Cem Akaş’ın Ofelya adlı kitabı, Shakespeare'in meşhur kitabı olan "Hamlet"in hakkı yenilmiş karakteri "Ophelia"nın yeniden yazılan hikayesi ele alınıyor. Yazarın anlatım tarzının yenilikçi ve yer yer deneysel unsurlar taşıdığı bir roman. Hikaye, klasik bir aşk temasına yaslanmakla birlikte, karakterlerin psikolojik derinliklerine inen ve zaman zaman zihin bulanıklığını çağrıştıran bir anlatım diliyle dikkat çekiyor. Akaş, okuyucuyu içsel sorgulamalara ve varoluşsal çıkmazlara çekerken, zaman ve mekân algılarını da alışılmışın dışında kullanıyor ve feminist bir karakter yaratıp, edebiyatta güçlü kadın karakterlerine bir yenisi ekleyerek, katkıda bulunuyor.
Roman, bazı okuyucular tarafından derin ve çarpıcı olarak değerlendiriliyor, ancak herkes için kolay bir okuma değil. Ben oldukça sevdim. Dönemin ataerkil normlarını, kadınların yok sayılışı üzerine sadece bir eleştiri değil, aynı zamanda bir çıkış yolu da gösteriyor. Bazı bölümler, özellikle anlatımın yer yer soyut bir hale bürünmesi, daha da zevkli hale getiriyor. Feminist bir okuma yapmak isteyen, okuduğundan sadece teori değil, aynı zamanda "pratik çıkışlar" isteyenler muhakkak okumalı.