Martin Eden

Jack London
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·494 syf.·
2025 9. kitabı
…MARTİN EDEN… Aşk sen nelere kadirsin öyle yaa! Meşhur Martin'imiz :) senin dalgalığında ne alaboralar yaşadı öyle aboww :) hayretler içerisinde tanık oldum. Bir erkeğin böylesi.. yok yok bu kadarı bile gerekmez yeteri kadar yap o kâfidir. “ O, kendisini aşk ateşi ile yakıp daha üstün ve ebedi bir yaşamı bir an için görmesini sağlayan Ruth sayesinde, beynini kemiren sayısız arzu kurtçuğunu harekete geçiren kitaplar sayesinde ve yeni edindiği tüm bedenini daha da sağlıklı kılan kişisel temizlik alışkanlıkları sayesinde farklı çok daha derin sarhoşluklar yaşıyordu şimdi. “ evet, bu satırlar biraz olsun özetler niteliktedir Martin’imizin girişimini diyebiliriz. Yani ben böylesine canla başla değişim yaşamak isteyen bir canlı daha görmedim vuuu :) okuyun okutturun filhakika. Sizde Martin’e bir soluk komşu olun derim. Kitabımızın içeriği küçük bir özetle denizci bir gencin kişiliğinden ödün vermeden sınıf atlama çabalarını anlatıyor. Zengin bir ailenin kızına âşık olan Martin Eden, ona erişebilmek uğruna kendini ilme ve ünlü bir yazar olma hayaline adıyor; bu hayali uğruna takıntılı denilebilecek bir şekilde varını yoğunu ortaya koyuyor. Ama ne varını yoğunu ortaya koymaktır o öyle be emmioğlu. Yani benim gözlerim doldu açıkçası, çünkü resmen kendini bu davaya adamış durumda. Tabii şimdi akıllarda bir soru belirmeden olmayacak “ sadece sevdiğin insan için olsa bile kendinden ödün vermen, kendini değiştirmen, bir nevi kendine sürüm atman “ ne kadar doğru olabilir? Bilemedim doğrusu. Evet Martin bunu olumlu ve ilimli yönde gerçekleştirmekte, ve bunun da ona güzellikten iyilikten başka bir kalmayacağı aşikâr. (diye umuyorum:) Düşünsenize kendinizi sırf sevdiğiniz hatun/adam için yazar olma hayaline adamışsınız, vuuu :) ARKADAŞLAR BU OLDUKÇA BÜYÜK BİR HAMLE FARKINDA
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135bin okunma
Hatırlıyor musun? Bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı...
7/10
·494 syf.··
2019 48. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2019 04:44
‘Yakarsa dünyayı garipler yakar’ ekolünün vakur temsilcisi Martin Eden’le tanışacağım için oldukça hevesli ve heyecanlı bir vaziyette açtım kitabın kapağını... Bu heves ve heyacan –dürüst olmam gerekirse- son sayfalara yaklaştıkça Martin Eden’le artık vedalaşacak ve onu hayatımdan çıkaracak olmanın hazzını besledi. Yangın hiç sönmedi kitap boyunca... Martin, zihnindeki ateş toplarını cömertçe savurdu etrafına... Kimi zaman da dönüp kendine nişan aldı... Büyük oyunu bozmak için çıkmıştı yola... İdeallerini birer tuğla gibi kullandı, geçmişini sıva yapıp o tuğlaları birleştirdi. Sonra dünyaya meydan okumak için inşa ettiği tek göz odasını rengarenk bir aşk hikayesi ile baştan başa boyadı... Belki de hesaplayamadığı tek şey, odasını inşa ettiği zeminin bataklık olmasıydı. Martin yılmadan çalıştı, öğrendi, öğrendikçe odasına yeni katlar çıktı... Sonra, yeniden çalıştı, daha çok öğrendi ve kelimelerden kendine küçük bir fildişi kule yaptı. Ancak dedim ya, zemin böyle bir kuleyi ayakta tutacak kadar güçlü değildi... Tüm idealler, tüm geçmiş ve o görkemli aşk hikayesi, okurun bakışları arasında bataklığın içinde kayboldu... Ve bizler, beş yüz sayfa boyunca yandığımızla kalakaldık... (Her bir sayfa için bana bir cent borçlusun Martin, bunu yazıyorum bir kenara : ) ---------------------- Değerli 1k dostlarım, yazının bundan sonrası için önlem amaçlı olarak bir ‘SPOILER’ uyarısı koymak zorundayım. Neticede kitap üzerine konuşurken belki de kitabı okumadan önce bilmek istemeyeceğiniz detaylara yer verebilirim. O yüzden devam edip etmeme tercihini size bırakıyorum... ---------------------- EĞİTİM NEYDİ? EĞİTİM EMEKTİ... Yazar burada, bilgiye aç bir insanın sistemsiz bir eğitim ile, yani kendi kendini eğiterek, mücadele vererek aydınlanabileceği konusuna özellikle vurgu
