Gönderi

Puan vermedi·136 syf.··
2024 32. kitabı
Güney Afrikalı, Nobel Edebiyat Ödüllü ve 1983 ile 1999’da iki kez Booker Ödülü kazanmış J.M. Coetzee’nin 1986 yılında yayınlanmış olan kısa romanı FEO ilk kez 1990 yılında Düşman ismiyle dilimize çevrilmiştir. Coetzee bu romanında, Daniel DeFOE’nun klasik romanı Robinson Crusoe’yu çok farklı bir çerçevede sergiliyor. Roman; Susan Barton isimli bir kadının kızını aramak için çıktığı yolculuğunun bir deniz kazası sonucu ıssız bir adaya düşmesiyle başlar. Orada Cruso ve Cuma’yla karşılaşır. Adada kendine bir yaşam kuran ve giderek Cruso’nun yaşamının bir parçası haline gelen bu kadın romanın anlatıcısı olur. Susan Barton adadan kurtulunca gördüklerinin ve yaşadıklarının yazılmasını ister ancak Foe(Daniel Defoe) bu hikayeyi kendi egemen ve sömürgeci çıkarlarına göre yeniden yaratmak ister. Buna rağmen otobiyografisini yazdırmaya çalışan Susan, Foe’nin dünyasında var oluş savaşı verir. Bu durum otorite ve güç ilişkisini sorgulatırken, dilsiz olan Cuma’nın üzerinden ise kimlik arayışı ve teslimiyet konularına değinilmektedir. Coetzee; Daniel Defoe’nun Robinson Crusoe romanından yola çıksa da ötekileştirilen toplulukların sesini kendisine ait olmayan bir dil ve kültürde ne kadar duyurabileceğini sorgular. Ayrıca dili kesilmiş Cuma’nın sessizliğine saygı duyulması gerekir, çünkü Cuma Susan'ın tüm çabalarına rağmen yaşadıklarını anlatmaz hatta iletişim bile kurmaz. Sessizliği Cuma’yı bir asiye, varlığını da bir başkaldırıya dönüştürür. Çünkü Coetzee’nin anlatmak istediği; konuşmamak, susmak, dışarda kalmak da eğer bilinçliyse özünde bir direniştir. J.M.Coetzee: “Yazmak, konuşmanın gölgesi olmaya mahkum değildir.” der Foe’de ve İrem Sağlamer tarafından tekrar dilimize çevirilmiş kitabı keyifle okumanızı dilerim…
FoeJ. M. Coetzee · Sia Kitap · 2022135 okunma
77 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.