15 yaşında bir kız çocuğu iken dokturumun hediye ettiği bir kitap Martı Jonathan Livingston .
İlk defa hediye bir kitap almıştım ve o an ki mutluluğumu şu an dün gibi hatırlıyorum. Eve gider gitmez okumaya başlamıştım . O yaşımda bile bir oturuşta bitirmiştim .
Çok derin anlamlar barındırıyor bu kitap . Yaşamanın sadece karnını doyurmak , temel ihtiyaçlarını karşılamak olmadığını aksine bunun sadece hayatta kalmak olduğunu Martı Jonathan Livingston’un hayatı üzerinden anlatıyor.
Özgürlüğünün bedelini yalnızlık , dışlanma , ihanet ile ağır bir şekilde ödüyor .
Potansiyelimizi farkına varmamız gerektiğini hatta yeteri kadar istersek potansiyelimiz her ne olursa olsun onun da üstüne çıkabileceğimizi muazzam bir dil ile anlatıyor .
Okuyun , okutun arkadaşlar:)