Edebiyat
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135bin okunma
Okumanıza Değecek Bir İnceleme, Çapraz Okuma Önerisi ile :)
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2025 03:26
Beni en çok etkileyen kitaplardan biri oldu. Okuduklarım arasında Ben, Malala hariç son zamanlarda okuduğum tüm yazarların intihar etmiş olması, muzip bir ayrıntı oldu benim için. Martin Eden ‘ı okurken uzun süredir yaşamadığım bir şeyi farkettim; romanı yaşamak. Öyle ki okudukça Ruth’a karşı celalleniyor, evde dört dönerek karaktere saydırır halde buluyordum kendimi. Jack London ‘dan okuduğum ilk kitap. Kendi kendime, “bu kitabı niye daha önce okumadım?!” diye öyle hayıflandım ki… Üslup, dil ve akıcılık muazzam. Ancak bir o kadar da dünya klasiklerine yeni başlayacaklara tavsiye etmem. Sebebi ise başlangıç seviyesinden biraz ileri seviyede olduğunu düşünüyorum. Ona göre okuma sıralamanızı yapabilirsiniz. Kafamda kitabı okuduğum süre boyunca garip bir soru belirdi. Acaba Martin burjuva sınıfından biri olsaydı ya da en başından burjuvaya alışkın bir birey olsaydı, Ruth’u yine böyle sevip ona böyle hayran olur muydu? Kendimce hayır. İlk ışıltılı yaşamın parıltılı ilk gözlemiydi Ruth, onun için. Erişilemez hissi de bu pırıltıyı arşa çıkardı diyebiliriz. Ruth için ise Martin; yoğrulmaya hazır bir hamur, eğitilmeye ihtiyacı olan evcilleştirilmeye müsait bir hayvandı. Hiçbir zaman onu sevdiğini düşünmedim. Anaç tavırlarını ve kendi eğitimlerinin sonucunu deneyebileceği hazır deneyi gibi gördü Martin’i. Öte yandan, Martin oldukça zeki ve öğrenmeye hevesliydi. Ruth’a göre de hayat tecrübesi oldukça fazla… Martin’in öğrenmeye oldukça hevesli ve kendisinin de zeki olmasının yanısıra yaşadığı anlar içinde kendi zihninde kayboluyor ve o anlar zihninde hızlı bir şekilde görsel karşılık buluyor. Pratik bir hayal gücü zenginliği var. Tablosunun izi kalem olan bir şair gibi. Ruth ise hiçbir zaman Martin’i tam anlamıyla anlayamıyor ve onun kapasitesine erişemiyor. Martin, kendi
Edebiyat
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135bin okunma
Martin Eden
10/10
·496 syf.··
2024 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2024 19:11
Merhaba sevgili kitap severler; Arayış, azim ve içsel bir hesaplaşmanın izlerini sürmeye var mısınız? Bir insanın kendini bulma çabası, ona dünyayı kazandırabilir mi? Peki ya ruhunu? Martin Eden benim için sadece bir roman değil, ruhuma dokunan bir serüvendi. Jack London’ın kaleminden dökülen bu hikaye, öylesine içime işledi ki, kitabı bitirdiğimde uzun süre Martin’in yaşadığı içsel fırtınalardan sıyrılamadım. Bu, bir adamın kendiyle, hayalleriyle ve toplumun acımasız gerçekleriyle yüzleşmesinin öyküsüydü. London’ın yarattığı Martin karakteri, çoğu zaman kendimizi kaybettiğimiz bu dünyada, bize bir ayna tutuyor ve şöyle diyor: “Gerçekten ne istiyorsun?” (Dikkat! Aşağıdaki kısım, kitap hakkında bazı spoiler içermektedir.) Martin, yoksul bir denizci iken, bir gün Ruth isimli üst sınıftan bir kadına âşık olur. Bu aşk, sadece bir kadını kazanma arzusundan çok daha derin anlamlar taşır; Martin, Ruth’un temsil ettiği dünyaya girmeyi, eğitimli ve başarılı bir yazar olarak kabul görmeyi arzulamaya başlar. Ancak Martin'in tutkusu ve azmiyle çıktığı bu yolda, karşılaştığı engeller ve aldığı yaralar, okuru derin bir sorgulamanın içine sürüklüyor. Martin’in azimle çabaladığı bu yolculuk, ona ne verecek dersiniz? Başarı? Mutluluk? Yoksa hepsi sadece bir yanılsama mı? Bu romanı okurken kendimi Martin'in tutku ve hırs dolu dünyasında kaybettim. Martin, gecelerini gündüzlerine katarak kendini eğitmeye çalışırken, bende de bir şeyler uyandı; onun başarıya ulaşma hayalleri ve sınıf farklarının yarattığı yalnızlık, bana hayatta peşinden koştuğumuz değerlerin ne kadar sağlam olduğunu sorgulattı. Sanki Martin’in hayal kırıklıkları ve zaferleri, kendi hayatımın gölgesinde yankılandı. Her satırda, “Bu mu? İşte mutluluk bu mu?” diye kendi kendime sormaktan alamadım kendimi. Jack London’ın
