Puan vermedi·120 syf.··
2024 23. kitabı
“İnsan için de bulunduğu umutsuz koşullarda bazen bir zinciri bir saç teliyle koparabileceğini sanır” Ölüme yaklaştıkça düşüncelerimiz ne kadar bulanıklaşabilir? Neleri düşünürüz? Tarihini bildiğimiz ve çözüm için elimizden bir şey gelmeyen ölümün çaresizliği karşısında ne yapabiliriz? Bu çaresizliğin verdiği acı bazen boşvermişlik bazen deliliğimize yol açabiliyor iki uca da çok yakın bir durum oluşuyor. Bu kitap ile bu iki durumu da gerçekten yaşıyormuşuz gibi hissettiriyor ve anlatıyor. karakterle birlikte aynı duyguları paylaşıyoruz. Bazen durumumuz karşısında kalan hayatımız boyunca 8 metrekarelik bir koğuşta çaresizce tat almaya çalışıyoruz. Bazen düşüncelere dalıp deliriyor ve halüsinasyonlar görüyoruz. Bazen geride kalanları anımsayıp daha da üzülüp kahroluyoruz. Her ne kadar idam cezasının cinayetler için olması gerektiğini düşünsem de, kişi fark etmeksizin idama yaklaştıkça psikolojinin bu denli bozulması karşısın da insan kayıtsız kalamıyor. Üzülüyor kahroluyoruz. Özellikle, suçunuzu umursamadan sadece ölümünüzü şevkle bekleyen koca bir halk varken önünüz de varın siz düşünün çaresizliğimizi. Kitapta uzunca bir önsöz bulunuyor. Önsözü asla atlamamanızı öneririm. Çünkü 18.yy da idam cezasının ne denli umursamaz bir biçim de verildiğini insanların canı bir hiçmişçesine ölüme mahkum edilmesini ve dönemin siyasetçilernin ne denli yozlaştığını sert bir eleştirel biçim de gözler önüne seriyor.
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,6bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.