tanımlayacak en yerinde cümle şu olacaktı: Yeni bir cennet bulamamıştı,ama kaybettiği eski cennetini de bulamıyordu..
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
10/10
·520 syf.··
2022 3. kitabı
Baştan sona kadar kendimi en yakın hissettiğim bir karakterdi Martin. Hayata sorgulayıcı bakışı, hayatına yön vermeye çalışanlara karşı bir başkaldırıcı duruşu, sevdiği kadının terk edişine karşı metanetli davranışına kadar bir sürü şey öğrendim senden Martin Eden... İşte yaşamak denen şey bir benliğinin oluşum savaşıdır. Seninle bunu öğrenmeye başlamıştım ki kitabın sonunda acı gerçekle karşılaştırdın beni. Böylesi bir son olsun istemezdim. Herkesin zaferine yüklediği anlam farklıymış demek ki...
Edebiyat
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2024 8. kitabı
Hayatımın kitabı diyebilirim. 2 kere okudum. Ana karakter Martin Eden’e hayran kalmamak elde değil. Ama bir taraftanda çok sorguladığım noktalar oldu. Amacına ulaşmıştı. Savaşçı ve azimliydi. Kendini kanıtladığı noktadaydı. Peki kendini toplumun hiç bir yerine ait görmemesi hangi duygusundan kaynaklanıyordu? Kendini fazla kutsallaştırmak gibi bir tarafıda vardı bence karakterin. Uğruna savaşacağı aşkı ya da hayat amacı kalmadığı için miydi ya da sonunun böyle olması? İyi ki karşılaşmışım bu kitapla. Beni çok derin yerlere götürdü.
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma
Puan vermedi·520 syf.·
2021 13. kitabı
Çok uzun şeyler söylemeyeceğim. Yeterince detaylı incelemeler mevcut ben sadece bir şeyler söylemek istiyorum burada kalsın. Bitirdikten sonra etkisini yıllar sonra hatırlamak için buraya yazacağım. Kitabı çok büyük bir sevgiyle okudum, dili akıcı ve konu sadece yüzeysel bir aşk ya da macera hikayesi değildi. Hoşuma giden yönü buydu. Martin Eden kalbimin kırılmasına sebep oldu. Başarısını, iradesini çok sevdim. Ama kitabı bittirdikten sonra saatlerce boşluğa bakıp düşünebileceğimi fark ettim. Denizde ki dalgalar gibi düşünceler de beynime vurup durdu. Biraz oturup sorgulamam gereken şeyler var. Okumanızı gönülden isterim. Herkesin tanışması gereken bir yazar ve bir roman. İyi okumalar.
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,3bin okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.