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135bin okunma
8/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2022 25. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2022 10:09
Martin Eden SPOİLER İÇERİR Herkesin özellikle en zor zamanında, umutsuzluğa düştüğü zaman okuması gereken bir kitap. İnsana her zaman kendisine inanması gerektiğini gösteren bir kitap. Her şey için insan ilk kendine inanmalı, başka kimse inanmıyorsa bile; bu kitap işte tam olarak bunu gösteriyor. ''Ölüm acıtmıyordu.Canını yakan yaşamak, yaşamaya devam etmenin ıstırabı.korkunç, boğucu bir histi;hayatın ona vuracağı son darbeydi bu.'' syf. 493 - Jack London'ın hayatından izler taşıyan bir kitap. -Tam anlamıyla inandığı şey için çevresindeki herkesle ve hayata karşı verilen mücadeleyi ve savaşı anlatıyor. Ona inanan tek kişi kendisiydi ne ailesi ne sevgilisi-sevdiği insan sadece kendisi. -Denizcilikle uğraşan Martin Eden, Ruth ve ailesi ile tanışıyor ve o andan itibaren Ruth'a aşık oluyor. Ruth yüksek tabakadan zengin bir ailenin eğitimli kızıydı, Martin ise orta okulu bile bitirmemiş halktan biriydi. Martin'in 2 aşkı vardı diyebiliriz. Biri Ruth'a duyduğu aşk diğeri ise yazarlığa duyduğu aşktı. İkisinden de vazgeçemiyordu ve ikisinide aynı anda elde edebilmek içinde çok çalıştı,mücadele verdi. Onun başarabilceğine inanmayan Ruth ise ailesi yardımıyla bir işe girip normal bir hayatlarının olmasını istiyordu ama tabiki de Martin yazarlıktan vazgeçemedi. Ruth ise eninde sonunda Martin'den vazgeçti. Ve artık Martin bu yolda yalnız savaşmaya başladı hiç bir destekçisi olmadan sadece kendine olan inancıyla. Peki ya sonunda ne oldu? -Martin ünlü bir yazar oldu. En büyük hayalini gerçekleştirmiş oldu. İstediği şeyi elde etti ona inanmayanlara inat resmen. Geriye ne kaldı peki? '' Yaşamak sancı veren bir yorgunluğa dönüşünce,ölüm korkusu azalıp yatışarak ebedi uykuya dönüşeye hazırdı. Peki daha neyi bekliyordu ki? Gitme vakti gelmişti.'' syf. 491
Edebiyat
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135bin okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2025 03:00
Şuan kitap bitti ama bende bittim. Oturdum ağlıyorum. Martin Eden'in yaşadıklarına, kendi yaşadıklarıma, toplumun bizi bir kalıba sokmaya çalışmasına, o kalıba girmeye çalışırken yavaş yavaş kendimizi hiçliğe sürüklememize.. kısacası her şeye baya ağladım. Uzun süre etkisinden çıkamayacağım sanırım. Ama sonu keşke öyle bitmeseydi
Duygu ve Düşünce
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135bin okunma
9/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2020 16:28
Her kitabın zamanı vardır, okunmayı bekleyen bir zamanı. Jack London'ı okumak, dilinin güzelliği, anlatımının içtenliği gibi güzelliklerin anlatılması ve ısrarlı tavsiyelere rağmen şimdiye denk geldi benim için. Tesedüfi şekilde başlayan bir tanışmanın, bir kişinin hayatını nasıl büsbütün değiştirdiğine tanık oluyoruz burada. Bir kişinin dikey hareket ile nasıl sınıf atladığına: Kitabın ilk kısımları, kafasında kitap, ayağında topuklu ayakkabı düzgün bir şekilde yürümeye çalışan eski Türk filmlerindeki kızları anımsattı. Kızlar bunun için dersler alır, yemek masasındaki kaşık bıçakların yerini öğrenir, yürüme alıştırmaları yapar, üstüne başına bakar, kendisine bakım yapılır vs. Nihayet ideal (!) kız olur. Benzer değişimleri burada görmek mümkün. Bir farkla! Değişim yüzeysel olmuyor, bilinçli bir şekilde gerçekleşiyor. Sınıf atlamayı kafasına koyan Martin, kökten bir değişim arayışında. Bu yüzden diğerlerinden öğrenmeyi değil kendisi araştırarak adımlarını atmayı yeğ tutuyor. O yüzden ilk kütüphaneye gidip kitaplara sarılıyor. Bu bilinç düzeyi öyle yüksek oluyor ki sonra dahil olmaya çalıştığı tabakanın gerçek yüzünü anlıyor. Eğer Martin, bu geçişi söz konusu tabakaya bakarak yapsaydı sadece onlardan biri olacaktı. Ancak daha ileriyi görerek Martin onlardan "bayağı" olarak bahsetmeye başladı. Teşbihte hata olmaz, Leylasına kavuşmak için Mecnun olan, sonra da gerçek aşkı bulduktan sonra Leylasından geçen Mecnuna benzettim Martini. Martinin gerçek aşkı bilgiydi sadece. Burjuvanın dışarıdan görünen cafcaflı halini ve aslında içinde oldukları talihsiz durumu bu kitaptan kaliteli anlatan bir kitap var mıdır bilmiyorum: Bir yerde karşısındakinin söylediklerini anlamamasına çok şaşırıyor ve "Aldığı eğitimi ne yaptı acaba?" diye soruyor Martin. Eğitim sistemine de ciddi
1000Kitap
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135bin okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2024 50. kitabı
Martin Eden, Jack London’ın 1909’da yayımlanan romanı, bir denizci olan Martin’in entelektüel ve toplumsal yükseliş arayışını konu alır. Alt sınıftan gelen Martin, üst sınıfa mensup Ruth Morse’a âşık olur ve onun sevgisini kazanmak için kendini eğitmeye başlar. Büyük bir yazar olma yolunda başarılı olur, ancak topluma ve Ruth’a yabancılaşır. Roman, bireysel başarı ve toplumsal sınıf farklarını işlerken, kapitalizm ve bireyselcilik eleştirisi yapar. Martin’in hayal kırıklığıyla sona eren hikayesi, yükseldikçe artan yalnızlığını anlatır.
1000Kitap
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135bin okunma
9/10
·496 syf.··
2022 5. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2022 00:27
"İnsanlar, kıyafetleriyle karşılanır, ilmiyle ağırlanır, ahlakıyla uğurlanır. "der Mevlana. Fakat pek çoğumuz insanları kıyafeti ile karşılıyor ilmine ve ahlakına çok önem vermiyoruz. Bazen de başkalarının bizim ilim ve ahlakımıza önem vermediğinden yakınıyoruz. Martin Eden'in yanılgısı ise bundan biraz daha farklı. O, düzgün kıyafetli ve temiz evlerde oturan burjuva insanıyla tanışınca "hale etkisi" ne kapılarak onların aynı zamanda kültürlü ve ahlaklı insanlar olduklarını düşünüyor. Kafasında yarattığı ulvi karaktere duyduğu aşkın gücü ile ve ona layık olabilmek umuduyla insanüstü bir mücadele veriyor. Bu mücadelenin nihayetinde çok da başarılı oluyor fakat gel gör ki işin iç yüzü hiç de düşündüğü gibi değildir. Bir insanın en diplerden en tepeye tırmanması, bizlere ilham veren başarı hikayeleri duymak güzeldir fakat zirvelerin ıssızlığını görmek aynı ölçüde güzel midir? "Her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır." der Dostoyevski. Maalesef her şeyi fazlasıyla anlayan Martin Eden'in içine düştüğü yalnızlık ve umutsuzluk kitabın sonunda adeta yüreğimizi dağlıyor. Bunların dışında ilk sayfadan itibaren okuyucuyu içine çeken, anlatımının etkileyiciliği ile büyüleyen muhteşem bir kitap.
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135bin okunma
Sanki yakın bir dostumu kaybetmiş gibiyim..
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 00:58
Bu kitabı okuyup bitirmenin bana tam olarak hissettirdiğini bu cümleyle izah edebilirim. Normalde şahsen bir kitabı okurken araya fazla zaman koymamaya çalışırım.Kitabın bende yarattığı o taze sıcaklığı kaybetmemek isterim genelde. Fakat burada o kadar samimi,içten bi dünyaya davetlisiniz ki,kitap bitmesin istedim.Sanki Martin Eden’la her akşam buluşup,onun ağzından hayat hikayesini anlatmasını dinlemek gibiydi.Sanki bir bebek gibi büyümesi,olgunlaşması,acı çekmesi,aşık olması,hatta aç kalması ve gerçekten istediği o hayata ulaşmasına adım adım şahitlik etmek onunla bi nevi yakın arkadaş gibi bağ kurmamı sağladı. Şu an bu incelemeyi başlıkta belirttiğim gibi bir yakın arkadaşı kaybetmenin o boşluk duygusuyla yazıyorum. Kitabın kalınlığından endişe edenler için sadece başlamalarını öneriyorum,gerisi zaten gelicektir. Keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135bin okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.